sodyum.gen.tr https://www.sodyum.gen.tr Sodyum, Sodyum Özellikleri ve Faydaları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, sodyum.gen.tr Tue, 17 Nov 2015 00:00:00 +0000 Mon, 27 May 2019 00:00:00 +0000 60 Benzen https://www.sodyum.gen.tr/benzen.html Sat, 20 Oct 2018 23:57:24 +0000 Benzen, Benzol, su gibi duru, kendine mahsus kokusu olan bir sıvıdır. Açık havada yanarken is çıkarır ve karbondioksit ile su meydana getirir. Yanarken fazla enerji verdiğinden patlamalı motorlarda kullanılan yakıtlara katıl Benzen, Benzol, su gibi duru, kendine mahsus kokusu olan bir sıvıdır. Açık havada yanarken is çıkarır ve karbondioksit ile su meydana getirir. Yanarken fazla enerji verdiğinden patlamalı motorlarda kullanılan yakıtlara katılır. Çoğunlukla taş kömürü katranın damıtılmasından ve ham gazın yıkanmasından elde edilir. Bundan başka etilen, asetilen, metan gibi bileşiklerin kızgın borularından geçirilmesiyle de elde edilmektedir. Motor yakıtlarına karıştırılır. İnsan ve hayvanlarda kurtlara ve deri parazitlerine karşı ilaç olarak kullanılır. Patlayıcı madde imalatında, anilin boyalarda ve lastik sanayinde kullanılmaktadır.

Benzen Kimyasal özellikler: Benzen aromatik bileşiklerin ana çıkış noktasıdır. Katalizörler varlığında hidrojen katılmasıyla doymuş halkalı bir hidrokarbon olan sikloheksan; susuz alüminyum klorür katalizörlüğünde alkil halojenürlerle alkallenmiş türevlerini; susuz alüminyum klorür varlığında olefinlerle alkillenmiş türevlerini vermektedir. Demir (III) klorür katalizörlüğünde elementel klorla bir yer değiştirme tepkimesi neticesinde klorbenzen veya iyotla doğrudan tepkimeye girerek iyotbenzen oluşur. Derişik nitrat asidiyle ısıtıldığında nitrolanarak nitrobenzen oluşur. Benzer şekilde derişik sülfat asidi oluşturur. Benzen ve türevleri geçiş elementi olan metaller ile kompleksler oluştururlar.

Benzen Elde edilmesi: Taşkömürü katranının ayrımsal damıtılması esnasında 80-170°C arasında geçen hafif yağlar başlıca benzen ve türevleri olan hidrokarbonları içerir. Buradan ikinci bir ayrımsal damıtma şekliyle ayrılabilir. Belirli petrol fraksiyonlarının 30-40 atmosfer basıncında 500°C’de krom oksit/ alüminyum oksit katalizör üzerine halkalandırılması ve dehidrojenlenmesi yoluyla veya metilsiklopentan ve sikloheksan karışımının basıncında katalizörler üzerinden geçirilerek dehidrojenlenmesi vasıtasıyla elde edilir.

Benzen Yapısı; Benzenin kapalı formülünün çok önceleri kaptanmış olmasına karşın yapısal formülü uzun zaman tartışıldı. Kimyasal özellikleri ve davranışıyla valaus kurumlarının uyuşturulması için çalışıldı. Bu formüller arasında en tatmin edici olanı Kekule formülü oldu ve bu formül genel olarak kabul gördü. Benzenin elektronik yapısının çözümlenmesi kuantum mekaniği kuramının Hückel ve Pauling tarafından uygulanması neticesi anlaşıldı. X-ışını difraksiyon metoduyla yapılan ölçümler neticesi, benzen molekülünün düzlem altıgen yapıda olduğu, altıgenin köşelerinde karbon atomlarının bulunduğu ve karbon atomları arasındaki uzaklığın da 1.40° A olduğu belirlendi.

Benzen Kullanım Alanları; Motor yakıtlarına katılması ve çözücü olarak kullanımı dışında benzen, kimya endüstrisinin önemli bir ham maddesidir. Kısacası benzen endüstride aromatik nitelikteki organik maddelerin büyük bir kısmının çıkış kapısıdır.

Benzen Zehirlenmesi; Benzenin akut veya kronik olarak yol açtığı zehirlenmeler. Akut benzen zehirlenmesinin önde gelen bulguları merkezi sinir sistemiyle ilgilidir. Ağır bilinç yitirilmesi ve felç meydana gelir. Daha hafif durumlarda baş dönmesi, yüz kızarması, ter boşanması, çarpıntı, soluğun benzen kokması, kusma ve bulantı görülür. Konuşma bozuklukları oluşabilir. Krizlerin ardından baş ağrısı, kulak çınlaması, sindirim bozuklukları, güçsüzlük, ellerde ve bacaklarda haftalarca süren felç oluşabilir. Ağız vasıtasıyla 30 gr benzen yutulması ölüme sebep olur.

Çok daha tehlikeli olan kronik zehirlenmeler devamlı benzen buharıyla karşı karşıya kalanlarda meydana gelir. Halsizlik, kansızlık, sindirim bozuklukları, kemik iliği depresyonu ve lösemi görülür.


]]>
Sodyum Elementinin Özellikleri https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-elementinin-ozellikleri.html Sun, 21 Oct 2018 01:25:08 +0000 Sodyum elementinin özellikleri, Sodyum, periodik cetvelde Na simgesi ile gösterirken ve atom numarası on bir olan elementtir. Sodyum, kaygan ve yumuşak bir metal olup alkali metaller grubuna ait bir elementtir. Doğal bileşiklerin içeri Sodyum elementinin özellikleri, Sodyum, periodik cetvelde Na simgesi ile gösterirken ve atom numarası on bir olan elementtir. Sodyum, kaygan ve yumuşak bir metal olup alkali metaller grubuna ait bir elementtir. Doğal bileşiklerin içerisinde bol miktarlarda vardır. Ayrıca sodyum yüksek oranda reaktifdir. Su ile şiddetli reaksiyon içerisine girer ve sarı renkli bir alev ile yanar. ayrıca havada çok hızlı bir şekilde oksitlenir. Bundan dolayıda gaz yağı vazelin gibi su ve hava ile temasını kesecek inert bir ortam içerisinde saklanması gerekir. 

Sodyum elementinin özellikleri

Genel özellikleri

Sodyum elementi de diğer alkali metallerde olduğu gibi yumuşak hafif, gümüşümsü beyaz renkte ve reaktif bir metaldir. Element yüksek reaktif özelliğinden ötürü doğada hiçbir şekilde saf halde bulunmaz. Sodyum metali su içerisinde yüzerek hareket eder. Ayrıca şiddetli bir şekilde reaksiyona girerek ısı çıkışına, yanıcı hidrojen gazı çıkışına ve kostik çözeltisi oluşumuna yol açmaktadır. Kan ve vücut sıvılarının sinir uyarılarının nakli, bazı metabolizma fonksiyonlarının düzenlenmesi ve kalp faaliyetleri için sodyum iyonları gereklidir. Dünyada pek çok insan sodyumu sofra tuzundan karşılar fazla tüketim gerçekleştirdiğinde ve bunun da sağlık üzerinde olumsuz etkileri olduğu düşüncesinden ötürü çok yaygın bir kanı haline gelmektedir. İçerisinde birçok bileşiğin bulabildiği bir mangama vererek civa içerisinde çözünmesi gerçekleştirilir. Ayrıca ECF'da bol miktarlarda bulunur. Impuls iletiminde de en etkin elementlerin başında sodyum gelmektedir. 

Sodyum elementinin özellikleri

Sodyumun bileşikleri

Sodyum, oksoasit tuzların da en sık karşımıza çıkan metaldir. bunlardan bazıları özellikle uygulamalarda önemli bir yere sahiptir. Sodyum elementi özellikle oya giderici, mikrop kırıcı, yükseltgen, arıtma endüstrisi, camcılık gibi alanlarda kullanılmaktadır. Fakat bu alanlarda kullanımı gerçekleştirilirken daha çok sodyum karbonat olarak işleve alınmaktadır. Daha birçok özelliğinin olması bakımından kullanım aşamalarında sodyum siyanür veya sodyum amidur olarak işleve alınmaktadır. 

]]>
Sodyum Hidroksit Kullanım Alanları https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-hidroksit-kullanim-alanlari.html Mon, 22 Oct 2018 00:55:00 +0000 Sodyum Hidroksit, özellikle kimya gibi bir çok endüstride kullanılan bu bileşik temel bileşiklerden bir tanesidir. Bu bileşiğin bilinen bir diğer adı ise kostik soda'dır. Nemi hapsetme gibi bir özelliğe sahip beyaz renkte bir mad Sodyum Hidroksit, özellikle kimya gibi bir çok endüstride kullanılan bu bileşik temel bileşiklerden bir tanesidir. Bu bileşiğin bilinen bir diğer adı ise kostik soda'dır. Nemi hapsetme gibi bir özelliğe sahip beyaz renkte bir maddedir. Suda çok kolay çözünür,  yumuşak, kaygan ve sabunu andıran bir hissiyatı oluşturan bir özelliği vardır. Sıvı ve katı halde bulunabilir ve herhangi bir kokusu yoktur. Katı olanı payet, misket gibi şekillere sahipken sıvı olanı ise, sulu çözelti şeklinde bulunur. Formülü ise NaOH'tır. 

Kostik Soda (NaOH) Üretimi; Doğada kendiliğinden teşekkül etmez. Üretimi çok kolay olmaktadır. Sofra tuzunun elektroliz edilmesinden sonra % 50'lik bir çözelti şeklinde üretilir. Sodyum hidroksit'in basit sofra tuzundan üretimi sırasında klor gazı açığa çıkar ve çözeltinin ihtiva ettiği suyun buharlaştırılması sonucu Katı faz durumundaki kostik soda elde edilir. 

Sodyum Hidroksitin Depolanması; Kostik sodanın depolanması özellikle demirdeki safsızlıkların sorun teşkil etmediği hallerde sade karbonlu çelik tanklarda ve sıcaklığın 50 dereceyi geçmeyeceği durumlarda depolanır. Bunun yanı sıra paslanmaz çelik ve nikel'in dışında plastik ve plastik yalıtımlı kaplar da kullanılabilmektedir. Sıcaklığın 16 derecenin altına düşmemesi koşulu ile % 30-32'lik ve % 45-48'lik sodyum hidroksitler tankların ısıtıcılı ve izoleli olmaları durumunda depolanabilir. Kostik soda çok kuvvetli baziklik oranından dolayı ciddi yanıklara neden olabileceğinden depolanması sırasında dikkat edilmelidir. Taşınması ve kullanılması süresince uygun kimyasal madde gözlüğü, koruyucu başlık, lastik veya PVC eldiven ve tabi ki tam teçhizatlı iş kıyafetleri giyilmiş olmalıdır. 

Sodyum Hidroksitin Kullanım Alanları; kağıt hamuru ve kağıt endüstrisi, tekstil endüstrisi, alüminyum endüstrisi, gıda endüstrisi, deterjen ve sabun endüstrisi, asit nötralizasyonu, tarımsal kimyasallar endüstrisi, boya endüstrisi, patlayıcı endüstrisi, yiyecek endüstrisi, iyon değiştirici reçinelerein rejenerasyonunda, cevher flotasyonu ve işle endüstrisi, ilaç endüstrisi, petrol rafineri endüstrisi, suni ipek endüstrisi ve su arıtma tesisleri gibi geniş bir kullanım alanına sahiptir.  
]]>
Sodyum Karbonat Kullanım Alanları https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-karbonat-kullanim-alanlari.html Mon, 22 Oct 2018 06:46:08 +0000 Sodyum Karbonat Kullanım Alanları, oldukça geniştir. Temizlikten sanayiye, tekstil sektöründen gıda sektörüne birçok alanda kullanılmaktadır.Temizlik, Doğal bir temizlik
Sodyum Karbonat Kullanım Alanları, oldukça geniştir. Temizlikten sanayiye, tekstil sektöründen gıda sektörüne birçok alanda kullanılmaktadır.

Temizlik, Doğal bir temizlik maddesi olarak çok kullanışlıdır. Sabun ve deterjan yapımında çok kullanılmaktadır. Deterjanda yapı taşı olarak kullanılır. Bu nedenle çamaşır, bulaşık, yer, banyo, lavabo temizliğinde kullanılır. Çamaşır makinelerinde yumuşatıcı görevi de görür. Çamaşır ve tül beyazlatıcı işlevi de vardır. Diş macunu yapımında da kullanılmaktadır. 

Cam Üretimi, Cam sanayide, cam üretiminde büyük bir öneme sahiptir. Cam sanayisinde hammadde olarak kullanılmaktadır.  Kum ve sodyum karbonat birleştirilir. Ardından çok yüksek bir ısıya getirildikten sonra bir anda soğutulur. Bu şekilde cam üretimi gerçekleştirilir. Düz cam, fiber cam ve diğer camların üretiminde kullanılır. 

Sanayi, Kimya sanayisinde birçok maddenin üretiminde büyük rol oynar. Tuğla yapımında da kullanılır. Selüloz ve kağıt sektöründe hamur yapımında kullanılır. Alümina üretiminde de kullanılmaktadır. 

Tekstil Sektörü, Tekstil sanayine reaktif boya kullanıldığında boya ve lif arasındaki bağı oluşturmada etkilidir. Bazik ortam gerektiren boya işlemlerinde kullanılmaktadır. Keten ve elyaf gibi selülozik elyafların pişirilmesinde kullanılır. Bazı tekstil mamullerinin nötralizasyon işleminde görev alır. 

Gıda Sektörü, Gıda sektöründeki kullanım alanında asit düzenleyici ve stabilizatör olarak karşımıza çıkmaktadır. Şerbet tozu üretiminde etkilidir. İnvert şeker üretiminde de kullanıldığını görürüz. Son olarak birçok maden suyunun bileşeninde yer alır. 

Diğer sodyum karbonat kullanım alanları arasında ise ilaç sektörü de vardır.  Sodyum karbonat kullanılarak hazırlanan hamur ile ikinci dereceden yanıkların tedavisi yapılabilmektedir. 
]]>
Sodyum Fazlalığı https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-fazlaligi.html Mon, 22 Oct 2018 08:06:11 +0000 Sodyum fazlalığı, su vücudumuzun yaşamsal faaliyetlerini devam ettirebilmesi için gerekli en önemli sıvıdır. Sodyum ise, vücudumuzun sıvı dengesini koruyan en önemli mineraldir. Sodyumun eksikliği kadar sodyum fazlal Sodyum fazlalığı, su vücudumuzun yaşamsal faaliyetlerini devam ettirebilmesi için gerekli en önemli sıvıdır. Sodyum ise, vücudumuzun sıvı dengesini koruyan en önemli mineraldir. Sodyumun eksikliği kadar sodyum fazlalığı da vücudumuz için zararlıdır. Bu sebeple vücudumuzdaki sodyum oranı tam dengede olmalıdır. Bir litre kanda eğer 145 milimol’den daha fazla olan seviyede sodyum bulunuyorsa bu sodyum fazlalığı yani hipernatremi olarak tanımlanmaktadır. Yani bu demek oluyor ki vücudumuzun kaybettiği su oranı vücudumuza giren su oranından  daha fazladır. Sodyum vücudumuzun su dengesini korumakla birlikte  vücudumuzdaki  kas hareketini de kolaylaştırır. Bununla birlikte yediklerimizi kolay sindirmemizi ve hücre duvarından geçebilmesine kolaylık sağlar. Sodyum fazlalığı, baş dönmesi, halsizlik, hafıza zayıflığı gibi durumlara sebep olabilir. Sodyum sinir sistemimiz için çok gereklidir. Tuz ve tuzlu gıdalarda bol miktarda bulunmakla birlikte hamsi gibi balık çeşitlerinde, peynir, maden suyunda da sodyum minerali bulunmaktadır. Ayrıca ceviz, fındık ve fıstık içerisinde sodyum minerali bulunduran gıdalardandır.

Sodyum fazlalığı zararları

İçerisinde sodyum bulunan gıdaların çok fazla tüketilmesi veya aşırı su kaybı yaşanmasına bağlı olarak sodyum fazlalığı yaşanmaktadır. Bu durum sonucunda, potasyumun azalması görülmekte ve bireylerde yüksek tansiyonuna rastlanmaktadır. Aynı zamanda sodyum fazlalığı vücutta su birikmesine ve bireylerin kollarında, bacaklarda el ve ayaklarda ödem oluşumuna da sebep olmaktadır. Çoğu zaman terleme yoluyla vücuttaki fazla sodyumu atarız. Fakat kişilerin ishal, kusma gibi sıvı kaybına sebep olan sorunlar yaşandığında vücuttaki sıvı kaybı kişinin halsizleşmesine, baş dönmesine yol açabilmektedir. Eğer bu tür sorunlar yaşıyorsanız kanınızdaki sodyum oranınıza baktırmanız gerekebilir. 

Sodyum fazlalığına bağlı olarak yorgunluk, enerji kaybı, baş dönmesi basit gibi görünse de hayatınızı tehlikeye atabilecek durumlardır ve ilerleyen zamanda böbrek rahatsızlıklarına yol açabilme ihtimali vardır. Evde bol miktarda su içerek ortaya çıkabilecek bu sorunları ortadan kaldırabilirsiniz.  Su hayatımız için en önemli sıvıdır. Su vücudumuzun en önemli enerji kaynağıdır. Aynı zamanda kadınların kullandıkları doğum kontrol hapları vücutta sodyum fazlalığı yapmaktadır. Bu nedenle doğum kontrol haplarını mutlaka doktor kontrolünde kullanınız ve böyle bir durumda bol bol sıvı tüketmeniz gerektiğini unutmayınız. Önlem almak için kullandığınız bu ilaçların sağlığınız açısından zararlı olmaması için doktor kontrolünde kullanınız. 

Sodyum fazlalığı belirtileri, en önemli belirtisi susuzluk hissidir. Bununla birlikte sodyum fazlalığı beyin hücrelerinden su çıkmasına sebep olduğundan sersemlik, kas sinir hassasiyeti, nöbet ve koma gibi belirtilerle de kendini göstermektedir.

Sodyum fazlalığı nedenleri

  • Su kaybı
  • Yeterince su tüketmediğimiz zaman
  • Şekersiz diyabet
  • Bunama veya hipotalamik lezyonların osmoreseptörleri bozması sebebiyle susuzluk hissetmemek
  • Kan Hacminin Azalması
  • Şiddetli yanıklar
  • Aşırı terlemek 
  • Laksatiflerin aşırı kullanımı ve salgısız ishal
  • Kusma
  • Tıbbi hortumlarla sindirim sisteminden sıvı alınmasından kaynaklı
  • Sindirim sistemi fistülleri
  • Osmotik idrar söktürücüler

Sodyum fazlalığı tedavisi,

Sıvı takviyesi: Ani sodyum yükselmelerinde ağız, mide veya damar yoluyla sıvı takviyesi  gerekmektedir.

İlaçlar: İdrar söktürücü ilaçlar kullanabilirsiniz. Bu durumda vücutta bulunan fazla su ile birlikte sodyum mineralleri de atılacaktır.

Tuz Tüketimini Azaltmak: Sodyum fazlalığı yaşayan hastalarımız tuz tüketimine dikkat etmelidir.

]]>
Sodyum Metali https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-metali.html Mon, 22 Oct 2018 14:34:36 +0000 Sodyum Metali, periyodik cetvelde NA simgesi ile gösterilmektedir. Atom numarası 11dir. Yumuşak ve kaygan bir elementtir. Metal olup alkali metaller grubuna aittir. Yüksek oranda reaktiftir. Sarı bir alev ile yanar. Su ile şiddetli reaks Sodyum Metali, periyodik cetvelde NA simgesi ile gösterilmektedir. Atom numarası 11dir. Yumuşak ve kaygan bir elementtir. Metal olup alkali metaller grubuna aittir. Yüksek oranda reaktiftir. Sarı bir alev ile yanar. Su ile şiddetli reaksiyon verir. Sodyum metali hafif, yumuşak, gümüşümsü beyaz renkte ve reaktif bir metaldir. Doğada hiç bir zaman saf ve element halde bulunmaz. Suda yüzerek şiddetli bir şekilde reaksiyona girerek ısı çıkışına yanıcı hidrojen çıkışına ve kostik oluşuma yol açar. 

Sodyum bileşikleri yüzyıllardır. İnsanlar tarafından kullanılmış maddelerin en eskilerdendir. Sodyum karbonat 2000 yıl önce o zamanın kimyacıları tarafından incelenmiştir. Sodyum çok sayıda bileşik üretmesine rağmen güçlü bir tepki verici olmasından dolayı hiç bir şekilde serbest halde bulunmaz. En önemli olan bileşeni sodyum klorürdür. Denizlerde ve denizden uzak göllerde büyük ölçülerde bulunmaktadır. Denizdeki tuzların yaklaşık olarak yüzde otuzlu sodyum tuzlarıdır. Şili de nitrat, Asya ve Afrikada bulunan karbonat yatakları bu önemli bileşenlerin verimli olan kaynaklarıdır. Yer kabuğunun yaklaşık olarak ağırlıkça yüzde 2,6 sını oluşturan sodyum bu oranı ile en çok bulunan dördüncü elementtir. Sodyum metali en çok bulunan birinci alkali metaldir. 19. Yüzyıl sonlarına doğru sodyum karbonat ile karbonun 1100 santigrat derecede ısıtılması ile kimyasal olarak sodyum elde edilmiştir. Sodyum metali sodyum hidroksitin elektolizi ile hazırlanır.

Sodyum metali özellikleri,

Sodyum metali gümüşsü bir elementtir. Fakat havada çok çabuk yükseldiğinden dolayı bu neden ile çok seyrek görülür.  Tepkili olduğu için hava ile temas edilemeyecek bir şekilde saklanmalıdır. Sodyum metali yüksek sıcaklarda mır renginde bir gaz çıkarır. Sonucunda koyu sarı renkte alev ile yanar. Sodyum metali su ile temas ettiği zaman oldukça fazla hızlı bir şekilde tepki verir. Ve suyu ayrıştırıp sodyum hidroksit ve hidrojen oluşturur.  Sodyum metali eczacılık ,tarım ve fotoğrafçılık alanlarında sıkça kullanılmakta olan bir bileşendir.  Sokak aydınlatmalarında, cam yapımında, pillerde ve sofra tuzu olarak kullanılan bir bileşendir. Sıvı olarak bulunan sodyum metali nükleer santraller de soğutucu olarak da kullanılmaktadır. Sodyum metali  oksijenli asitler ve alkollerin tepkimesi sonucu ile oluşan maddeler ve çeşitli organik bileşenlerin eldesi için çok önemlidir. Sodyum elementinin diğer bileşenleri kabartma tozu, soda külü ve sodyum nitrattır. Tarım alanında kullanılmaktadır. Özellikle sodyum içeren gübreler oldukça fazladır. 
]]>
Sodyum Hidroksit Özellikleri https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-hidroksit-ozellikleri.html Tue, 23 Oct 2018 00:17:34 +0000 Sodyum Hidroksit Özellikleri, kimya alanında dışında çeşitli birçok endüstri alanında kullanılan oldukça önemli temek bir bileşiktir. Sodyum hidroksit'in bir başka ismi de kostiktir. Beyaz renkli olur nem çekici niteliğine sa Sodyum Hidroksit Özellikleri, kimya alanında dışında çeşitli birçok endüstri alanında kullanılan oldukça önemli temek bir bileşiktir. Sodyum hidroksit'in bir başka ismi de kostiktir. Beyaz renkli olur nem çekici niteliğine sahip olan bir maddedir. Su içinde kolaylıkla çözünür. Kaygan yumuşak ve sabun hissi veren bir yapısı vardır. Katı ile sıvı halde bulunmaktadır. Herhangi bir kokusu  yoktur. Katı olan hali boncuk ve payet biçimde olur iken sıvı halde olanı sulu çözelti biçiminde olmaktadır. Sodyum hidroksit 1807 senesinde İngiltere'de Humphrey day tarafından keşfedilmiş olup bu keşfin nasıl meydana geldiği tam olarak bilinmemektedir. Sodyum hidroksit, kendiliğinden doğal bir biçimde meydana gelmez. Ancak üretimi oldukça kolay olur. Basit sofra tuzunun elektrolizi sonrasında yüzde ellilik civarında bir çözelti biçiminde üretilir. Klor gazı bu sırada ortaya çıkar. Çözeltideki suyun buharlaşması suyun buharlaşması sonrasında katı halde olan kostik elde edilmektedir. Yirmi beş gram paketli ambalajlar içerisinde ticareti yapılır. 

Sodyum Hidroksit Kullanım Alanları

Sodyum hidroksit endüstri dışında birçok alanda kullanılır. Petrol rafinelerinde, kağıt, deterjan, boya, ipek ve boya sanayisinde kullanılır. Sodyum hidroksit'in en büyük kullanım alanı ise kağıt sektörü, boya alanı, deterjan ve kimyasal endüstridir. Alüminyum üretiminde de sodyum hidroksit kullanılır. Özellikle de kağıt üretiminde sodyum hidroksit ve sülfit en temek maddelerdendir. Bu maddeler kraft projesi sırasında serilöz fiberden lingini ayırt edebilmek için çözeltinin temel maddesidir. Üretimi yapılan kahve renkli kağıdı beyaz renge dönüştürmek için sodyum hidroksit kullanılmaktadır. Sodyum hidroksit petrol sanayisi ve sabun üretiminde biodizel üretiminde kullanılır. Sebze ile meyvelerin kimyasal yollar ile soyma işleminde kakao ile çikolata işlemede kullanılır. Ayrıca meşrubat ve karamel yapımında kıvam vermek için kullanılır. Zeytinler genelde sodyum hidroksit işlemine tutularak yumuşatılır. Sodyum hidroksit ayrıca temizlik malzemesi olarak da kullanılır. En yaygın olanı ise lavabo açıcısı olur. Sodyum hidroksit güçlü yağ alma özelliği sayesinde paslanmaz çeliklerde de kullanılır. Ayrıca kanalizasyon atık su borularının temizliğinde de kullanılır. Sodyum hidroksit ağrı yağları ve gresi çözme gücüne sahiptir. 

Sodyum Hidroksit Özellikleri
  • Kaynama Noktası: 1390 derece
  • Kimyasal ismi: Sodyum hidroksit
  • Erime noktası: 318 derece
  • Formülü: NaOH
  • Renk: Berrak, beyaz, sıvı ve katı
  • Molekül Ağırlığı: 39.9971 gram mol
  • Yoğunluk: 2.1 gram santimetre 3







]]>
Sodyum Klorür Özellikleri https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-klorur-ozellikleri.html Tue, 23 Oct 2018 08:46:34 +0000 Sodyum klorür özellikleri, sofra tuzu kimyada sodyum klorür yani NACI olarak tanımlanır. Sodyum klorür, beyaz kristalize bir bileşendir. Tuz tüm canlıların besin kaynaklarından birisidir. Ticari olarak da çok önemli bir mad Sodyum klorür özellikleri, sofra tuzu kimyada sodyum klorür yani NACI olarak tanımlanır. Sodyum klorür, beyaz kristalize bir bileşendir. Tuz tüm canlıların besin kaynaklarından birisidir. Ticari olarak da çok önemli bir maddedir. Sofra tuzu dünyanın her tarafında tarih boyunca önemli bir ihtiyaç olarak kullanılmıştır. Tuz yaşamın önemli ve zorunlu parçalarından birisidir. Sodyum klorür, kan plazması dâhil hücre dışında bulunan sıvılarda yer alan başlıca iyonlardan birsidir. Bu durumda birçok yaşam destek işleminde sodyum klorür önemli rol oynar. Beslenme rejimlerinin başında gelen sodyum klorürün çoğu tuzlardan gelmektedir. Belli ölçülerde vücuda tuz alınması baklagiller, meyve ve sebzelerin tüketimi ile karşılanabilmektedir. Bitki ağırlıklı minerallerin oranı bitkilerin nerede yetiştiğine göre farklılık gösterebilmektedir. Çünkü bitkilerin yetiştiği toprakların mineral içeriği coğrafi olarak farklılık gösterir.

Sodyum Klorür

Katkısız sodyum klorür küp biçim­li kristallerden oluşan beyaz bir katı madde­den oluşur. 801°C de erir. Arı su 0°C' de donma noktasına gelir, ama salamura (sofra tuzunun sudaki çözeltisi) çok daha düşük sıcaklıklarda donmaktadır; bu sıcaklık, salamuradaki tuz oranına bağlı olarak —18°C ye kadar düşebilmektedir. Bu yüzden kışın, kar ve buzu eritmesi için yollara kaya tuzu dökülür; kaya tuzu kar ve buzla birleşerek, normal suyun donma sıcaklığında donmayan bir sala­mura oluşturmaktadır.


Sodyum klorür bütün hayvanların beslen­mesinde yaşamsal bir önem taşımaktadır. Midede salgılanan sindirim sularındaki hidroklorik asidin oluşumu için gerek duyulan klorür iyonla­rı bu tuzdan gelmektedir. Sodyum ise vücuttaki ana katyonlardan birisidir; sinir ve kas hücrelerinin işlevlerini doğru bir şekilde yerine getirebil­meleri ve vücuttaki su dengesinin sürdürülebilmesinde bu katyonun temel bir işlevi bulunur. Hayvan besi yerlerinde tuz yalakları bulundurulur; yabani hayvanlar ise bir parça kaya tuzu bulabilmek için uzun süre dolaşırlar. Yaşamımız için az miktarda klorür önemlidir, sindirim sistemini herhangi bir değişime uğratmadan geçip, idrarın bir kısmı olur ve vücuttan ayrılır. Sodyum klorür ile hücresel sıvıda bulunur ve vücut ağırlığının yaklaşık %0,18′ini oluşturur. Sodyum ve potasyumla birlikte klorür tüm vücut sıvılarının pH’ının uygun dağılımını sağlamaktadır. Bununla birlikte sağlıklı sinir ve kas fonksiyonunun işleyişini sağlamaktadır. Bağımsız olarak, sodyum klorür sindirim ve atık yok etmeye katkıda bulunmakta. Klorür besinleri sindirmede en önemli sıvılarından olan hidroklorik asidin ana bileşenidir.
Sodyum klorür çok önemli madde olduğundan, tuz kimya sanayisinin başlıca ham maddesi haline gelmiştir. Klor, sodyum, hidrojen ve sodyum hidroksit eritilmiş sodyum klorürden, yani salamura­dan elektrik akımı geçirilerek elde edilmektedir. Bu kimyasal maddeler, sabun, yapay ipek ağartma tozu ve cam gibi ürün­lerin yapımında kullanılmaktadır.


]]>
Kanda Sodyum Fazlalığı https://www.sodyum.gen.tr/kanda-sodyum-fazlaligi.html Tue, 23 Oct 2018 19:53:15 +0000 Kanda Sodyum Fazlalığı, sodyumun sembolü ''NA''dır. Atom numarası 11 olup alkali metallerdendir. Beyaz yumuşak parlak bir görünüme sahiptir. Vücudumuz için gerekli bir elementtir. Tuzun içinde vardır. Vücudumuzda belli bir öl Kanda Sodyum Fazlalığı, sodyumun sembolü ''NA''dır. Atom numarası 11 olup alkali metallerdendir. Beyaz yumuşak parlak bir görünüme sahiptir. Vücudumuz için gerekli bir elementtir. Tuzun içinde vardır. Vücudumuzda belli bir ölçüde bulunur. Az olması veya çok olması sağlık açısından problem çıkarır. Vücutta normalden az olmasına 'hiponatremi' denir. Vücutta fazla olmasına ''hipernatremi'' denir. Bu miktar, serum sodyum miktarının 145 milimol üzerinde ise ortaya çıkar. Kanda sodyum fazlalığı olduğunda hücrelerden sıvı kaybı olduğu için en çok beyin hücreleri etkilenir. Sonuçları nörolojik olan bu zararların geri dönüşü mümkün değildir. O yüzden sorun ortaya çıkmadan önce tedbirler alınmalı, ortaya çıkacak zarar önlenmelidir. Özellikle su ihtiyacı varsa telafisi yapılmalıdır. Sodyum vücuttaki sinir sinyallerinin iletimini sağlamada ve vücut sıvısının dengelenmesinde, kasların kasılmayı gerçekleştirmesinde ve daha birçok vücut etkinliği için gereklidir. Vücut fazla su kaybederse, az su alırsa sodyum fazlalığı ortaya çıkar. İlaçlı tedaviyle ve tuz tüketiminin azaltılmasıyla kandaki sodyum fazlalığı önlenebilir

Kanda Sodyum Fazlalığı Belirtileri: En önemli belirtisi susuzluktur. Huzursuzluk, sersemlik, ataksi, koma, güçsüzlük, ateş, kas ve sinir hassasiyeti, yüksek tansiyon, göz yaşı ve tükürükte azalma göstergesi olabilmektedir.

Kanda Sodyum Fazlalığı Nedenleri: Şekersiz diyabet, yaşlılığa bağlı olarak bunama ve diğer sağlık sorunları nedeniyle susuzluk hissetmemek. Damardaki kan miktarı (hacmi) azalırsa sodyum yükselecektir. Kan miktarı yanıklarda, aşırı terleme olunca, salgısız ishal, kusma olunca, tıbbi yolla vücuttan sıvı alınırsa, idrar söktürücülerle (osmotik) vücut kan miktarı (hacmi) azalabilir. Aşırı tuz tüketmek vücuttaki sodyumu arttıracak ve hiponatremi olacaktır. Tıbbi yollarla alınan sodyum içerikli ilaçlar, serum vs vücudun sodyum oranını arttırabilmektedir.

Sodyumda diğer bir çok element gibi belli oranda dengeli olarak vücutta bulunmalıdır. Fazla veya az  olmamalıdır. Bu nedenle belli periyotlarla yapılan kan tahlilleri, şeker, tansiyon ölçümleri vücudun ihtiyacı olan veya fazlası olan elementlerin, maddelerin anlaşılmasında yol gösterici olabilir. Herhangi bir teşhis veya tedaviyi doktor yapmalıdır. Sağlık sorunlarıyla karşılaşıldığında uzman bir doktora danışılmalıdır.
]]>
Sodyum Bileşikleri https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-bilesikleri.html Wed, 24 Oct 2018 08:13:02 +0000 Sodyum bileşikleri, yüzyıllardır insan tarafından kullanılmışlardır. Sodyum, bilinen en eski maddelerden birisidir. Sodyum karbonat bundan ta 2000 sene öncesine kadar görülmüştür. O dönemlerde zamanın kimyacıları bu maddeyi Sodyum bileşikleri, yüzyıllardır insan tarafından kullanılmışlardır. Sodyum, bilinen en eski maddelerden birisidir. Sodyum karbonat bundan ta 2000 sene öncesine kadar görülmüştür. O dönemlerde zamanın kimyacıları bu maddeyi incelemişlerdir. Önce İbraniler tarafından özellikleri belirlenmiştir. İbraniler sodyum karbonatın mikrop kırıcı olduğunu ve yara pansumanlarında kullanılabileceğini bulmuşlardır. Aynı zamanda sodyum karbonatın bileşiği ateş düşürmede kullanılmıştır. Ve köpüren anlamına da gelen natran ismini vermişlerdir. Yunanlılar ise sodyum karbonata natrium ismini söylemişlerdir. Bu isim sodyum nitrat için de kullanılmıştır. Bulunan iki ayrı tuz olan natrium ve natron başka şekilde türetilerek sodyum bileşiklerinden olan natrium nitrata natron ise karbonata verilmiştir. 

Kimyacılar sodyum karbonata NA sembolünü vermişlerdir. Araplar sodyum karbonat yönünden zengin olan deniz bitkilerinden sabun ve cam üretimi yapmışlardır. Orta çağ da sodyum karbonata latince bir isim olan solida kelimesinden gelen soda ismini de vermişlerdir. Bu kelimeden ise sodyum elementinin adı çıktmıştır. İngiliz kinyacısı olan Sir Humpry Davy oksiti karbon ile ısıtarak önce metal sodyumu elde etti. 1807 de ise erimiş sodyum hidroksitten elektroliz ile element üretmiştir. 

Sodyum bileşikleri çok sayıda üretmesine rağmen güçlü tepki verici olmasından dolayı ile doğada hiç bir zaman hiç bir şekilde serbest olarak bulunmamaktadır. En önemli ve de en çok bilinen bileşiği sodyum klorürdür. Denizlerde ve denizden uzak olan göllerde büyük oranlarda bulunur. Denizdeki tuzların yüzde otuzu sodyum tuzudur. En önemli sodyum bileşikleri sodyum peroksit, sodyum sülfat, sodyum karbonat olmaktadır. Sodyum klorür yaşam için en gerekli olan sodyum bileşiklerindendir. Sodyum klorür insan vücudunda bulunan elekrolit dengesinin düzgün olmasını sağlar niteliktedir.

Güçlü bir bileşik olan sodyum peroksit oksijen akımı ile ısıtılması ile hazırlanır. Bu bileşik hidrojen peroksitin yapım aşamasında da kullanılmaktadır. Aynı zamanda da kullanılmaya elverişi nedeni ile kumaşların ağartılmasında da kullanılmaya elverişlidir. Sodyum peroksit karbon dioksiti soğutarak havanın arıtmasında kullanılır. Arıtma tepkimesinin ürünlerinden bir tanesi de oksijendir. 

Sodyum bileşiklerinden sodyum hidroksit beyaz telsi bir görünümde yarı saydam bir kayıdır. Saf olmayan bir şekilde evlerde kullanılan kül suyu olarak bilinmektedir. Havadaki su kolay yollar ile çözünür. Bu bileşik suda kolay yol ile çözünür. Oldukça büyük oranda ısınır. Camı kolay bir şekilde etkiler ama gümüş nikel ve demir bu aşındırma özelliğine karşı koyar. İnsan derisine nüfuz ettiği zaman ciltte ciddi yanıklar oluşturur. 
]]>
Sodyum Hidrojen Karbonat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-hidrojen-karbonat.html Wed, 24 Oct 2018 20:16:34 +0000 Sodyum hidrojen karbonat, kimya sektöründe suda çözünen bir tür gıda maddesi olarak adlandırılır. Normal koşullar altında beyaz renktedir. Sodyum hidrojen karbonat 270 santigrat dereceye kadar ısıtılırsa ayrışıp sodyum Sodyum hidrojen karbonat, kimya sektöründe suda çözünen bir tür gıda maddesi olarak adlandırılır. Normal koşullar altında beyaz renktedir. Sodyum hidrojen karbonat 270 santigrat dereceye kadar ısıtılırsa ayrışıp sodyum karbonat ve karbon oksiti meydana getirmektedir. Ortaya çıkan bu maddelerden sodyum karbonat işlendikten sonra bir ateş düşürücü ve sindirim sistemini düzeltici bir ilaç olarak kullanılabilir. Sodyum hidrojen karbonat, Avrupa Birliği tarafından da gerekli onayı almış bir gıda maddesidir. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün de iznini alarak dünya genelinde birçok yakın ülkede kullanımına izin verilmiştir.

Sodyum Hidrojen Karbonatın Kullanım Alanları

Sodyum hidrojen karbonat, gıda sektöründe sodyum bikarbonat olarak da adlandırılmaktadır. Ekmek sodası olarak da bilinir. Bu adı almasının sebebi ise ekmek üretiminde hamurun daha iyi kabartılması için kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Sodyum hidrojen karbonat unlu mamullerin mayalanması için fermantasyon maddesi olarak kullanılmaktadır. Sodyum hidrojen karbonat, tatlı bisküvilerin üretimi ve bazı krakerlerin üretiminde de sıkça kullanılmaktadır. 

Sodyum hidrojen karbonat, mide asidini düzenlemek için de kullanılmaktadır. Sindirim zorluğunu ortadan kaldırarak, reflü gibi mide rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Aynı zamanda sodyum hidrojen karbonat, nemli ve ağır kokulu ortamlarda bulunan kokuları emerek etkisini yitirme özelliği de bulunmaktadır. Özellikle de buzdolabında oluşan kokuların giderilmesinde bir tablet kadar etkilidir. Sodyum hidrojen karbonat sıvılaştırılıp macun şekline getirilerek temizlik maddesi olarak da kullanılabilir. Bu nedenle kısmi olarak diş macunlarının yapımında kullanılabilir. Bu nedenle dişleri beyazlatır ve ağız kokusunu önlemektedir.

Sodyum Hidrojen Karbonatın Zararları

Sodyum hidrojen karbonatın yararları olduğu gibi zararları da vardır. Doğrudan alındığında ph seviyesini düşürmektedir. Bu nedenle mümkün olduğunca en basit şekilde suyla karıştırıldıktan sonra alınmalıdır. Bunların dışında diğer zararlarını sıralayacak olursak;
  • Vücutta hissedilen yorgunluk ve uyuşukluk hali
  • Baş dönmesi
  • Mide bulantıları
  • Sinirsel olarak yaşanan gerginlik ve aşırı sinirli olma 
  • Kısmi olarak yaşanan depresyon
  • Genel anlamda vücutta oluşan ağrılar
  • Midede oluşan yanma hissi
  • Midedeki asit oranında artma
  • Kronik bir hal alan yorgunluk belirtileri
  • Bağışıklık sisteminde meydana gelen zayıflık 
Sodyum hidrojen karbonat, kek, pasta, ekmek, börek gibi hamur işlerinde yoğun olarak kullanıldığı için bu gıdalar vücutta yağ depolanmasına neden olur ve bununla beraber  kilo alımına yol açmaktadır. Ayrıca bunlara bağlı olarak şeker hastalığı ve kalp rahatsızlıklarının oluşmasına neden olur. 

]]>
Xylitol https://www.sodyum.gen.tr/xylitol.html Thu, 25 Oct 2018 12:32:49 +0000 Xylitol, Bilimsel ismi ksilitol olan madde, bir şeker alkolüdür ve bu şeker alkolü selüloz içeren çeşitli ürünlerden elde edilmektedir. Bunun dışında xylitol maddesi, fıstık, böğürtlen, muz, karnabahar, erik, yeşil sa Xylitol, Bilimsel ismi ksilitol olan madde, bir şeker alkolüdür ve bu şeker alkolü selüloz içeren çeşitli ürünlerden elde edilmektedir. Bunun dışında xylitol maddesi, fıstık, böğürtlen, muz, karnabahar, erik, yeşil salata, çilek ve mantar gibi ürünlerde de bulunmaktadır. Xylitol maddesi, bu ürünlerden bedene alınabildiği gibi, bedende günde 5-15 gram arasında da oluşma niteliğine sahiptir.

Xylitol kullanımı

Bu madde, bazı gelişmiş ülkelerde diabetik ürünlerde ve damar içi beslenme ürünlerinde kullanılmaktadır. Xylitol, ağza alındığı zaman ağızda ferahlık hissinin oluşmasına sebep olur ve tadı sukrozla çok benzer gösterir. Görünüş ve tat olarak bakıldığında şekere oldukça fazla benzeyen xylitol, vücuda alınması dengeli bir biçimde olmalıdır. Bu maddenin çok alınması ishale sebep olmaktadır. Aynı zamanda bu madde, ürün ambalajlarının üzerinde E 967 ve xylitol ifadelerinden biriyle belirtilmektedir.

Xylitol, diyabetik beslenmede önemli bir rol oynamaktadır. Bu madde, sukroz şekeri yerine tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Maddenin böyle kullanılması, kanda bulunan glukoz düzeyini insülinle paralel bir biçimde azaltır ve düşük kalori değeri oluşur. Bu sebeple şeker alkolü ismi verilen maddenin, diyabetik beslenmede önemli bir rolü bulunmaktadır. Bunun dışında bu madde, B vitamini ve kalsiyum emilimini artırıcı niteliğe sahiptir.

Vücutta gerçekleşen xylitol emilimi, kısmi olarak gerçekleşmekte ve bu madde glukoza parçalanmaktadır. Parçalanmada arta kalan kısmıysa, kalın bağırsak tarafından kullanılmaktadır. Kalan kısım, kalın bağırsakta fermente edilmektedir.

Fermente süreci içerisinde, bedende gaz üretimi gerçekleşir. Gaz üretimi, hem bağırsak da hem de midede şişkinliğe sebep olmaktadır. Eğer kişinin intoleransı varsa, bu durum bireyde laktasif etkiye neden olmaktadır. Normal şartlarda bu madde yan etkisini, 25-30 gram arasında alındığı takdirde kendini gösterir ve bu oran normal gıdalarda kullanılanın oldukça üzerinde bir miktardır.

Xylitolün ağız ve diş sağlığına etkileri: Xylitolün fermente işlemi, ağızda gerçekleşmez. Bu sebeple de streptokokus mutans, şeker alkolünü kullanamaz. Xylitol, insan ve hayvan deneylerinde kullanılmış ve ortaya çıkan neticede, maddenin çürükleri önleyici bir yapıda olduğu anlaşılmıştır. Xylitol, diş minesinin remineralizasyon ismi verilen sürecini uyarmaktadır. Yine bu madde, ağız temizliği açısında önemli nitelikler içermektedir. Xylitol, ağız hijyeni sağlayan ürünlerin etkilerini fluoritle sinerjik etki vesilesiyle artırmaktadır. Aynı zamanda, boğaz ve kulak enfeksiyonları da yaklaşık olarak %40 civarında xylitol sayesinde engellenebilmektedir.

Xylitolün ağız sağlığındaki bir diğer rolüyse, ağızda oluşan plak miktarını azaltmasıdır. Diş çürüğü riskini en aza indirgeyen şeker alkolünün, alkolsüz içeceklerde, şekerlemelerde ve sakız gibi ürünlerde sukrozun yerine kullanılması, ağız ve diş sağlığı bakımından oldukça önemlidir.

]]>
Aksiyon Potansiyeli https://www.sodyum.gen.tr/aksiyon-potansiyeli.html Thu, 25 Oct 2018 22:52:24 +0000 Aksiyon Potansiyeli, Aksiyon potansiyel, bir hücrenin elektriksel zar potansiyelinin kısa bir zaman içinde aniden yükselmesi ve azalmasıdır. Aksiyon potansiyeli, zar potansiyeli olarak adlandırılan hayvan hücrelerinde birkaç t Aksiyon Potansiyeli, Aksiyon potansiyel, bir hücrenin elektriksel zar potansiyelinin kısa bir zaman içinde aniden yükselmesi ve azalmasıdır. Aksiyon potansiyeli, zar potansiyeli olarak adlandırılan hayvan hücrelerinde birkaç türde ortaya çıkar. Bunlar, kas hücreleri (veya kas lifleri), sinir hücreleri (nöron) ve endokrin hücreler ve bazı bitki hücreleridir. Sinir hücrelerinde, hücreler arasında bulunan iletişimde başrol oynar. Diğer tür hücrelerde ana foksiyonu hücreler arası süreçleri etkinleştirmektir.

Dinlenim durumundayken nöronun içi, yani sitozol negatif elektik yüklüdür. Aksiyon potansiyeli bu halin anlık olarak tam tersidir yani nöronun iç bölümü dış bölümüne göre pozitif elektrikle yüklenir. Aksiyon potansiyelinin değeri akson boyunca aynıdır, değeri ve kuvveti akson boyunca düşmez ya da artmaz. Sinyaller frekansları değiştirilerek kodlanır.

Aksiyon potansiyeli nörona sokulan mikro elektrotlar kullanılarak ölçülebilmektedir. Aynı biçimde mikro elektrotlar kullanılarak dışarıdan yapay uyarı da bulunulabilir. Nörona belli bir akım uygulandığında nöron pasif tepki verir ve dinlenim potansiyelinde dalgalanmalar olur. Eğer ki verilen akım sayesinde dinlenim potansiyeli belli bir değerin üzerine çıkarsa aksiyon potansiyeli ortaya çıkar. Yani nöronun içerisindeki voltaj/potansiyel değeri bir anlık 40 mV’a kadar çıkar. Eğer verilen akım ile dinlenim potansiyeli eşik değerin üzerinde kalmaya devam ederse nöron da ateşlemeyi sürdürür. Verilen akımın değeri arttıkça nöronun ateşleme frekansın da artma görülür. Ancak her şeyin olduğu gibi bu durumunda bir sınırı vardır. nöron en çok 1000 Hz. ateşleme frekansına çıkabilir.

Aksiyon potansiyeli oluşumu: Öncelikle yukarıda da belirtildiği gibi aksiyon potansiyelinin meydana gelmesi için zar içerisindeki potansiyelin eşik değerine ulaşmalıdır. Bu, yeterli sayıda sodyum kanalının açılarak, sodyum geçişine izin vermeleriyle gerçekleşebilir. Sodyum dışarıda daha yoğun olduğu için (difüzyon) ve içerideki potansiyel değer negatif olduğundan yani içerisi negatif iyonlarla dolu olduğundan kanallar açıldığında sodyum iyonları içeri dolmaya başlar buda iç kısmın hızlı bir biçimde depolarize olmasına neden olur. Yani zarın iç kısmı daha az negatif yüklü duruma gelir. Yani -65mV’tan hızla -50mV düzeylerine geldiği düşünülebilir.

Sodyum kanallarının açık kalma süresi yaklaşık 1 mikro saniyedir. Bu zamanda aksiyon potansiyeli gerçekleşir. Bu 1 mikro saniye süre içerisinde bir aksiyon potansiyeli daha gerçekleşmesi mümkün değildir. Yeni bir aksiyon potansiyeli için, sodyum kanallarının kapanarak, zar potansiyelinin eşik değeri yakınlarına kadar düşmesi gerekir. Zar potansiyelinin düşmesiyle kanallar kapanır. Bu kanalların kapanmasıyla birlikte potasyum kanalları açılır. İçerisi aşırı biçimde depolarize olduğu için potasyum iyonları kanallar açıldığında derhal hücre dışına akmaya başlar, hücre içi tekrar -65mV olana kadar potasyum akışı sürer.

Aksiyon potansiyeli, akson süresince tek yönlü olarak ilerler ve akson boyunca düşmeden devam eder. Çünkü zar, akson boyunca aynı niteliklere sahiptir. Aksiyon potansiyelinin hızı değişmekle beraber çoğunlukla 10m/s’dir. Miyelin kılıf aksiyon potansiyelinin hızını artırmaya yarar.

Görüldüğü gibi kanallar açılınca sodyum iyonları içeri dolarak zar içinin yükünü daha pozitif duruma getiriyor. Bu hal bir sonraki sodyum kanallarının açılmasına neden oluyor. Voltaja duyarlı potasyum kanalları dengeyi sağlamak için açılarak içerideki potasyumu boşaltıyorlar. Bu durum içerinin tekrar negatif olmasına neden oluyor.

]]>
Sodyum Klorür Serum https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-klorur-serum.html Fri, 26 Oct 2018 20:51:40 +0000 Sodyum klorür serum, vücut için önemli olan sodyum ve klorür iyonları içeren, damar yolu ile vücuda uygulanan bir çözeltidir. Vücutta bir takım hastalıklar sebebi ile kaybolan su ve tuzun tekrar yerine koyulabilmesi için ç Sodyum klorür serum, vücut için önemli olan sodyum ve klorür iyonları içeren, damar yolu ile vücuda uygulanan bir çözeltidir. Vücutta bir takım hastalıklar sebebi ile kaybolan su ve tuzun tekrar yerine koyulabilmesi için çok önemlidir. Sodyum klorür serum, 50,100, 150, 250, 500 ve 1000 ml'lik torbalar içinde bulunmaktadır. Serumların setli ve setsiz olmak üzere iki çeşidi bulunmaktadır.

Serum yalnızca torbalar içinde ve amaca uygun özel plastik boru yardımı ile verilmektedir. Sodyum klorür serum, vücudun susuz ve tuzsuz kalması sebebiyle meydana gelebilecek rahatsızlıkların tedavisinde veya bu hastalıkları engellemek için uygulanmaktadır. Sodyum klorür serum, bazı damar içinden uygulanacak ilaçlarda, ilaçlar uygulanmadan önce inceltilmesi sebebi ile de kullanılır.

Sodyum klorür serumu kullanım alanları

Bebeklerin burun temizliği, göğüs protezi, diyabet koması, kan ve plazma hacminin anlık düşmesiyle meydana çıkan şok vaziyet gibi yerlerde kullanılan izotonik sodyum klorür serumu, gözyaşı olmaması mukoza kurumaları gibi hastalıklarda da kullanılır. Ayrıca diş hekimliğinde vital pulpa tedavilerinde pulpa yarasının temizlenmesi amaçlı kullanılır. Kullanılmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.

Sodyum klorür serumu yan etkileri

Tüm ilaçlar gibi serum fizikselin içeriğinde yer alan maddelere alerjisi olan kişilerde hemen yan etkiler olabilir. Aşağıdakilerden bir tanesi olursa, izotonik sodyum klorür serumu durdurunuz ve acilen uzman bir doktora bildiriniz ya da sizlere en yakın bir hastanenin acil kısmına başvurunuz. 
  • Ateşlenme,
  • Enjeksiyon yerinin iltihaplanması,
  • Damarlarda morarma, kızarıklık ve ağrı,
  • Damarlarda fazla miktarda su olması,
  • Kanın içerisindeki sodyum, potasyum gibi maddelerin miktarının normalin dışına çıkması,
  • Soluk alıp vermede zorluk, akciğerlerde su toplanması olabilir,
  • Kalp yetmezliğine ilişkili nefes alıp vermede zorluk, bacaklarda şişlik, parmak uçlarında morarma,
  • Ani gelişen felç, yutmada ve konuşmada zorluk meydana geldiğinde acil uzman bir doktora başvurulması gerekir.
Eğer bunlardan bir tanesi sizde varsa, sodyum klorür seruma karşı önemli alerjiniz var demektir. Bu çok önemli yan etkilerin tümü çok seyrek olarak görülmektedir. Bunlardan bir tanesini görmeniz durumunda mutlaka doktorunuza başvurmalı veya size en yakın bir hastaneye gitmelisiniz. 
]]>
Sodyumun Görevleri https://www.sodyum.gen.tr/sodyumun-gorevleri.html Sat, 27 Oct 2018 09:54:07 +0000 Sodyumun Görevleri, Sodyum minerali sinir ve kas fonksiyonlarının devamı ve kandaki hidrojenin gücünü yani pH değerinin korunması için çok önemlidir. Asıl yapması gereken görevi sıvı pompalanmasını ve besinlerin hücre Sodyumun Görevleri, Sodyum minerali sinir ve kas fonksiyonlarının devamı ve kandaki hidrojenin gücünü yani pH değerinin korunması için çok önemlidir. Asıl yapması gereken görevi sıvı pompalanmasını ve besinlerin hücre zarından geçişini sağlamaktır. Sodyumun insan vücudunda bir çok görevi vardır. Doğada ve tükettiğimiz yiyeceklerimizde bol miktarda sodyum bileşimi mevcuttur. Vücuttaki bütün dolaşım sistemlerinde ve vücut sıvılarında sodyum bileşimi bulunur. Sodyum hücre dışı sıvılarında daha çok bulunur. Vücut sodyum elementini yemeklere eklenen tuzla kolaylıkla karşılar. Tuzun fazlasını ise büyük bir kısmını idrarla, daha az bir miktarını ter ve gaite yöntemi ile dışarıya atar. Günlük sodyum ihtiyacı 3 gram kadardır. Böbrekler tarafından kandaki sodyum kontrol altında tutulduğundan böbreklerden sızan sodyumun büyük bir kısmı emilir. Sodyum aynı zamanda kan plazması dışında kemiklerde de tuz halinde bir miktar yerleşmiş durumda bulunmaktadır. Gerektiği durumda organizma kemiklerdeki sodyum dan yararlanır. Aynı zamanda sodyum fazlalığı da bir çok soruna neden olabilir. Aşırı tuz ve tuz içeren gıdaları tüketerek sodyum fazlalığına neden olabilir. Fazla tuz tüketimi mide kanserine, kemik erimesi ve obezite hastalıklarına da neden olabilmektedir. Böbrek rahatsızlıklarına ve sodyum fazlalığı potasyum kaybına da neden olur. Sodyum ve potasyum dengesinin sağlanması için potasyum alımı da gerekmektedir. Bunlardan dolayı tüketilen her şeye dikkat edilmelidir. Ne az nede fazla tüketilmemelidir.

Sodyumun Görevleri

  • Kas ve sinirlerin çalışmasında büyük etki sağlar.
  • Vücuttaki sıvı dengesinin sağlanmasında büyük bir role sahiptir.
  • Kas ve sinir fonksiyonlarının sağlıklı bir şeklide yapabilmesi için gereklidir.
  • Vücuttaki suyun yani (asit-baz) pH dengesini sağlar.

Sodyum Yetersizliği, Böbrek yetmezliği, kalp rahatsızlıkları, böbrek üstü bezi yetmezliği (addison hastalığı), ishal, kusma, tansiyon yüksekliği, yanıklar, çeşitli ödemler (vücudun farklı bölgelerinde su toplaması şeklinde şişme), solunum yetersizliği, çeşitli eklem ağrıları, kas yorgunluğu, kramplar, aşırı yorgunluk hali, baş ağrısı, zihinsel bulanıklık, bilinç bozukluğu, depresyon, konsantrasyon zayıflığı, çarpıntı gibi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Sodyum Minerali Bulunduran Besinler Nelerdir

Sodyum büyük ölçüde tuzda bulunur. Deniz ürünlerinde hamsi başta olmak üzere bir çok deniz besininde bulunur. Ayrıca peynir, kırmızı ve yeşil biber, fındık, fıstık, ceviz, kereviz, havuç, sosis, salam, pastırma, tereyağı, çedar, krem, mozeralle, parmesan peynirleri, patates cipsi, tuzlu kuru yemişler, ekmek, bisküvi, simit, poğaça, çörek, konserve yemeklerinde, konservede bulunan salça, fasulye, dolma, ketçap, hardal, soya sosu, salata sosları, işlenmiş et, işlenmiş kümes hayvanları, hamburger, pizza türü fast food yiyeceklerinde ağırlıklı bulunmaktadır. Pastanelerden alınan tuzlu yiyecekler ve marketlerden alınan tuzlu gıdalarda da çokça bulunur.

]]>
Sodyum Bikarbonat Formülü https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-bikarbonat-formulu.html Sat, 27 Oct 2018 10:26:42 +0000 Sodyum bikarbonat formülü, Sodyum bikarbonat  kimyasal formülü NaHCO3 olan kimyasal bileşiktir. Sodyum tuzlarından biridir. Anti asit özelliği bulunmaktadır. Hamur kabartma tozu olarak da kullanılır. Suda çözünebilir. Beyaz Sodyum bikarbonat formülü, Sodyum bikarbonat  kimyasal formülü NaHCO3 olan kimyasal bileşiktir. Sodyum tuzlarından biridir. Anti asit özelliği bulunmaktadır. Hamur kabartma tozu olarak da kullanılır. Suda çözünebilir. Beyaz renkte, katı ve kristal bir tozdur. Sodyum karbonatı andıran hafif alkali tadı bulunmaktadır. Hamuru kabartmakta kullanılan kabartma tozu genellikle Sodyum bikarbonatın (NaHCO3), kuru asitin (H+) ve mısır nişastasının birleşiminden oluşmaktadır.

Sodyum bikarbonat formülü: Sodyum bikarbonat halk dilinde karbonat olarak bilinir. Sıcaklığın 50 °C ve üstü, suyun (H2O) ve asitin etkisiyle kabartma tozunda bulunan sodyum bikarbonat birkaç bileşene ayrılır. Bu işlem esnasında karbondioksit (CO2) gazı açığa çıkar, gaz kabarcıkları ortaya çıkar ve böylelikle hamur genleşir. Kimyasal tepkime şu biçimdedir:NaHCO3 + H+ ———> Na+ + CO2 + H2 

Sodyum bikarbonatın kimyasal özellikleri:
  • kimyasal formülü: NaHCO3
  • Molekül ağırlığı:84.007 g/mo
  • yoğunluk : 2.20
  • Görünüm: Beyaz kristaller şeklinde
  • Koku: kokusuz 
Sodyum bikarbonatın kullanıldığı yerler: 

Soyum bikarbonat sadece hamuru kabartmakla kalmıyor; yanmış tencere, yanmış fırın tepsisi gibi nesneleri kolayca temizlemek için: Tencereye bir parmak kalınlığında su doldurulur; bir yemek kaşığı soyum bikarbonat ilave edilip, on dakika kadar kaynatılır. Yanmış yemek tortusu hemen çözülecektir. Çaydanlıklardaki, termoslardaki ve çiçek vazolarındaki lekeler kaynamış su ve sodyum bikarbonat karışımı ile kolaylıkla temizlenir.

Kaynamış suda sodyum bikarbonat karbondioksidin yarısını kaybederek soda (Na2CO3) oluşur:
2NaHCO3 + ısı ———> Na2CO3 + H2O + CO2 
Oluşan soda suyla tepkimeye girerek sodyum hidroksit (NaOH) oluşur. Böylelikle çözelti daha fazla bazikleşir ve deterjan özelliği artar.
Na2CO3 + H2O ———> NaHCO3 + NaOH
  • Haftada bir dişler sodyum bikarbonatla fırçalanırsa, dişler beyazlaşır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, fırçalama işleminden sonra yarım saat müddetince asitli yiyecekler ve içecekler tüketilmemelidir.
  • Soyum bikarbonat, suyun sertliğine neden olan kalsiyum (Ca2+) ve magnezyum (Mg2+) iyonlarıyla tepkimeye girerek çökelti oluşturur ve suyun yumuşatır.
  • Bakliyatlar ve sert sebzeler haşlanırken, haşlama suyuna soyum bikarbonat eklenirse daha çabuk yumuşamaları sağlanır.
  • Sodyum bikarbonatın bazik özelliği selülozun kabarmasına yardımcı olur.
  • Karbonat yine bazik özelliğiyle istenmeyen kokuları yok eder. 
  • Sodyum bikarbonat bazik ortamda havadaki oksijen bu kükürt bileşenlerini yükseltger.
  • Aynı zamanda sodyum bikarbonat bu tür sebzelerin gaz yapıcı özelliğini de azaltır.
  • Sodyum bikarbonat deodorant yerine ve terlemiş ayaklar için ayak banyosunda kullanılır.
  • Böcek sokmasından sonra o bölgeye sodyum bikarbonatlı su ile pansuman uygulanırsa kaşıntıyı ve kabarmayı hemen azaltır.
  • Genel olarak yarım litre suda bir kaşık sodyum bikarbonatla yapılan karışım kaşıntılara karşı iyi gelir.
  • Güneş yanığına maruz kalan bölgelere de sodyum bikarbonatlı su faydalıdır, anında ağrı kesici özelliği vardır.
  • Sodyum bikarbonat mide yanması için de kullanılır.
]]>
Sodyum Glutamat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-glutamat.html Sun, 28 Oct 2018 06:28:50 +0000 Sodyum Glutamat; Doğal olarak en fazla ortaya çıkan esansiyel şekilde olmayan amino asitlerden bir tanesi olan glutamik asidin sodyum tuzudur. Amerika Birleşik Devletleri sodyum glutamatı genel olarak güvenli kabul edilir olar Sodyum Glutamat; Doğal olarak en fazla ortaya çıkan esansiyel şekilde olmayan amino asitlerden bir tanesi olan glutamik asidin sodyum tuzudur. Amerika Birleşik Devletleri sodyum glutamatı genel olarak güvenli kabul edilir olarak sınıflandırırken Avrupa Birliği de gıdaya katılan katkı maddesi olarak sınıflandırmıştır. Sodyum glutamatın HS kodu 29224220 olum E numarası ise E621 dir. Sodyum glutamat diğer gıdalarda yer alan tadın aynısını verebilmektedir. Endüstriyel alanda yer alan gıda üreticeleri, diğer tatların alışıla gelmiş algısını dengede tuttuğu için, harmanladığı ve birleştirdiğinden dolayı sodyum glutamat aroma arttırıcı olarak pazarlama işlemi yapmakta ve kullanmaktadırlar. Sodyum glutamatın ticari hayatta yer alan adları içinde AJI-NO-MOTOR, Vetsin ve Ac'cent yer almaktadır. 

Sodyum Glutamatın Kullanım Alanları Nelerdir; 

Uyumlu ve çok güzel bir kokuyla karıştırılmadığı sürece, saf sodyum glutamat hiç de hoş bir tada sahip değildir. Bir arome şeklinde ve doğru şekilde kullanıldığı taktirde sodyum glutamat, tatla etkileşim halinde olan diğer bileşenleri iyileştirerek belirli olan yemeklerin genel tadını denge halinde tutup birleştime özelliği bulunmaktadır. Sodyum glutamat, kırmızı et, balık, tavuk eti, çorba, bir çok sayıda sebze, sos, çorba ve terbiye karışımlarıyla iyi bir şekilde uyuma sahiptir ve sığır eti konsome şeklinde olan belirli şekildeki gıdaların genel olarak daha çok ihtiyaç duyulmasına neden olur. Fakat, sakaroz gibi diğer genel tatlar gibi sodyum glutamat da tadın daha güzel olmasını sadece doğru şekilde kullanıldığında arttırıcı özellik gösterir. Sodyum glutamatın aşırı olması yemeklerin genel tadını bozabilmesi oldukça yüksektir. Bu konsantrasyon yiyecek çeşidine bağlı olarak çeşitlilik gösterse de, et suyunda yer alan güzellik puanı 100 ml için 1 gr'dan çok fazla sodyum glutamat ile hızlı bir şekilde düşü gösterir. Buna ilave olarak sodyum glutamat  ve tuz ( sodyum klorür) ile nükleotitler gibi öbür umami maddeler arasında bir bağ bulunmaktadır. Maksimum lezzet meydana getirmek istiyorsak tümünün optimim bir konsantrasyon içerisinde olması lazımdır. Sodyum glutamat, bu taşıdığı özellikle hiper tansiyon, kalpte bulunan hastalıklara ve kalp krizine sebep olan tuz alımını azaltmak sebebiyle de kullanılabilir. Tuz oranı az olan gıdaların lezzeti, tuz %30 değerinde düşürülse de sodyum glutamat ile birlikte iyileşir. Sodyum glutamattaki sodyum içeriği ( kütle yüzdesi hesabıyla) sodyum klorüre (%39) oranla yaklaşık olacak şekilde 1/3'ü şeklindedir (%12). Tuz oranı az olan çorbalarda farklı tozlar kullanılmış olsa bile lezzetlik ve tat oranı sodyum glutamat kıyasla daha düşük orandadır. 100 yılı aşkın bir sürede yiyeceklere lezzet vermek amacıyla kullanılır.
]]>
Vücutta Sodyum Fazlalığı https://www.sodyum.gen.tr/vucutta-sodyum-fazlaligi.html Mon, 29 Oct 2018 04:24:35 +0000 Vücutta Sodyum Fazlalığı, Sodyum elementi, beden için gerekli bir maddedir. Ancak bu element vücuda gerektiğinden fazla bir oranda alınırsa, ortaya olumsuz neticeler çıkabilmektedir. Sodyum elementinin beden içerisindeki g Vücutta Sodyum Fazlalığı, Sodyum elementi, beden için gerekli bir maddedir. Ancak bu element vücuda gerektiğinden fazla bir oranda alınırsa, ortaya olumsuz neticeler çıkabilmektedir. Sodyum elementinin beden içerisindeki görevine bakıldığında ise karşımıza, bedendeki su dengesinin korunması ve de besinlerin hücrenin dışında bulunan hücre duvarından geçişinde aldığı görev çıkar. Bu görevlerin dışında sodyum, kas ve de sinir işlevlerinin sağlıklı bir biçimde çalışmasını sağlamaktadır. Bakıldığında, tuzda oldukça yüksek bir oranda bulunan sodyum elementi, beden için oldukça önemli görevler yürütmektedir.

Vücutta sodyum fazlalığı: Bedenin suya ihtiyacı vardır. Su bedenin yaşamsal faaliyetlere devam etmesi gereken en önemli sıvıdır. Sodyum ise, bedenin sıvı dengesini sağlamaya yarayan en önemli mineraldir. Sodyumun eksikliği kadar sodyum yüksekliği de o kadar zararlıdır. Tam dengede olması gereklidir. 

Sodyum bedenin su dengesini korur ve bedendeki kas hareketini kolaylaştırır. Aynı anda yediklerimizin sindirilerek, hücre duvarından geçmesini sağlar. Aynı zamanda yorgunluğu alır ve halsizlik, baş dönmesi, hafıza zayıflığı gibi hallerde destek sağlayan minerallerdendir. Sodyum eksikliğinden kaynaklı olarak erken yaşlanma, hafızanın güçsüzleşmesi, tansiyon düşmesi ve baş ağrılarına da neden olmaktadır. Sodyum sinir sistemi için de gereklidir. Çoğunlukla tuz ve tuzlu gıdalarda bol miktarda sodyum bulunmaktadır. Ayrıca peynir, hamsi balığında ve maden suyunda sodyum bulunmaktadır. Kuru yemişlerden; fındık, ceviz ve fıstık da içerisinde sodyum bulunan gıdalardandır. 

Vücutta sodyum fazlalığı nedenleri ve zararları: Sodyum içeren gıdaların fazlaca tüketilmesi ve su kaybının aşırı olmasına bağlı olarak sodyum yüksekliği görülmektedir. Bu hal ise, potasyumun azalmasına yol açmakta ve bireylerin hipertansiyonuna yol açmaktadır. Aynı zamanda bedende su birikmesi ve kişilerin kollarında, bacaklarında el ve ayaklarında ödemler oluşmasına da neden olmaktadır. Çoğu zaman terleyerek bedendeki fazla sodyumu atarız. Ancak bireylerin ishal, kusma gibi sıvı kaybettiren problemler yaşadığında bedendeki sıvı kaybı bireyin halsizleşmesine, baş dönmesine neden olur. Bu sebeple bu tür problemler yaşanıyor ise, kandaki sodyum düzeyine baktırmak gerekmektedir. Yorgunluk, baş dönmesi, enerji kaybı basit gibi görünse de hayatınızı tehlikeye atabilen ve ilerleyen süreçlerde böbrek rahatsızlıklarına kadar neden olacak durumlardandır. Evde bol bol su içerek ortaya çıkabilecek problemlere karşı da önlem alınabilir. Su yaşamın en önemli sıvısıdır. Su canlıların en büyük enerji kaynağıdır. Su vasıtasıyla bedendeki zararlı maddeleri atmakla kalmaz bedenin yenilenmesine, daha dinamik olmaya ve beden direncinin artmasına da imkan sağlamış olunur. Kadınların kullandıkları doğum kontrol hapları da bedendeki sodyum oranını yükseltir. Bu sebeple doğum kontrol haplarını kendi bildiğinize göre değil, hekim kontrolünde kullanınız ve sıvı tüketimi konusunda daha hassas olmanız gerektiğini unutulmamalıdır. Önlem almak için kullanılan bu ilaçların sağlığa zarar vermemesi adına mutlaka uzmanlardan bilgi alınız.
]]>
Sodyum Hangi Besinlerde Bulunur https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-hangi-besinlerde-bulunur.html Mon, 29 Oct 2018 21:04:39 +0000 Sodyum Hangi Besinlerde Bulunur, Sodyum geleneksel sofra tuzunun %40'nı oluşturan faydalı bir mineraldir. Sodyum diğer minerallerden farklı olarak daha çekici bir tada sahiptir. Sodyum sıvıları kan basıncının düzenlenmesi i Sodyum Hangi Besinlerde Bulunur, Sodyum geleneksel sofra tuzunun %40'nı oluşturan faydalı bir mineraldir. Sodyum diğer minerallerden farklı olarak daha çekici bir tada sahiptir. Sodyum sıvıları kan basıncının düzenlenmesi için vücuda gereklidir. Buna ek olarak kas ve sinir sağlığına faydalıdır. Sodyum pH dengesi ve hidrasyon seviyesini koruyarak kas kasılmalarına, sinir gerginliklerine engel olur. Sodyum sayesinde tüketmiş olduğumuz besinle hücre duvarından geçebilmektedir.  

Sodyum Eksikliğinde Neler Olur

Sodyum eksikliği yaşayan insanlar kendini yorgun halsiz ve aynı zamanda güçsüz hissederler. Baş dönmesi ile birlikte tansiyonu düşer. Çalışan insanlar odak problemi yaşarlar. Herhangi bir şeyi hafızada tutmada zorlanılar. Bunun yanında baş ağrısı, mide bulantısı gibi problem yaşarlar. Böbrek rahatsızlıkları, ishal be terleme gibi tuz kaybettirecek faaliyetler başlar ve bu da sodyum eksikliğine neden olur. Bu yüzden sodyumun düzenli bir şekilde alınması gerekmektedir. Sodyum eksikliğinde yaşanacak problemler şunlardır.
  •  Kusma 
  • Baş ağrısı
  • Zayıflık
  • Düşük kan basıncı
  • Uyuşukluk
  • Kilo Kaybı
  • Baş dönmesi
Sodyum Fazlalığında Neler Olur

Var olan fazla sodyum vücuttan kolaylıkla atılmaktadır. Vücut ter ve idrar yolu ile sodyum atabilir. Fakat bazen fazlası atılamamaktadır. Bu gibi durumlarda tansiyon yükselir ve vücutta ödem birikimi olur. Çok fazla tuz tüketen buna karşılık az su içen insanlar sodyumun fazlasını atamamaktadır. Sodyum fazlalığı böbrek sağlığına ve kalp hastalıklarına davetiye çıkartmaktadır.

Günde Ne Kadar Sodyum Alınmalı

0-6 ay arasında bebekler 120 mg, 7-12 ay arası 370 mg almalıdır. Çocuklar ise 1-3 yaş arası 1000 mg, 4-8 yaş arası 1200 mg almalıdır. Gençlerde bu durum 9-13 yaş arası 1500 mg yükselmektedir. 14-50 yaş arası yetişkin insanlarda ise 1500 mg civarı sodyum alınmalıdır.

Hangi Besinlerde Sodyum Vardır
  • Tuz
  • Maden suyu
  • Hamsi balığı
  • Peynir
  • Ceviz
  • Kereviz
  • Havuç
  • Et
  •  Pastırma
  • Salam gibi bir çok yiyecekte sodyum bulunmaktadır.
]]>
Sodyum Bikarbonat Zararları https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-bikarbonat-zararlari.html Tue, 30 Oct 2018 10:32:33 +0000 Sodyum Bikarbonat Zararları, Sodyum Bikarbonat yada soda kimyasal bir bileşiktir. Normalde katı bir maddedir. Su içersinde kolaylıkla çözülmesi ile sıvı berrak renksiz hale dönüşür. Sodyum tuzlarından birisidir. Antiasit özell Sodyum Bikarbonat Zararları, Sodyum Bikarbonat yada soda kimyasal bir bileşiktir. Normalde katı bir maddedir. Su içersinde kolaylıkla çözülmesi ile sıvı berrak renksiz hale dönüşür. Sodyum tuzlarından birisidir. Antiasit özellliği vardır. Kabartma tozu olarak da kullanılır. Suda çözünme özelliği bulunmaktadır. Beyaz kristal bir toz şeklindedir. Hafif alkali tadı bulunmaktadır. 1971 yılında fransız kimyager, Nicolas Leblnac soda olarak bilinen sodyum karbonatı üretti. 1876 yılında ise New York da iki fırıncı kabartma tozu üreten ilk fabrikasını kurdu. 1800 yıllarda bu bileşik balıkları taze tutmak amacıyla kullanılmış. 

Sodyum Bikarbonat Özellikleri:
  • Veteriner hekimlik alanında asidosizin sağaltımında büyük bir öneme sahiptir.
  • Yüzde 1,3 çözelti miktarı izotonik özellikler içermektedir.
  • Hiponatreminin sağaltımında da kullanılmaktadır.
Sodyum Bikarbonat Zararları:
  • Sodyum Bikarbonat ile işe yapılırken ortam havalandırılması son derece önemlidir, kokusu bireye zarar verebilir. Kişilerin maske kullanması önerilmektedir 
  • Solunumda belirtiler: hapşırma ve öksürmeye sebep olurken kronik sebepler ise dişlerde aşınmaya, sindirim sisteminde rahatsızlıklara ve cilt alerjisine sebep olur.
  • Cilde temas etmesi halinde bol su ile yıkanılması gerekmektedir. Aksi taktirde Sodyum Bikarbonat cilde teması halinde kuruluğa ve çatlamaya sebep olmaktadır.
  • Gözde temas halinde gözde yanmaya, tahrişe sebep olur. Bu durumda gözler bol su ile yıkanmalıdır.
  • Sodyum Bikarbonat çok fazla yutulması yada solunması halinde metabolik anormalliklere sebep olur. Susuzluk, sinir sistemi iltihabı, karın ağrısı şikayetlerini doğurur.
  • Fazla Sodyum Bikarbonat tüketimi damar genişlemesine neden olur.
  • Sık sık idrara çıkma, iştah kaybı, kas ağrısı, ruhsal değişiklik, mide bulantısı, kusma, huzursuzluk, ayaklarda şişme, yavaş solunum, susuzluk, midede kramp oluşması. Bunlar yan etkileridir.
  • Vücudun su tutmasına neden olduğu için, böbrek ve kalp yetmezliği, karaciğer enzimlerine olumsuz yönde etki eder.
  • Karbonat B vitamini eksikliğine yol açar .Vücuttaki bu vitamini yok ederek kişiyi felç ve sinir sistemini bozar.
  • Sodyum Bikarbonat anti-asit katı ve sıvı tüketimi birlikte yapıldığında mide ve bağırsakta fazla gaz oluşumuna sebep olmaktadır.
  • Sodyum Bikarbonat cilt, göz ve solunum yolları için korozif madde özelliğindedir.
]]>
Sodyum Nitrat Formülü https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-nitrat-formulu.html Tue, 30 Oct 2018 12:53:37 +0000 Sodyum nitrat formülü, NaNo3 olan bir kimyasaldır. Bu kimyasalın diğer adı güherçile olarak geçmektedir. Beyaz toz şeklinde renksiz bir kristaldir. Bu kimyasal tatlı bir madde olup yüksek ısılarda çözünebilen bir şekildedir. Sodyum nitrat formülü, NaNo3 olan bir kimyasaldır. Bu kimyasalın diğer adı güherçile olarak geçmektedir. Beyaz toz şeklinde renksiz bir kristaldir. Bu kimyasal tatlı bir madde olup yüksek ısılarda çözünebilen bir şekildedir. Sodyum nitratın oksitleyici ve tahriş edici yapısı vardır. Alkol, amonyak ve pirid içerisinde çözünür. Yanar bir halde değildir. Şili'de en fazla üretilen tuz mensubu olarak bilinen bir kimyasal bileşiktir. Aynı şekilde en çok üretildiği yer de Şili olarak bilinir. 

Sodyum nitrat formülü Avrupa'da ilk olarak 1820-1825 yılları arasında yayılmaya başlamıştır. O zamanlar kullanım alanı bilinmediği ve ihtiyacı olan bir yer bulunamadığı için denize dökülmüştür. Yıllar ilerledikçe değeri artmış ve Güney Amerika başta olmak üzere sodyum nitrat önem görmeye başlamıştır. 

Sodyum nitrat suda çok fazla çözünür. Ve kolayca havadan nem çekebilir. Gıda katkısı ve gübre için malzeme olarak kullanılır. Duman bombası, katı roket itici, cam ve seramik üretiminde de kullanılmaktadır.  Sodyum nitrat formulü  amaçları için kullanılmak üzere Şili de bulunan güherçile yataklarından fazlaca çıkarılmış bir bileşendir. Avrupaya yapılan ilk sevkiyatı 1820-1825 yılları arasında İngiltere'ye gerçekleşmiştir. Fakat alıcı olmadığı için gümrük ücreti ödenmesin diye denize dökülmüştür. Zamanla değer görmeye başlayarak karlı bir iş haline gelmiştir. Pasifik savaşında Şili tarafından kullanılarak başarı elde edilmiştir. 

Sodyum nitrat formülü gıda koruyucu  katkı maddesi olarak kullanılabilir. Potasyum nitratta olduğu gibi sodyum nitratta da et balık gibi gıdalara karekteristik tat katma işlevi vardır.  Et ve balık ürünlerine renk vermek konusunda da işe yarar. Sodyum nitrat formülü tarım sektöründe de en çok gübre olarak kullanılır. Barut, havai fişek, patlayıcı yapımında da kullanılmaktadır. Faz değiştirmeye yardımcı metal olarak da kullanılabilir. Sodyum nitrat formülünden endüstride transfer uygulamalarında yararlanılabilir. Çeliği temizleme konusunda metal sektöründe de tercih edilebilir. Yapı sektöründe çimentoya katkısı oldukça çoktur. Cam sanayisinde camın kalitesini artırmak için tercih edilir. Emayeleme sırasında temizleme ve renk giderme konusunda da kullanılır. Kimyasal laboratuvarda niteik ve diğer nitratlar kullanılarak bitritlerin hazırlanması sağlanır. Betona olan katkısı genellikle priz hızılandırıcı kullanılmasıyla bilinen bir maddedir. Hava ile etkileşimi sonucunda çok çabuk bir biçimde nem tutarak katılaşır.
]]>
Sodyum Kromat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-kromat.html Tue, 30 Oct 2018 23:10:36 +0000 Sodyum Kromat, Sodyum, krom ve oksijenden oluşmuş iyonik özellikteki inorganik bir bileşiktir. Kromik asitin disodyum tuzu, krom disodyum oksit, Rakromat isimleri ile de bilinir.  Na2CrO4 formülüne sahip bu bileşik suda çözünd Sodyum Kromat, Sodyum, krom ve oksijenden oluşmuş iyonik özellikteki inorganik bir bileşiktir. Kromik asitin disodyum tuzu, krom disodyum oksit, Rakromat isimleri ile de bilinir.  Na2CrO4 formülüne sahip bu bileşik suda çözündüğünde sodyum ve kromat iyonlarına ayrılır. Sulu çözeltisi elektriği iletir. Sarı renkli olan bu katı higroskopiktir (suyu sever) ve bünyesine 4, 6 veya 10 tane su alabilir. Diğer kromat bileşikleri gibi sodyum kromat da toksik ve kanserojendir. 

Sodyum Kromatın Yapısı: Na2CrO4 formülüne sahip olan sodyum kromat bileşiğinin molekül kütlesi 161.97 g/mol’dür. 2 tane sodyum (Na+) ve bir kromat anyonundan (CrO4-) oluşur. 

Sodyum Kromat Fiziksel Özellikleri: Sodyum kromat sarı ve kristalik yapıda higroskopik bir katıdır. Kokusuz olan bu katı 2.7 g/mL yoğunluğundadır ve erime noktası 792 °C’dır. Doğada tetrahidrat (Na2CrO4.4H2O), hekzahidrat (Na2CrO4.6H2O) and dekahidrat (Na2CrO4.10H2O) formlarında bulunur. 

Sodyum Kromat Kimyasal Özellikleri: Higroskopik sodyum kromat katısı suyu çok çabuk absorplayarak hidrat tuzlarına dönüşebilir. Suda çözündüğünde sarı renkli çözelti oluşturur. Sodyum kromat ılımlı oksitleyici ajanlardır. 

Sodyum Kromat Üretimi ve reaktivitesi: Krom (6) oksit bileşiğinin sodyum dikarbonat ile oksijenli ortamda tepkimesinden elde edilir. Bu tepkime yaklaşık 1100 0C’de gerçekleşir. Diğer bir elde edilme yöntemi ise krom (6) oksit bileşiğinin sodyum hisdroksit ve sodyum nitrat ile 350 0C’de tepkimesidir. Asitli ortamda krom (6) yükseltgenerek Na2Cr2O7 formülüne sahip sodyum dikromat bileşiğini oluşturur. 

Sodyum Kromat Kullanım Alanları: En çok kullanıldığı alanların başında petrol endüstrisi gelmektedir. Petrol endüstrisinde korozyon önleyici olarak ve sondaj sıvılarında kullanılmaktadır. Bunun yanında tekstilde boya yardımcı maddesi ve mobilyalarda boya koruyucu olarak kullanılır. Sodyum dikromatın üretiminde temel kaynaktır. 

Sodyum Kromatın Sağlığa etkisi: Altı değerlikli bir krom bileşiği olan sodyum dikromat aşırı toksik kanserojendir. Aynı zamanda koroziftir, göz ve deride yanma hissi verir. Yutulduğunda tehlikelidir ve ishal, şok ve karaciğer hasarlarına neden olur. Isıtıldığında bozunarak krom oksit buharı oluşturur ve bu da göz, deri ve mukoza membranına zarar verir. 

]]>
Sodyum Sülfür https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-sulfur.html Wed, 31 Oct 2018 14:14:24 +0000 Sodyum Sülfür, kimyasal formülü Na2S'dir. Nem tutucu özelliğine sahiptir. Sodyum sülfür su içinde çok kolay çözülen sarı renkte olan oldukça pis kokan ve güçlü indirgen bir kimyasal maddedir. Sodyum sülfür ısıtıldığı Sodyum Sülfür, kimyasal formülü Na2S'dir. Nem tutucu özelliğine sahiptir. Sodyum sülfür su içinde çok kolay çözülen sarı renkte olan oldukça pis kokan ve güçlü indirgen bir kimyasal maddedir. Sodyum sülfür ısıtıldığı zaman suni kükürt banyolarının hazırlanmasında kullanılmakta olan poli sülfürleri vermektedir. Sodyum sülfit olarak da bilinir. Yabancı maddeler rengini içermekte olan endüstriyel sodyum sülfür kahverengi, haki ve pembe renkli olur. Kaynama noktası, ağırlık ve erime noktası aynı zamanda yabancı maddeler sebebi ile değişir. Kömür azaltma yöntemi ile elde edilebilir. Baryum sülfat yöntemini kullanarak sodyum sülfat ile baryum sülfat metatez reaksiyonu kullanarak baryum sülfat eldesinin yanı sıra yan ürün olarak da sodyum sülfat çöktürülerek elde edilmektedir. Sodyum sülfür ile hidroksit asit bire bir miktarda karıştırıldığında hidrojen sülfür gazı elde edilir. Sodyum yada potasyum siyanüre hidroklorik asit ilave edilerek hidrojen siyanür eldesi gerçekleşir. 

Sodyum Sülfür Kullanım Alanları

Seramik Alanında; Seramik alanındaki kuvarslar için bastırıcı amaçlı kullanılır.

Metal Alanında; Okside, metalik bakır, çinko ile kurşun minarellerinin flotasyona hazırlanmasında sülfürleme işlemi reaktifi şekilde kullanılır. Ayrıca yarı soy metal cetvellerinin selektif flotayonunda bastırıcı olarak da kullanılır. 

Deri Alanında; Sodyum sülfür deri alanında kıl dökümü amaçlı kullanılır. 

Sodyum Sülfür Özellikleri
  • Çözünürlük: Eter içerisinde çözünmez alkol içerisinde ise çok az çözünebilir.
  • CAS Numarası: 1313-82-2,1313-84-4 pentahidrat, 1313-84-4 nonahydrate
  • PubChem: 237873
  • Suda Çözünürlük: 12.4 gram yüz mililitre
  • EC Numarası: 215-211-5
  • Yoğunluk: 1.856 gram
  • UN Numarası: 1385 susuz 1849 hidrat
  • Koku: Çürük yumurta
  • RTECS Numarası: WE19055000
  • Görünüş: Higrospik taı ve renksiz
  • Moleküler Formülü: Na2S
  • Molar Kütle: 78,045 gram
]]>
Kanda Sodyum Eksikliği https://www.sodyum.gen.tr/kanda-sodyum-eksikligi.html Thu, 01 Nov 2018 05:24:07 +0000 Kanda sodyum eksikliği, çoklukla az tuz tüketilmesinden meydana gelmez. Kanda sodyum düşüklüğü, bedende biriken aşırı sudan ya da aşırı sodyum kaybından oluşur. Kortizol hormonunun ya da tiroit hormonunun yetersiz olması Kanda sodyum eksikliği, çoklukla az tuz tüketilmesinden meydana gelmez. Kanda sodyum düşüklüğü, bedende biriken aşırı sudan ya da aşırı sodyum kaybından oluşur. Kortizol hormonunun ya da tiroit hormonunun yetersiz olması da kandaki sodyum sayısını düşüren etkenlerdir. 

Antidiüretik hormonun fazla salgılanması da bedendeki su oranını artırıp kan sodyum sayısını düşürebilir. Kandaki sodyum düşünce, bulantı, kusma, baş ağrısı, kramp, yorgunluk ve baygınlık gibi haller ortaya çıkar. Çok egzersiz yapanlar, bilhassa maraton koşucuları sodyum eksikliğini daha çok hissederler. Bunun sebebi, bedende sıvı birikimi oluşu ve sıvı atımının azalmasıdır. Kimi zaman, birtakım ilaçların kullanılması da sodyum eksikliğine yol açar. Morfin, romatizma ilaçları, idrar söktürücü ilaçlar, Prozac ve Tofranil gibi ilaçlar bu ilaçlara örnektir. Yetişkin bir insanın günlük sodyum gereksinimi 1,5 gramdır. Bu oran, tuz olarak en çok 5.8 gr’dır. Bir besindeki sodyum oranı 2,5 ile çarpılınca, tuz miktarı saptanır. Kanda sodyum seviyesinin ölçülmesi, böbrek fonksiyonunu değerlendirmede, bedenimizde tespit edilen elektrolit dengesinin tespitinde, süreğen ya da akut hipernatremi ya da hiponatreminin takibine yardımcı olmak için yapılmaktadır. Birey susuz kalmışsa, bedende ödem varlığında, yüksek ya da düşük kan basıncı değerleri gibi birtakım süreğen rahatsızlık tespitinde sodyum değerlerine bakılmalıdır. Vücudumuz dışarıdan aldığımız tuzların lüzumlu sayısını kullanır, kalan bölümünü böbrekler yolu ile  idrarla atar.

Kanda sodyum eksikliği nasıl anlaşılır

Bu problemin bulguları ise halsizlik, kramplar, istifra, baş ağrıları, ani beden sıcaklığı ve kan basıncı düşmesi, depresyon, asabiyettir. Eksikliğinde nabız ile alakalı bilgiler normal civarda değildir, sıkça değişir.  Eksikliğini tam olarak kavrayabilmek için sodyum testinden başka üre, kreatin, böbrek, karaciğer, ürik asit, şeker, trigliserid ve tiroid testlerinin kesinlikle yaptırılması gerekir. Sodyum miktarı 125 mg/l'den az ise acil olarak hekime başvurulmalıdır.

Kanda sodyum eksikliği  hangi hastalıklara yol açabilir

Hiponatreminin yol açtığı birtakım rahatsızlıklar vardır. Bunların birçoğu sinir ile alakalıdır ve en çok sinir iletiminin bulunduğu organ olan beynin çalışmasını gerektiğince olumsuz etkiler. Zihinsel karışıklıklar, bedende uyuşmalar ve süreğen baş ağrılarına da sebep olur. Hiponatremide kaslarda hissizlik, kramplar, kasın işlevini yitirmesi gibi ciddi problemler da ortaya çıkabilir. Sodyum eksikliğinde görülen ilk rahatsızlıklar mide ve bağırsaktadır. Kanda sodyum eksikliği tuz alımı ile giderilebilir. Hem de süt ve süt ürünleri, biber, balık, kavrulmamış kuru yemiş, havuç, yer elması sodyum yönünden zengindir. Maden suyu tüketilmesi tavsiye edilebilir. Yetişkinlerde günlük 1500 mgr sodyum alınmalıdır. Bu ise aşağı yukarı olarak 3750 miligram tuz manasına gelir. 



]]>
Sodyum Kullanım Alanları https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-kullanim-alanlari.html Fri, 02 Nov 2018 03:28:01 +0000 Sodyum Kullanım Alanları: Sodyum, alkali metallerin en çok sarfedilenidir. Her şeyden evvelce sodyum siyanürün (NaCN) organik hazırlamalarda çok kullanılan bileşiklerin hazırlanmasını sağlar. Sodyum su giderici olarak ve sı Sodyum Kullanım Alanları: Sodyum, alkali metallerin en çok sarfedilenidir. Her şeyden evvelce sodyum siyanürün (NaCN) organik hazırlamalarda çok kullanılan bileşiklerin hazırlanmasını sağlar. Sodyum su giderici olarak ve sık sık organik kimyada indirgen kullanılır. Çok sayıda alaşımın bileşimine girer. Genellikle de kurşun tetratilin üretiminde sarf edilen kurşunla bir alaşımda yer alır. Kent içi aydınlatmalarda, alçak ya da yüksek basınçlı sodyum buharlı parlaklığı yüksek olan lambalardan yararlanılır.

Sodyum Kullanım Alanları daha çok indirgen madde olarak kullanılıyor. Bunu haricinde motordaki vuruntu miktarını azaltmak için, ısı değişim ünitelerinde, lastik üretiminde katalizör olarak, düşük erime noktası, yüksek ısı kapasitesi, düşük viskozite, ve ısısal iletkenliği sebebiyle kullanılmaktadır. Sodyum su ile temasa girerse patlar. Sodyum çok ekzotermik bir maddedir. Tarım ve fotoğrafçılık alanlarında, eczacılık, sıkça kullanılır. Sokak aydınlatmalarında, pillerde, cam yapımında ve sofra tuzu (NaCl) eldesinde sarf edilen mühim bir bileşendir. Sıvı sodyum, nükleer santrallerde soğutucu görevinde de kullanılmaktadır. Dünya kabuğunun yüzde2.6'sını meydana getiren sodyum, dünyada en bol tespit edilen altıncı elementtir.

Sodyum kullanım alanları

Deterjan Sanayi: Sodyum sülfatın en büyük kullanım kısmı toz deterjan sanayidir. Doğal Sodyum Sülfat en uygun bir dolgu işlevine sahiptir. Küflenmez, nötr ve ucuzdur. Hemen derhal bütün ülkelerde, uygulamaya sokulan, hava ve su kirlenmesi ile alakalı yeni yasalar sonucunda, deterjanlardaki fosfatın kullanılması azaltılmış, bunun sonucunda sodyum sülfat tüketimi artmıştır.
Cam Sanayi: Sodyum Sülfatın bir diğer kullanıldığı sektörde Cam Sanayidir. Cam hamurunun oluşturulmasında yüzde 3 oranında kullanılmaktadır.
Kağıt Sanayi: Kağıdın ham maddesi olan selüloz kağıt sanayinin esas ham maddesi olması sebebiyle dünya ekonomisinde çok mühim yeri vardır. Sodyum sülfat selülozun üretiminde elyafın pişirilmesinde sarf edilen en mühim kimyasallardan biridir.
Gübre Sanayi: Sodyum Sülfat; Pamuk, tütün, çay, mısır ve turunçgiller gibi klora karşı hassas olan bitkilerin yetiştirilmesinde son derece mühim bir gübre olan Potasyum Sülfatın, üretiminde sarf edilen esas maddelerdendir.
Çeşitli Kimyasal Maddelerin Üretiminde
Sodyum Sülfat ilaveten alüminyum sülfat, sodyum sülfür, sud kostik gibi kimyasalların üretiminde de kullanılmaktadır.

Sodyum ve insan vücudu
â-galaktozidaz, á-amilaz enzimlerinin aktivatörüdür. 3,2 mg plazmada, 0,2 mg eritrositlerde normal durumda bulunur. Günlük gereksinim 4-6 gr kadardır. Hücre dışı sıvılarında bulunur. Sodyum metabolizması, böbrek üstü bezinin korteks hormonları doğrultusunda düzenlenir. İdrar yolu ile uzaklaştırılır. İshal, kusma, bağırsak tıkanmasında sodyum seviyesi azalır. Dehidratasyon, böbrek üstü bezinin aşırı çalışmasında ise artış gösterir. 


]]>
Sodyum Lauril Sülfat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-lauril-sulfat.html Fri, 02 Nov 2018 10:25:08 +0000 Sodyum Lauril Sülfat, Sodyum lauril sülfat (SLS), lauryl sülfatın sodyum tuzudur. Hindistan cevizi kaynaklı bir kimyasal maddedir. Bu ucuz bileşen çok miktarda köpük oluşturmaktadır.Sodyum lauril sülfat, genelde sanayilerde bo Sodyum Lauril Sülfat, Sodyum lauril sülfat (SLS), lauryl sülfatın sodyum tuzudur. Hindistan cevizi kaynaklı bir kimyasal maddedir. Bu ucuz bileşen çok miktarda köpük oluşturmaktadır.Sodyum lauril sülfat, genelde sanayilerde boru hattını temizlemek için tercih edilirken, sıvı bulaşık deterjanı ve yüzey temizleyicilerin de deterjan aktif maddesi olarak kullanılır.

Sodyum lauril sülfat ve sodyum saureth sülfat (SLES), yüzey aktifleştirici kimyasal maddelerdir. Her iki madde de etkin birer bileşim olarak kremler, temizleyici ürünler ve losyonlarda kullanılmaktadır. Krem ve losyonlar da kullanım amaçları deri yüzeyini ıslatmak, lekeleri önlemek ve yağları çözmektir. Temizleyici ürünlerde ve banyo köpüklerinde ise köpürtücü özellikleri sebebiyle kullanılmaktadır. Tüm Şampuanlarda, duş jelinde, diş macunlarında, sıvı sabunlarda, traş köpüklerinde, çamaşır ve bulaşık deterjanlarında, makyaj malzemelerinde kullanılmaktadır. Alınan ürünün içindekiler kısmı mutlaka okunmalıdır. 

Sodyum lauril sülfat, orta tehlikeli olarak nitelenmiş, tahriş edici bir kimyasal maddedir. Şampuanlarda %15 oranına kadar tolere edilir, çünkü saç derimizle yalnızca birkaç dakika temas halinde kalır, sonra durulanarak atılır. Bu sebeple sodyum lauril sülfat içeren şampuanların uzun süre kafa derisinde kalmaması çok önemli, saçı şampuanladıktan sonra en fazla 2 dakika bekleyiniz. Daha fazla bekletirseniz sodyum lauril sülfat saç derisinden emilerek vücuda girer.

Sodyum lauril sülfatın avantajları
  • Köpük miktarını artırır
  • Emülsiyon özelliği nedeniyle fazla yağ ve kiri saç ve deriden uzaklaştırır
  • Sabun köpüğünü daha aktif hale getirir
  • Ve - belki de bu kadar çeşitli alanlarda kullanılmasının en önemli sebebi-üretimi gayet ucuzdur.
Sodyum lauril sülfatın zararları 

Şampuan ile saç derisinden ya da diş macunu ağız yoluyla kan dolaşımına geçen sodyum lauril sülfat %1’in altında dahi alınınca insan sağlığına zararlıdır. Sodyum lauril sülfat; kan hücrelerinde toksik tesire, diş eti hastalıklarına, diş etlerinin şişmesine, dişlerin asitlere karşı direncini azaltarak çürümelere ve alerjik reaksiyonlara zemin oluşturur. Ayrıca aşağıdaki zararlı etkileri vardır.
  • Endokrin (hormon) bozulması
  • Kanser oluşturan diğer kimyasallar ile reaksiyona girer ve kanser oluşumunu hızlandırır
  • Sodyum lauril sülfat saç foliküllerine zarar veren oldukça sert bir aşındırıcıdır
  • Sodyum lauril sülfat özellikle göz hücreleri tarafından anında emilir özellikle çocuklarda zararlı etkisi ve gelişimi gözlenmektedir
  • Kuru cilt
  • Aşırı cilt hassasiyeti olur.
Sodyum lauril sülfatın güvenliliği konusunda Avrupa Komisyonu ve uzman danışma kurulu olan SCCS tarafınca hiçbir şüphe duyulmamaktadır.
Bileşiğin güvenliliği ve toksitisesi 1983 yılında Amerika Cosmetic Ingredient Review (CIR) Expert Panel’i tarafınca incelenmiş ve bileşiğin güvenli olduğu kararı verilmiştir. Bu görüş CIR tarafından 2002'de ek 250 bilimsel çalışmayla tekrar onaylanmıştır. Yüksek oranda sodyum lauril sülfat tahrişe yol açabilse de kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde kullanılan sodyum lauril sülfat çok düşüktür. 

]]>
Sodyum Sitrat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-sitrat.html Fri, 02 Nov 2018 19:30:45 +0000 Sodyum Sitrat, bir çok alanda kullanılan ve çok özellikli bir element olarak bilinen bir elementtir. Sodyum sitrat E 331 ürün kodu olan C6H5Na307 kimyasal numarası bulunan elementtir. Sodyum sitrat gıda, eczacılık, kozmetik, Sodyum Sitrat, bir çok alanda kullanılan ve çok özellikli bir element olarak bilinen bir elementtir. Sodyum sitrat E 331 ürün kodu olan C6H5Na307 kimyasal numarası bulunan elementtir. Sodyum sitrat gıda, eczacılık, kozmetik, plastik ve ilaç sanayinde kullanılan elementler arasında ilk sıralarda bulunan ve bütün bu alanlarda çok fazlaca kullanılan bir elementir. Sodyum sitrat özellikle gıda endüstrisinde maddelerin aromasının stabil edilmesi ve ayrıca yine yiyeceklerin asitini düzenleyen bileşen olarak kullanıldığını söylememiz uygun olur. Sodyum sitrat ayrıca metallerin temizlenmesi görevini de fazlaca yapmaktadır. Sodyum sitrat elementinin en büyük özelliklerinden biriside suda çözünürlüğünün çok yüksek olması sebebi ile maddeler üzerinde lezzet yönünden çok katkılı olduğu ve yüksek şelat oluşturduğu bilinmektedir. Sodyum sitrat sodyum, potasyum ve kalsiyumun da bulunan karboksilik hidrojenlerin metalaler veya organik radikaller ile yer değiştirmesi sonucu elde edilmektedir.

Sodyum Sitrat Kullanım Alanları

Sodyum sitrat kozmetik alanında, eczacılık alanında ve gıda alanında ve plastik sektörün de çok fazla kullanılmaktadır. Sodyum sitrat özelliği sebebi ile besleyici bileşen görevi görmektedir. Ayrıca sodyum sitrat asitliği düzenlemektedir. Sodyum sitrat daha bir çok özelliği bulunan bir elementtir. Örneğin metal iyonlarını bağlamak, içerisine girdiği ürünlerin stabilize edilmesini sağlar, antioksidan görevi görmekte, .çerisinde bulunduğu ürünlerin yapılarını sıkılaştırır, kan merkezlerinde depolanan kanların pıhtılaşmasını önlemekte ve solventler de yada gıda ile temas eden plastiklerin gıda ile plastik arasında resin görevi yapmaktadır. 

Sodyum Sitrat Yapı Özellikleri

Sodyum sitrat dihitrat olarak da bilinmektedir. Sodyum sitrat beyaz granüler beyaz kristalimsi yada kristal yapıda ve toz halinde bulunan elementtir. Ayrıca sodyum sitrat kokusuz olmakta ve tuzlu tadı bulunmaktadır. Sodyum sitrat yapıları itiberi ile nemli havalarda büyük kristaller oluşturmaktadır ve suda çok kolay çözülen yapısı bulunmaktadır. Ayrıca sodyum sitrat etanolde %96 çok pratik çözülemez. Sodyum sitrat düşük reaktivite özelliği ve toksit olmayan nötr bir tuz yapısı bulunur ve bu yapısı sayesinde normal sıcaklıktaki depolamalarda stabil olma özelliği bulunmaktadır. Çok yüksek nem özelliğine sahiptir. Son olarak sodyum sitrat depolama alanlarında aşırı düzeyde topaklanma yapmaktadır.

Sodyum Sitrat Gıda Ve İçeceklerde

Sodyum sitrat gıdalarda ve içeceklerde var olan aromanın artırılması veya değiştirilmesinde son derece etkilidir. Ayrıca gıda maddelerinin pH sini kontrol etmekte, sert ve acı tadı düzenlemekte, ürün fazlarının ayrılmasını düzenlemekte, peynirlerde bulunan kalsiyum iyonlarını düzenlemekte, dondurmada bulunan yağ maddelerinin yapışmasını önlemekte, peynirin dilimlerine esneklik vermekte, jölelerde jelleşmeyi ağırlaştırmakta, etlerin üzerine oluşan fosfat oluşumunu önlemekte, yumuşak içeceklerde bulunan pH düzeyini korumada kullanılmaktadır. 

Sodyum Sitrat Ecza Ürünlerinde

Sodyum sitrat ecza ürünlerinde kullanımı olarak ürünlere pH takviye eder, kalsiyumu selatlamakta, ingridiyentleri stabilitesini korumakta, damar ve dokuların büzülmesini en aza indirmekte, ürün ve kan alkalizeri fonksiyonlarını sergilemektedir.

Son olarak sodyum sitrat temizlik ürünlerinde ise suda bulunan iyonları tutarak tutulan iyonların deterjan ve özellikle sabunların üzerinde gösterdikleri faaliyetleri engellemek ve önlemek gibi faydaları bulunmaktadır. Ve sodyum sitrat deterjanlarda temizleyici olarak kullanılan fosfatların yerine geçerek diğer kimyasallar ile reaksiyona girme özelliğini göstermektedir.

]]>
Sodyum Karbonat Formülü https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-karbonat-formulu.html Sat, 03 Nov 2018 14:21:28 +0000 Sodyum Karbonat Formülü; Na2Co3' tür. Molekül ağırlığı 105,98g/mol 'dür. Yoğunluk oranı 2.54 g/cm3 'tür. Erime noktası 851 santigrat derece. E 500 kimyasal adıdır. Soda külü de denir. Suda çözünebilen kimyasal bir maddedir Sodyum Karbonat Formülü; Na2Co3' tür. Molekül ağırlığı 105,98g/mol 'dür. Yoğunluk oranı 2.54 g/cm3 'tür. Erime noktası 851 santigrat derece. E 500 kimyasal adıdır. Soda külü de denir. Suda çözünebilen kimyasal bir maddedir.Taş şeklinde şeffaf, beyazımsı bir görünümdedir. Bazik tuz olarak bilinmektedir. Kimya biliminde  adı sodyum karbonat ve trona olarak bilinir. Eskiden soda olarak  kullanılan temizlik ürünü, sodyum karbonat maddesinin suyla seyreltilmiş bir türevidir, aynısı değildir. Soda ve sodyum karbonatı karıştırılmamak gereklidir. Soda kristal yapıdadır.Sodyum karbonat formülü sodaya daha yoğun kimyevi içeriklidir.Saf halde, çamaşırları yıpratır ve makinede kullanılırsa makineye zarar verebilir. Sodyum karbonat formülünün kullanım alanları oldukça geniştir.

Sodyum Karbonat Kullanım Alanları :
  • Soda üretiminde kullanılır.
  • Kum ve soda çok yüksek ısıda birleştirilerek, şok ile soğutulup cam imal edilir. Camın ham maddesinden biridir.
  • Sodyum karbonat boya ve lif arasında bağ kurar. Bu sayede tekstil endüstrisinde kullanılır.
  • Toz içeceklerde, asit düzenleyici ve gıda katkısı olarak kullanılır.
  • Tuğla yapımında ıslatma işlemini kolaylaştırır. Bu şekilde daha az suya gerek duyulur.
  • Sürtünmeyi kolaylaştırması ve ağız Ph' nı yükselttiği için diş macunu üretiminde kullanılır.
  • Sabun ve deterjan imalatında kullanılır.
  • Selülozik elyafların  pişirilmesinde kullanılır.
  • İkinci dereceden yanıkların tedavisinde su ve sodyum karbonat karışımı hamur olarak kullanılabilmektedir.
  • Maden suyu içinde kullanılabilmektedir.
  • Selüloz ve kağıt imalatında kullanılır.
  • Kurşunun rafinesinde, fotoğrafçılıkta kullanılır.
  • Kimya sanayisinde birçok yerde sodyum karbonat formülü uzman kişilerce kullanılmaktadır. Kimyasal bütün ürünler dikkatli bir şekilde kullanma  talimatına uygun olarak kullanılmalıdır.
]]>
Sodyum Pentotal https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-pentotal.html Sat, 03 Nov 2018 20:37:50 +0000 Sodyum Pentotal, 15 dakikalık kısa operasyonlarda tek anestezik ajan olarak, diğer anestezik ajanların uygulanmasından önce anestezinin başlatılmasında, lokal anestezinin tamamlanmasında, analjezi ya da kas gevşemesi için, Sodyum Pentotal, 15 dakikalık kısa operasyonlarda tek anestezik ajan olarak, diğer anestezik ajanların uygulanmasından önce anestezinin başlatılmasında, lokal anestezinin tamamlanmasında, analjezi ya da kas gevşemesi için, diğer ajanlarla anestezinin dengelendiği esnada hipnozun sağlanmasında, inhalasyon anestezisi ve lokal anestezi sırasında ya da sonrasında veya diğer nedenlerle oluşan konvülsif hallerin kontrol altına alınmasında, eğer yeterli ventilasyon sağlanmış ise intrakraniyal basıncı artmış sinir sistemi cerrahisi hastalarında, psikiyatrik vakalarda narkoanaliz ve narkosentezde kullanılır.

Sodyum pentotal, İnhibitör nörotransmiter GABA'nın reseptörlerin ayrılma süratini yavaşlatır ve retiküler aktive edici sistemi deprese eder. İntravenöz bolus sonrası 5-10 dakikalık etki süresi; yüksek yağda erirlik ve ilacın beyinden inaktif dokulara redistribüsyonuna bağlıdır. İndüksiyon dozları kan basıncında bir düşme ve taşikardiye sebep olur. Medüller solunum merkezi üzerinde yaptığı hipoksi ve depresyon hiperkapni yol açar ve solunum yanıtını azaltır. Beyin kan damarlarında vazokontrüksiyon, beyin kan akımında ve kafa içi basıncında azalma meydana getirir. Renal kan akımını ve glomerüler filtrasyon hızını düşürür. Karaciğere olan kan akımını azaltır. Barbitüratlar variegate porfiri, akut intermittan porfiri ve herediter koproporfiride kontraendikedir.


Sodyum Pentotal Kullanımı: Yalnızca intravenöz yolla uygulanır. Bireylerin ilaca verdiğicevap çok değişken olduğundan belli bir dozu yoktur. İlacın dozu yaş, cinsiyet ve vücut ağırlığı göz önüne alınarak bireyin gereksinimlerine göre belirlenir. Buluğ öncesi dönemdeki hastaların doz  ihtiyaçları her iki cinsiyet için aynıdır, fakat yetişkin kadınlar yetişkin erkeklerden daha az doza gereksinim duyarlar. Doz çoğunlukla beden ağırlığı ile orantılıdır.

Premedikasyon çoğunlukla vagal refleksleri bastırmak ve salgılamayı önlemek için skopolamin ve atropin verilerek yapılır. Ek olarak sıklıkla bir barbitürat veya opiat da verilir. İdeal olarak bu ilaç uygulamasının doruk etkisine indüksiyon anından hemen önce ulaşılmalıdır. 

Anestezide Kullanımı: Bireyin göstereceği tepkiye bağlı olarak 20-40 saniyelik aralıklarla 50–75 mg enjekte edilerek ortalama yetişkinlerde oldukça yavaş indüksiyon sağlanabilir. Anestezi bir kere sağlandıktan sonra hastanın her kımıldamasında 25–50 mg'lık ek enjeksiyonlar verilebilir. Solunum depresyonu ve aşırı doz olasılığını mümkün olduğunca azaltmak için yavaş enjeksiyon önerilir. Başlangıç dozu olarak, ortalama bir yetişkinde hızlı indüksiyon için genellikle 3–4 mg/kg yeterlidir. Tek başına anestezik ajan olarak kullanılacağında, anestezi düzeyi gerek duyuldukça tekrarlanan küçük dozların enjeksiyonuyla veya %0.2-0.4'lük konsantrasyonlarda devamlı intravenöz damla yoluyla sağlanabilir

Sodyum Pentotal Uyarı:Yaşama döndürücü ve endotrakeal entübasyon aletlerle oksijen her zaman hazır bulundurulmalıdır. Her an solunum yolunun açık olması sağlanmalıdır. Bu ilaç yalnıza intravenöz anesteziklerin kullanımında uzman bireyler tarafından uygulanmalıdır. Venleri çatlatmaktan ya da arter içine enjeksiyondan kaçınılmalıdır. İlaç bağımlılık yapabilir. Hazırlanmasında ve uygulanmasında her daim aseptik şartlara uyulmalıdır.

Sodyum Pentotal Yan etkileri: Solunum depresyonu, kardiyak aritmileri, miyokardiyal depresyon, uykulu halin ve uyanışın uzaması, öksürme, aksırma, bronkospazm, larengospazm ve titreme görülebilir. Tiyopentale karşı anafilaktoid ve anafilaktik reaksiyonlar görüşmüştür. Semptomlar, örneğin bronkospazm vazodilasyon, ürtiker ve ödem, konvansiyonel tarzda giderilmelidir. Nadir olarak, böbrek yetmezliği ve radyal sinir felciyle birlikte immün hemolitik anemi görülmüştür.
]]>
İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu https://www.sodyum.gen.tr/izotonik-sodyum-klorur-solusyonu.html Sun, 04 Nov 2018 18:22:05 +0000 İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu, vücudumuzun temel yapı taşlarından biri olan sodyum ve klorür iyonlarını birlikte içeren ve damar içi yoldan uygulanan bir çözeltidir. Vücuttan eksilen sıvının ve tuzun yerine İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu, vücudumuzun temel yapı taşlarından biri olan sodyum ve klorür iyonlarını birlikte içeren ve damar içi yoldan uygulanan bir çözeltidir. Vücuttan eksilen sıvının ve tuzun yerine konmasında etkilidir.

50, 100, 150, 250, 500 ve 1000 ml'likesnek torbalarda izotonik sodyum klorür solüsyonu (Medifleks ) sunulmuştur. Setli ve setsiz olmak üzere iki formu bulunmaktadır.İlaç sadece toplardamar içine ve bu amaca uygun bir plastik boru (set) aracılığı ile uygulanır.

İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu vücudumuzun susuz ve tuzsuz kalması (dehidratasyon) durumunun tedavisinde ve de bu durumun oluşmasını önlemek için kullanılkaktadır.İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu, konsantre formda bulunmakta olan bazı damar içi uygulamaya uygun ilaçların damar içerisine uygulanmadan önce seyreltilmesi amacı ile de kullanılmaktadır.

İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu için alerjinizin olup olmadığından emin değilseniz, doktorunuza danışmalısınız.

İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu için dikkat edilecekler

İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu birçok hastada emniyetli bir ilaçtır. Ama kalbiniz, böbrekleriniz, karaciğeriniz ya da akciğerlerinizde sorunlar varsa, şeker hastaysanız ya da vücudunuzda aşırı tuz birikimine bağlı ödem varsa doktorunuz bu ilacı sizin uygulamamanıza karar verebilir.

Şayet sizde şu hastalıklardan biri varsa:

  • Ciddi böbrek yetmezliği,
  • İdrar yollarında tıkanıklık,
  • Konjestif kalp yetmezliği,
  • Vücudunuzda veya kol ve bacaklarınızda su toplanması (ödem) halinde bu ilaç size dikkatle uygulanmalıdır.
  • Bu ilaç size elektronik bir pompa aracılığı ile uygulanacaksa, şişenin tümü ile boşalmadan önce pompanın çalışmasının durmuş olmasına dikkat edilmelidir.

Bu ilacın size uygulanırken kullanılan boruların (setlerin) yirmi dört saatte bir değiştirilmesi önerilir. Ayrıca sadece torba sağlamsa ve içindeki çözelti berrak ise kullanılmalıdır.

İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu'in yiyecek-içecek ile kullanılması

Hamilelik: İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Doktorunuz tarafından özellikle müsait görülmediği takdirde, hamilelik döneminde İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu'nu kullanmamalısınız. Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu farkeder iseniz hemen doktorunuza ya da eczacınıza danışınız.

Emzirme: İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Bebek emziriyorsanız, bu durumu doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz tarafından özellikle müsait görülmediği durumda, emzirme döneminde İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonunu kullanmayınız.

Çözeltiye ilave edilecek herhangi başka bir ilaçla oluşabilecek bir geçimsizlik riskini minimize etmek için, karıştırma işleminden sonra, uygulamadan önce ve uygulama esnasında belirli aralarla uygulama yapılacak son karışımda herhangi bir bulanıklık yada çökelme olup olmadığı sağlık görevlisince kontrol edilecektir. İzotonik Sodyum Klorür Solüsyonu, karbenoksolon, kortikotropin kullanan hastalarda dikkatli uygulanmalıdır.


]]>
Sodyum Bikarbonat Ampul https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-bikarbonat-ampul.html Mon, 05 Nov 2018 05:21:34 +0000 Sodyum Bikarbonat Ampul, Sodyum bikarbonat, etkin madde olarak sodyum bikarbonat olan bir ampuldür. Her 10 mİ'sinde 840 mg sodyum bikarbonat içeren 10 ml'lik ampullerde piyasaya sürülmüştür. Sodyum bikarbonat, kalp durması sonra Sodyum Bikarbonat Ampul, Sodyum bikarbonat, etkin madde olarak sodyum bikarbonat olan bir ampuldür. Her 10 mİ'sinde 840 mg sodyum bikarbonat içeren 10 ml'lik ampullerde piyasaya sürülmüştür. Sodyum bikarbonat, kalp durması sonrasında, beden pH'sını normale döndürmek için kullanılmaktadır. Kalp durması sırasında vücutta aşırı miktarda asit meydana gelir ve sodyum bikarbonat enjeksiyonuyla artan asit miktarı normale döndürür.

Böbrek yetmezliğiniz varsa, metabolizma veya solunum sisteminde asit-baz dengesizliğiniz varsa, ödeminiz varsa, kan basıncınız yüksekse (hipertansiyon), solunum yetmezliğiniz varsa, kalbiniz vücudunuza ihtiyacı olan kanı pompalayamıyorsa, klor eksikliğiniz varsa ya da serum böbrek taşı hikayesi ile birlikte potasyum eksikliğiniz varsa ya da serum kalsiyum düzeyi düşükse ve sodyum seviyesi yüksekse sodyum bikarbonatı kullanmayınız.

Sodyum bikarbonatın içecek ve yiyecekle kullanılması kullanım yolu sebebiyle besinlerle herhangi bir etkileşimi yoktur. Sodyum bikarbonatı hamileyseniz veya emziriyorsanız sodyum bikarbonatı dikkatli kullanınız. Tıbbi gereklilik olmadıkça gebelik süresince kullanımı önerilmemektedir. Tedaviniz esnasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza ya da eczacınıza danışınız. Sodyum bikarbonat damar yoluyla veriliyorsa, bebeğinizi emzirmeyiniz. Sodyum bikarbonatın araç ve makine kullanımına olumsuz etkisi yoktur. Sodyum bikarbonat ampul her ampulde 230 mg sodyum içerir. Bu hal, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde tutulmalıdır. Sodyum bikarbonatın aşağıdaki ilaçlarla birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır. Kortikosteroid ve kortikotropin için kullanılır. 

Sodyum bikarbonat nasıl kullanılır Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı ve uygulama dozu kandaki asit miktarına bağlı olarak değişmektedir. Genel başlangıç dozu beden ağırlığının kg'ı başına 1 mmol'dür. Bu ifade beden ağırlığınız 50 kg ise, size 50x1=50 mmol şeklinde olmalıdır. Sodyum bikarbonatı kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir uzmana durumu bildiriniz. Unutulan dozları dengeleyebilmek için kesinlikle çift doz almayınız.

Olası yan etkiler nelerdir Tüm ilaçlar gibi sodyum bikarbonatın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan bireylerde yan etkiler olabilir. Kas kasılması ve aşırı hassasiyet durumlarından biri olursa, sodyum bikarbonatı kullanmayı durdurunuz ve hemen doktorunuza bildiriniz ya da size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz. Bunlar çok ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahaleye ya da hastaneye yatmaya gerek olabilir.

]]>
Kanda Sodyum Düşüklüğü https://www.sodyum.gen.tr/kanda-sodyum-dusuklugu.html Mon, 05 Nov 2018 07:17:47 +0000 Kanda Sodyum Düşüklüğü, Vücutta en çok bulunan minerallerden biri olan sodyum, damar içinde kan oranı, tansiyon kontrolünü, kas ve sinir hücrelerinin düzenli çalışmasını sağlaması açısından oldukça önemli bir elektro Kanda Sodyum Düşüklüğü, Vücutta en çok bulunan minerallerden biri olan sodyum, damar içinde kan oranı, tansiyon kontrolünü, kas ve sinir hücrelerinin düzenli çalışmasını sağlaması açısından oldukça önemli bir elektroniktir. Kanda normal sodyum oranı 135-145 mE/q olarak kabul edilir. Kanda bulunan sodyum değerinin bu orandan daha düşük olması kanda sodyum eksikliği (hiponatremi) olarak tanımlanır. Sodyum minerali vücuda çoğunlukla sofra tuzundan ve tüketilen tuzlu gıdalardan alınmaktadır.

Kanda sodyum düşüklüğü belirtileri, 

Bu rahatsızlığın belirtileri sodyum eksikliğinin ne kadar süre yaşandığına ve ne kadar oranda düştüğüne bağlı olarak değişebilir. Sodyum oranının kişi de yavaş yavaş azaldığı durumlarda, bu durum tehlikeli bir noktaya gelene kadar hastada hiçbir belirti ortaya çıkmayabilir. Sodyum seviyesinin aniden düştüğü durumlarda ise, bir ya da birkaç belirti beraber ortaya çıkabilir. Kanda sodyum değerinin düşük olması durumunda yaşlı hastalarda ortaya çıkacak belirtiler gençlere göre daha şiddetli olabilir. Kanda sodyum düşüklüğü hücrelerin su alarak şişmesine neden olabileceği gibi, baş ağrısı, sersemlik hali, bulantı ve kusma, halsizlik, iştahsızlık, vücut ısısının düşmesi, kas krampları ve kas ağrıları, oryantasyon bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve iştahsızlık gibi belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur.

Kanda sodyum düşüklüğü nedenleri, 

Hastanın aşırı sıvı alımı hikayesinin olması, idrar söktürücü ve tansiyon düzenleyeceği gibi ilaçların kullanımı, kusma ve ishal gibi vücuttaki elektrolitlerin kaybına neden olan durumlar, karaciğer, böbrek ve kalp hastalıkları, aşırı su içmek, psikiyatrik su alım hikayesi, hipofiz bezinde ortaya çıkan bozukluklar ve hipotiroidi gibi durumlar kanda sodyum eksikliği nedenleri arasında sayılabilir. 

Kanda sodyum düşüklüğü tedavisi, 

Yapılan tahlillerde kanda sodyum düşüklüğünün belirlenmesi durumunda aynı zamanda hastaya böbrek ve karaciğer testi, kanda şeker oranı, idrar dansitesi, kretain ve kanda trigliserid ölçümlerine de ihtiyaç duyulur. Bununla beraber kesinlikle tiroid hormonu ölçümü de yapılması gerekir. Bu ölçümlerin sonucunda kanda sodyum seviyesinin düşük olmasının belirlenmesi durumunda ilk olarak kanda sodyum düşüklüğünün hafif olduğu durumlarda hastaya tuz tüketimini artırması ve bazı egzersiz programları gibi ufak öneriler tavsiye edilir. Aniden gelişen sodyum düşüklüğü durumunda ise, hastaya damar yolundan elektrolit sıvısı ve sodyum destekleri verilir. Kandaki sodyum eksikliği durumunda aynı zamanda hastaya vücudundaki aşırı suyun almasını sağlamak için sodyum tutan ilaçlar reçete edilir ve ilaçlarla beraber bazı durumlarda kişinin diyalizede girmesi gerekli olabilir.
]]>
Sodyum Tripolifosfat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-tripolifosfat.html Mon, 05 Nov 2018 21:17:50 +0000 Sodyum Tripolifosfat, Sodyum tripolifosfat trifosforik asidinin sodyum tuzudur. Sodyum tripolifosfat inorganik bir tuzdur. Beyaz toz ya da granül halde bulunur. Suda çözünebilen Sodyum Tripolifosfat Yüksek pH lı bir ür Sodyum Tripolifosfat, Sodyum tripolifosfat trifosforik asidinin sodyum tuzudur. Sodyum tripolifosfat inorganik bir tuzdur. Beyaz toz ya da granül halde bulunur. Suda çözünebilen Sodyum Tripolifosfat Yüksek pH lı bir üründür ve pH yaklaşık 10,5 gibidir.  
 
Sodyum tripolifosfat: Diş macunu, sabun ve deterjanlarda temizleme işlevini iyileştirmek için kullanılmaktadır. Deterjanlar ve sabunda ayrıca yapılandırıcı bir dolgu maddesidir. Sodyum tripolifosfatın suyun sertliğini giderici ve kiri çamaşırdan kopararak bünyesine bağlama niteliği vardır. Sodyum tripolifosfat yaygın olarak toz, jel, sıvı ve tabletler gibi düzenli ve kompakt çamaşır deterjanlarında, toz, jel, sıvı ve tabletler gibi otomatik bulaşık yıkama deterjanlarında, tuvalet temizleyicilerinde ve yüzey temizleyicilerde kullanılmaktadır.  Yüzey aktiflerin etkili bir biçimde işlemesine olanak sağlayan su sertliğinin ayrılması, pH tamponlama, kir emülsifikasyonu ve tortulaşmayı engelleme, yağın hidrolizi ve kir partiküllerini çözme-dağıtma gibi işlevlerini yerine getirir. Sodyum tripolifosfat endüstriyel  ve kurumsal temizleticilerde de büyük oranda kullanılmaktadır.

Sodyum Tripolifosfat Kimyasal Formülü,

Kimyasal formülü Na5P3O10 olan sodyum tripolifosfat, trifosforik asidin sodyum tuzudur. Alkali fosfatlar, dağıtma, ayırma ve tamponlama kabiliyetiyle kombinasyon içerisinde deterjanlık aktivitesi sergiler. 1940’lı yıllardan bu yana özellike deterjan sektöründe kendine has niteliklerinden dolayı bu madde geniş bir kullanım alanına sahiptir. Hekzahidrat formu sodyum tripolifosfat den daha kararlı olup ticari olarak bu formuyla kullanımı yaygındır.

Sodyum Tripolifosfat Üretimi,

Fosforik asitin sodyum karbonat ya da sodyum hidroksit ile muamelesi üzerinden yürütülen bir süreç ile gerçekleştirilir. Genelde sprey fırın yöntemi ile üretilmektedir. Kararlı yapıya sahip sodyum tripolifosfat sodyum dihidrojen fosfat ve disodyum hidrojen fosfatın 500 - 550 °C ye ısıtılmasıyla gerçekleştirilmektedir. Sodyum tripolifosfat sentezinde fosforik asit ve sodyum karbonat kullanılarak hazırlanan disodyum hidrojenfosfat ve sodyum dihidrojenfosfat karışımının 400-450 °C de kalsifikasyonu metoduna dayanmaktadır.

Sodyum Tripolifosfat Kullanım Alanları,
  • Sodyum tripolifosfat yaygın olarak toz, sıvı, jel ve tabletler gibi düzenli ve kompakt çamaşır deterjanlarında, otomatik bulaşık yıkama deterjanlarında 
  • Tuvalet temizleyicilerde ve yüzey temizleyicilerde kullanılmaktadır
  • Su sertliğinin ayrılması düşürülmesi işlemlerinde kullanılmaktadır.
  • Kir emülsifikasyonu ve tortulaşmayı engelleme özellikleriyle kullanılmaktadır.
  • Kimya sektöründe pH tamponlamak için kullanılmaktadır.
  • Yağ kuyusunda pıhtılaşma bozucu ajan ve koton kaynatmada ayırıcı ajan olarak kullanılmaktadır.
]]>
Sodyum Hidroksit Formülü https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-hidroksit-formulu.html Tue, 06 Nov 2018 01:45:41 +0000 Sodyum hidroksit formülü; kimya ve birçok endüstride kullanılan önemli temel bir birleşiktir. Sodyum hidroksitin diğer bir adı kostiktir. Beyaz renkte olup nem çekici özelliği olan bir maddedir. Yumuşak, sabun hissi veren ve Sodyum hidroksit formülü; kimya ve birçok endüstride kullanılan önemli temel bir birleşiktir. Sodyum hidroksitin diğer bir adı kostiktir. Beyaz renkte olup nem çekici özelliği olan bir maddedir. Yumuşak, sabun hissi veren ve kaygan bir yapıdadır. Sıvı ve katı halde bulunmaktadır. Herhangi bir kokusu da bulunmamaktadır. Katı olanı payet, boncuk gibi şekillerde olurken sıvı olanı, sulu çözelti şeklinde bulunmaktadır. Sodyum hidroksit 1807 yılında Humphrey Day tarafından bulunmuş olup, nasıl bulunduğu konusunda net bir bilgi bulunmamaktadır.

Sodyum hidroksit formülü özellikleri;
  • Kimyasal adı; Sodyum hidroksit
  • Formülü: NaOH
  • Moleküller ağırlığı; 39.9971 g/mol.
  • Yoğunluk; 2.1 g/cm3
  • Renk; beyaz, katı sıvı, berrak
  • Erime noktası; 318 derece
  • Kaynama noktası; 1390 derece
Sodyum hidroksit kendiliğinden doğal bir şekilde meydana gelmemektedir, fakat üretimi çok kolaydır. Basit sofra tuzunun elektrolizi sonucunda %50'lik bir çözelti şeklinde üretilmektedir. Klor gazı bu esnada meydana gelir. Çözeltideki suyun buharlaşması sonucunda katı haldeki kostik elde edilmektedir. 25 kg. paketli ambalajlarda yapılarak ticareti yapılmaktadır.

Sodyum hidroksit formülü kullanılan alanlar;

Sodyum hidroksit endüstride bir çok alanda kullanılmaktadır. Boya, kağıt, yapay ipek, deterjan sanayinde, petrol rafinelerinde kullanılmaktadır. En büyük kullanım alanı kimyasal endüstri alanıdır. Daha sonra deterjan, boya ve kağıt sektöründe kullanılmaktadır. Alüminyum üretiminde de kullanılmaktadır.

Kağıt yapımında Sodyum hidroksit ve sülfit temel maddelerdir. Üretilen kahverengi kağıdı beyazlaştırmak için Sodyum hidroksit kullanılmaktadır. Sodyum hidroksit sabun üretiminde ve petrol sanayinde biodizel üretiminde kullanılmaktadır. Meyve ve sebzelerin kimyasal yollarla soyma işleminde, kakao ve çikolata işlemede kullanılır. Ayrıca karamel ve meşrubat üretiminde kıvamlaştırmada kullanılmaktadır. Aynı zamanda Sodyum hidroksit temizleme malzemesi olarak da kullanılır, en yaygın olanı lavabo açıcılarıdır. Gres ve ağır yağları çözebilmektedir. Kanalizasyon atık su borularının temizliğinde kullanılmaktadır. Güçlü yağ alma özelliği bulunduğu için paslanmaz çeliklerde de kullanılmaktadır.

Hayatımızın her alanında kullandığımız birçok eşyanın yapımında kullanılan Sodyum hidroksit, yaşantımızda önemli bir yer etmiştir.
    ]]>
    Sodyum Dodesil Sülfat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-dodesil-sulfat.html Tue, 06 Nov 2018 06:44:34 +0000 Sodyum Dodesil Sülfat, Hücre zarında protein protein, protein lipit etkileşimlerini parçaladığı için zar proteinlerinin çözülmesinde kullanılan bir biyolojik deterjandır. Preparatif saflaştırmada, büyük miktarda saflaşt Sodyum Dodesil Sülfat, Hücre zarında protein protein, protein lipit etkileşimlerini parçaladığı için zar proteinlerinin çözülmesinde kullanılan bir biyolojik deterjandır. Preparatif saflaştırmada, büyük miktarda saflaştırılmış protein üretimi hedeflenir. Bu tür proteinlerin örnekleri arasında enzimler, gıdasal proteinler ve bazı biyofarmasötikler sayılabilir. Analitik saflaştırmada ise, bir protein nispeten küçük miktarlarda, araştırma ya da analiz amaçları için üretilir. Bu tür amaçlara örnek olarak, protein kimliklemek, nicelemek, ve onun yapısını, çevrim sonrası değişimleri ve işlevleri üzerinde araştırma yapmak sayılabilir. Üreaz ve pepsin enzimleri, kristalize edilebilecek derecede saflaştırılan ilk proteinler olmuştur.

    Sodyum dodesil sülfat: Bir saflaştırma işleminin tasarımındaki en temel seçim, başlangıç malzemesidir. Bir bitki ya da hayvanın gövdesinde belli bir protein homojen biçimde dağılmış olmaz; proteinin konsantrasyonu değişik organ ya da dokularda daha az ya da  daha çok olabilir. En yüksek konsantrasyona sahip doku ya da organın kullanılması, saflaştırma işlemini daha verimli kılar, çünkü belli miktarda saf protein elde etmek için gerekli hacim daha az olur. Eğer protein düşük miktarda mevcutsa ya da ekonomik değeri yüksek ise, bilim adamları rekombinant DNA teknolojisi kullanarak istenilen proteini yüksek miktarda üretecek hücreler geliştirebilirler. Rekombinant ekspresyon sayesinde protein, saflaştırılmasını kolaylaştıracak biçimde işaretlenebilir, böylece saflaştırma daha az sayıda adımla olabilir. Ayrıca, rekombinant ekspresyonda istenilen proteinin oranı, doğal kaynaklardakine kıyasla daha yüksek miktarda olur.

    Proteinleri saflaştırmak için kullanılan yöntemler kabaca analitik ve preparatif metotlar olarak ayrılabilir. İkisi arasındaki fark, kullanılan metotla ne kadar protein üretilebildiğine bağlıdır. Analitik metotlarda, bir karışım içindeki protein tespit edilip, miktarının belirlenmesi hedeflenir; preparatif metotlarda ise başka amaçlar için bir proteinin büyük miktarda üretilmesi hedeflenir. Genelde, preparatif metotlar analitik amaçla da kullanılabilir lakin bunun tersi doğru değildir.

    Protein saflaştırması için çeşitli metotlar mevcuttur ve genelde bunlardan birkaçının kombinezonu neticesi kullanılır. İlk defa saflaştırılacak bir protein halinde bunlardan hangisinin uygulanacağı, kısmen deneme yanılma suretiyle belirlenir. Alternatif metotlar arasında karar verilirken göz önünde tutulan faktörlerden bazıları, malzemelerin masrafı, harcanan zaman ve elde edilen proteinin kalitesidir.

    Bazı hallerde bir doku veya hücrenin parçalanarak istenen bir proteinin çözelti içine sokulması gerekir. Bu hedefe ulaşmanın birkaç yolu vardır: Tekrarlı dondurma ve eritme, sanikasyon, filtreleme, yüksek basınçla homojenizasyon veya organik çözücülerle hücre zarının geçirgenleştirilmesi gibidir. Seçilecek metot, proteinin ne derece hassas olduğu ve hücrelerin ne derece sağlam olduğuna bağlıdır. Bu özütleme safhasından sonra çözünür proteinler çözelti içine girerler. Hücre zarı DNA ve diğer hücre bileşenlerinden santrifüjleme  vasıtasıyla ayrıştırılabilirler. Bu safhada hücrenin proteazları da çözeltiye karışıp, diğer proteinleri sindirmeye başlayabilirler. Eğer saflaştırılacak protein bu proteazlar tarafından parçalanmaya duyarlıysa, bu işlemin hızla tamamlanması ve özütün soğuk tutulması tercih edilir.

    ]]>
    Sodyum Sülfat Formülü https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-sulfat-formulu.html Tue, 06 Nov 2018 21:56:21 +0000 Sodyum sülfat formülü; nötr olan bir tuzdur, çoğunlukla acı ve tuzlu suyu olan göllerde katı şeklinde olan maden yataklarında ve kimyasal yan ürün halinde elde edilebilmektedir. Doğal olarak bulunan Sodyum sülfat içeriğin Sodyum sülfat formülü; nötr olan bir tuzdur, çoğunlukla acı ve tuzlu suyu olan göllerde katı şeklinde olan maden yataklarında ve kimyasal yan ürün halinde elde edilebilmektedir. Doğal olarak bulunan Sodyum sülfat içeriğinde hiç bir çinko, arsenik, kurşun ve krom gibi diğer ağır metalleri ve toksik minerallerde mevcut olmamaktadır. Sodyum sülfat pek çok sektörde uygun ürünlerin yapılmasında katkı maddesi olarak hem doğal hem de sentetik şeklinde tercih edilmektedir. Doğada mevcut olan Sodyum sülfat formülü Na2SO4 bileşiklerinde bulunmaktadır.

    Sodyum sülfat, katı olarak bulunan, katı şeklindeki maden cevherlerinin çözünmüş olan sıvıların ve başka ham maddelerinde işlenmesi, değerlendirilmesi sonrasında kullanıma hazır olmaktadır. Özellikle sektörlerde üretimde ana madde olarak kullanılan Sodyum sülfat nötr bir tuz olmasından dolayı çok tercih edilmektedir. Genel olarak sanayi dalında Sodyum sülfatın kullanılabilir özelliğinin olmasının nedeni ise diğer suda eriyen maddelerle hiç benzememesinden dolayı kullanılmasıdır.

    Çoğunlukla Sodyum sülfat, tamamen doğal kaynaklardan elde edildiği gibi aynı zamanda materyallerinde elde edildiği için diğer bir yan ürün yani sentetik Sodyum sülfat şeklinde de temin edilmektedir. Genellikle sentetik olarak üretilen Sodyum sülfata kendi ana üretim kalıntıları çok az miktarda da olsa kalmaktadır.

    Bunun haricinde doğada bulunan Sodyum sülfat formülünde PH değeri 7-8 olması hiç bir şekilde asit içermediğini de göstermektedir. Fakat sentetik olan Sodyum sülfat PH 5 veya 6 civarında olmaktadır. Ayrıca Sodyum sülfat ürünün asit özelliğinin olması da büyük bir dezavantaj sağlamaktadır. Bu sebeple deterjan sanayisinde, kağıt, tekstil boyama, cam sanayisinde ve çeşitli kimyasal maddelerin üretimlerinde Sodyum sülfat kullanılmaktadır.

    Sodyum sülfat formülünün kullanıldığı alanlar;
    • Kağıt sektörü; özellikle kağıdın en önemli maddesi olan selüloz ve Sodyum sülfatın üretiminde elyaf pişirilerek kullanılan çok önemli bir kimyasal maddedir.
    • Deterjan sanayisi; Sodyum sülfatın ilk olarak tercih edildiği kullanıldığı alan deterjan sanayisidir. Çünkü Sodyum sülfat toz granüllerin ve katı deterjanların formülünde dolgu maddesi şeklinde mevcut olmaktadır. Çoğunlukla deterjanlarda mevcut olan Sodyum sülfat %16 civarında bulunmaktadır. Fakat bazı nedenlerden dolayı bu oran %40 civarına çıkabilmektedir.
    • Cam sektörü; özellikle cam malzemesinin oluşturulmasında en büyük etken Sodyum sülfata aittir.
    • Tekstil boyama; genellikle bu alanda Sodyum sülfat boyanın kumaşa tamamen eşit miktarda geçmesinde yardımcı olmaktadır.
    ]]>
    Sodyum Hidrür https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-hidrur.html Wed, 07 Nov 2018 05:46:05 +0000 Sodyum Hidrür, İngilizce adı olarak bilinir sodyum hidrür NaH förmül olarak bilinen bir kimyasal bileşendir. Sodyum hidrür formül ağırlığı 24.00 olan bu kimyasal bileşiğin kütle numarası 23.99 g/mol-1 dir. Ayrıca görünüm Sodyum Hidrür, İngilizce adı olarak bilinir sodyum hidrür NaH förmül olarak bilinen bir kimyasal bileşendir. Sodyum hidrür formül ağırlığı 24.00 olan bu kimyasal bileşiğin kütle numarası 23.99 g/mol-1 dir. Ayrıca görünüm olarak sodyum hidrür kristal ışık beyaz gri ve ince bir görüntüye sahiptir. Sodyum hidrür erime noktası 800 C da ayrışan bir çeşit elementtir. Sodyum hidrür saklama koşulu olarak yağ içerisinde genellikle %50 oranında saklanan kimyasal bir bileşendir. Sodyum hidrür elementinin çözünürlüğüne bakıldığında benzen, karbon disülfit, ama erimiş sodyum hidroksit içerisinde çözünmez. Amonyak ile reaksiyona giren sodyum hidrür ayrıca su içerisinde çok kolay reaksiyon gösterir. Sodyum hidrür ıslak yanıcı olarak bilinir. Sodyum hidrür maddeleri yoğunlaştırıcı özelliği ve indirgeyici madde olarak kullanılmaktadır. 

    Sodyum Hidrür Özellikleri

    Sodyum hidrür iyonik bir tuz maddesi olarak bilinir. Sodyum hidrür özellikle organik sentez ve çok kuvvetli sodyum hidrit olarak kullanılmaktadır. Sodyum hidrür boran, amonyak, metan ve su moleküllerinin oluşturduğu tuzların bir örneği olarak görülür. Sodyum hidrür organik çözücülerde çözülmez bu sebeple katı reaksiyonların tüm yüzeyinde bulunur. Sodyum hidrür deri ve göz temasından kaçınılmalıdır. Ayrıca sodyum hidrür çok kolay ve çabuk alevlenen ve son derece yanıcı gazlar çıkarabilen bir kimyasal bileşendir. Sodyum hidrür yüksek sıcaklıklarda oluşur ve renksizdir.

    Sodyum Hidrür Uygulama Alanları

    Sodyum hidrür organik sentez ve kuvvetli bir baz olarak kullanılmaktadır. Sodyum hidrür bir çok sodyum bileşenlerini meydana getirdiği de bilinir. Bunlara örnek verecek olursak alkoller, merkaptanlar, fenoller ve pirazol gibi ürünlerdir. Ayrıca sodyum hidrür çok yaygın olarak dikarbonil, maleik asitlerde ve sodyum bileşenleri de çok benzer  olarak deprotone oluşturabilir. Sodyum hidrür organik bileşikleri çok çeşitli yönde alkile etme özelliği bulundurur. Sodyum hidrür keton, epoksi bileşiğinin tekrar dönüşüm elde edilmesinde kükürt ilid sentezi için kullanılmaktadır. Sodyum hidrür ile asetilaseton ve dithioimidodip hosphinate sentezlenebilmektedir.





    ]]>
    Naproksen Sodyum Beyin Kanaması https://www.sodyum.gen.tr/naproksen-sodyum-beyin-kanamasi.html Wed, 07 Nov 2018 22:52:25 +0000 Naproksen sodyum beyin kanaması, naproksen bir nonsterodial anti enflamuvar ilaç olup, hafif ve orta düzeyli ağrılarda enflamasyon, osteoartrid, romatoid artrid, gut, yaralanma, adet sancısı gibi ağrılarda kullanılır. V Naproksen sodyum beyin kanaması, naproksen bir nonsterodial anti enflamuvar ilaç olup, hafif ve orta düzeyli ağrılarda enflamasyon, osteoartrid, romatoid artrid, gut, yaralanma, adet sancısı gibi ağrılarda kullanılır. Vücutta ağrı ve enflamasyona neden olan hormonları azaltmak sureti ile ağrıları tedavi eder. Naproksen albümine kuvvetlice bağlanıp, diğer ilaçlara oranla kanda daha uzun bir yarılanma süresine sahiptir. Naproksen sodyum tuzu, olarak da kullanılır. Gastrointestinal yoldan hızlıca emilim sağlar. Naproksen beyaz kristalize bir madde olup moleküler ağırlığı 230.2628'dir. Kokusuzdur ve Ph4 değerinin altındaki değerde olan suda çözünmez.

    Naproksen sodyumun beyin kanaması ile ilişkisi var mıdır

    Etken maddesi naproksen sodyum olan ilaçlar,( apranax, aprowell, aprol, naprosyn, napradol, kapnax, synax, praljin) oral yoldan yani ağızda çiğnenmek sureti ile alındığı zaman beyin kanamasına yol açtığı ileri sürülmektedir. Çiğnenerek alınan bu tür ilaçlarda naproksen etken maddesi, beyine çok hızlı bir şekilde ulaşarak beyin kanamalarına ve ölümcül durumlara neden olmaktadır.

    Bu durumda "naproksen sodyum beyin kanaması" yapar ibaresi yerine bu tür ilaçların çiğnenerek alınması beyin kanamasına yol açar ibaresi daha doğru olur.

    Normal şartlar altında yutmak sureti ile alınan naproksen sodyum midede daha yavaş emilir. Çiğnendiği zaman ise daha çabuk emilir ve direk beyine ulaşır. Bu durumun kesinliği tam olarak kanıtlanmış değildir. Fakat çevremizde bu durumla ilgili çok sayıda örnek duyulmuştur. Böyle bir yan etkinin olasılığı vardır.  

    Naproksen sodyum etken maddesini içeren ilaçları alırken mutlaka tok karına alınması gerektiği bilinmelidir. Karnın tok olması ilacın yan etkilerini bir miktar giderir.

    Bazı açıklamalarda da naproksen sodyumun beyin kanaması yol açtığı iddiası bir efsane olup doğruluğu kabul edilmemektedir. Naproksen sodyumun çok güvenilir ve etkili bir ağrı kesici olduğu kesindir. Kana çabuk geçip ağrıyı da hemen dindirmesi ilacın en önemli özelliğidir. Naproksen sodyum etken maddesi içeren ilaçları gayet düzgün ve güvenilir ilaç firmaları üretmektedir. Şayet naproksenin kesin olarak beyin kanamasına yol açtığı doğrulanmış olsaydı elbetteki bu firmalar bu ilaçları üretmediği gibi kullanım prospektüsüne de beyin kanaması riski ile alakalı bir uyarıyı eklerlerdi. Bazen çok basit ilaçlar bile çiğnendikleri zaman tehlikeli yan etkilere neden olabilmektedir. Naproksen sodyumun beyin kanaması yapmasından ziyade  burada önemli olan ilaçları kullanma talimatına uygun olarak kullanmaktır.       

    ]]>
    Sodyum Bromür https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-bromur.html Thu, 08 Nov 2018 08:46:48 +0000 Sodyum Bromür: Kimyasal formülü NaBr olan ve beyaz kristal veya toz halde tuzlu ya da mikroşerit acı bir tadı bulunan bu kimyasal madde, 19. yüzyıldan sonra sedoneural olarak ta bilinen kimyasal, tıpta antikonvülsan v Sodyum Bromür: Kimyasal formülü NaBr olan ve beyaz kristal veya toz halde tuzlu ya da mikroşerit acı bir tadı bulunan bu kimyasal madde, 19. yüzyıldan sonra sedoneural olarak ta bilinen kimyasal, tıpta antikonvülsan ve sedatif olarak kullanılmıştır. Kaynama ve erime noktası özelliği nedeniyle, bundan faydalanılarak bu bromür iyonu yaygın olarak kullanılan bir kaynak olmuştur. Bir çok uygulama alanı vardır. Kimyasal formülü NaBr olan beyaz kristal veya toz halde tuzlu veya mikroşerit acı bir tadı olan bu kimyasal 19. yüzyıldan sonra sedoneural olarakt a bilinen bu kimyasal tıpta  sedatif ve antikonvülsan olarak kullanılmıştır. Erime ve kaynama noktası özelliğinden faydalanılan bu bromür iyonu, yaygın olarak kullanılan bir kaynaktır ve birçok uygulama alanı mevcuttur.

    Sodyum Bromür Standart Verileri:

    Cas numarası: 7647-15-6, 13466-08-5 (dihidrat)
    UnII: LC1V549NOM

    PubChem: 253881
    ChemSpider: 22712
    Rtecs numarası: VZ3150000
    Chembl1644694
    Ab İçindekiler: Listelenmemiştir
    Parlama noktası: 800 ° C (1.470 ° F)
    Ld50: 3500 mg / kg
    Görünüm: Beyaz toz

    Moleküler formülü: NaBr
    Molar kütle: 102,894 g / mol

    Erime noktası: 747° C (susuz) 36° C (dihidrat)
    Kaynama noktası: 1396 ° C
    Yoğunluk: 3.21 g/cm3 (susuz) 2.18 g/cm3 (dihidrat)
    Kırılma indeksi (nD): 1,6459
    Suda çözünürlük: 90.5 g/100 mL (20° C) 121.0 g/100 ml (100° C)
    Metanol içinde Çözünürlüğü: 16,7 g/100 mL
    Moleküler Yapısı: Na+1 Br+1

    Sodyum Bromür Üretim ve Reaksiyonları:


    Bu kimyasal  hidrojen bromür ile sodyum hidroksit işlem yapılarak üretilebilmektedir.Sodyum bromür klor gazı ile etkileşimiyle Sodyum klorür tuzu elde edilir. 
    2 NaBr + Cl2 → Br2 + 2 NaCl
    Bu madde Finkelstein reaksiyonu ile daha reaktif alkil bromürleri alkil klorüre dönüştürmek amacıyla bromür nükleofilin kaynağıdır.
    RCL → RBr + NaBr + NaCl (R = alkil)

    Sodyum Bromür Kullanım Alanları:

    • Su; NaBr yüzme havuzları ile su arıtma sistemleri için bir dezenfektan olarak klor ile bağlantılı bir şekilde kullanılmaktadır.
    • Petrol: Sodyum bromür bu sektör içinde petrol kuyularında kullanılan yoğun sıvıları hazırlamak için kullanılmaktadır.
    • Kimya; Sodyum bromür  bu sektörde organik sentez elde etmek için kullanılmaktadır.
    • Bunlardan ayrı olarak, Sodyum bromür bazı sinir hastalıklarının tedavisi içinde kullanılmaktadır. 

    ]]>
    Sodyum Poliakrilat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-poliakrilat.html Thu, 08 Nov 2018 18:37:19 +0000 Sodyum poliakrilat, beyaz renge sahip olan, sofra tuzuna benzer bir maddedir. Kokusuz bir özellikte olarak yanmaz bir katı polimer olarak bilinmektedir. En ilginç özelliği ise kendi kütlesinden daha fazla olarak, kendi kütlesinden 300 y Sodyum poliakrilat, beyaz renge sahip olan, sofra tuzuna benzer bir maddedir. Kokusuz bir özellikte olarak yanmaz bir katı polimer olarak bilinmektedir. En ilginç özelliği ise kendi kütlesinden daha fazla olarak, kendi kütlesinden 300 ya da 400 katı kadar daha fazla suyu emecek potansiyelde olmasıdır. Ve suyu emerken aynı zamanda bu kadar fazla miktardaki suyu yok eder. Bu özelliğinin  sağlamış olduğu faydaları sayesinde günlük hayatta ev bebek temizliği gibi durumlarda kullanılan maddelerde çok fazla tercih edilir. Sodyum poliakrilat, bebek bezlerinde, temizlik bezlerinde, hijyenik bakım ürünlerinde ve deterjanlarda kullanılan bir maddedir. Aynı zamanda film sektöründe yapay kar yapımında da kullanılan bir maddedir. Hatta NASA da kullanılan astronot kıyafetlerinin yapımında da aktif rol üstlenmektedir.

    Sodyum poliakrilatın şekli,

    Sodyum poliakrilat görünümü ile kristal bir şekle benzemektedir. Rengi gri ya da beyaz renktedir. Sodyum poliakrilat kokusu olmayan bir maddedir. Yapısı ve kimyasal özellikleri gereği kuru ve serin yerlerde muhafaza edilmesi gereken bir maddedir. Cilt tarafından emilimi oldukça düşük olan bu madde  doğadaki kalıcılığının fazla olmamasından dolayı ile güvenli olarak kabul edilmektedir. Yine de kesin bir olumlu sonuca varabilmek nedeni ile  çok fazla oranda araştırma yapılması gerekmektedir. Yapılan araştırmalara göre tavşan üzerinde denendiğinde gözleri tahriş ediyor olması sonucuna varılmıştır. Sodyum poliakrilat vücuda ve ya göze temas ettiği zaman tehlikeli bir durum yaratabilmektedir. Vücuda ya da göze teması halinde en acil bir şekilde cilt ve göz bol sabun ve su ile yıkanmalıdır.  Sodyum poliakrilat solunumu yapılır ise ya da yanlışlıkla bir şekilde yutulmuş ise bu gibi durumda en hızlı bir sürede en yakın sağlık kuruluşuna gidilerek uzman bir doktora başvurulmalıdır. 

    Sodyum poliakrilat, iyi bir su tutucu özelliğe sahip bir maddedir. Bu özelliği ile çok fazla sektörde, ve günlük yaşamda kullanım alanını bulmuştur. Çocuk bezlerinde, temizlik ürünlerinde, deterjanlarda, hijyenik bakım ürünlerinde çok fazla kullanılan bir polimerdir. Ürünlere istenilen kıvamı verebildiği için ve su şartlandırma kimyasallarında da kullanılabildiği için deterjan kullanımında önemli ve de etkili bir maddedir. Sodyum poliakrilat bebek bezlerinde emicilik kazandıran bir üründür. Ve idrarı çok iyi hapseden bir maddedir. Emici bir madde olması bebek bezlerinin bu özelliği açısından güzel bir beklentidir. Aynı zamanda kadın tamponlarında da kullanılan bir maddedir emicilik özelliği ile. Fakat bu madde alerji ve solunum sorunlarına neden olabilmektedir. Bu sebeple kadın tamponlarında da kullanılmış olan bu madde, ölüme neden olabilen toksit sebebi ile bu ürünlerden çıkarılmıştır. Günümüzde bebek bezlerinde kullanılmaya devam edilmektedir. 
    ]]>
    Sodyum Florür https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-florur.html Fri, 09 Nov 2018 10:08:24 +0000 Sodyum florür, Florür doğada bulunan bir mineraldir. Ama sandığımız kadar masum bir kimyasal değil. Florürün miktarı ne kadar fazla ise zarar verme derecesi de o kadar artar. Florür bazı ülkeler de içme sularına k Sodyum florür, Florür doğada bulunan bir mineraldir. Ama sandığımız kadar masum bir kimyasal değil. Florürün miktarı ne kadar fazla ise zarar verme derecesi de o kadar artar. Florür bazı ülkeler de içme sularına katılmaktadır. Bizim ülkemizde içme sularına flörür katılmamasına rağmen bazı şebeke sularında doğal olarak bulunmaktadır. Yüksek dozda alınan sodyum florür çocuklarda zeka geriliği ve kanser gibi durumlara sebebiyet verebiliyor.

    Sodyum florür nedir zararları nelerdir

    Florid bilinen en etkili fare zehridir. Florürün bir zehir olduğu kesin. En fazla diş macunlarında kullanılan sodyum florür hiç bir zaman onaylanmayan formülüne rağmen, maalesef çocuk diş macunlarının içeriğinde de bulunmaktadır. Sodyum flörür artık yediğimizden içtiğimize krem, şampuan hatta giysilerimizin içeriğinde dahi var. Normalde florid doğal haliyle önemli bir elementtir, insan yapımı olan florid ise sodyum florürdür. Sodyum florür bağırsaklardan emilimi çok fazla olan bir maddedir. Sodyum florür çocukların biyolojik gelişimlerini negatif yönde etkilemektedir. En çok diş macunları vasıtası ile kullandığımız sodyum florürün kesin olarak diş çürümesini engellediğine dair bir bulgu yoktur. Sodyum florür bağışıklık sistemini çökertir ve  enfeksiyonlara karşı vücut direncini düşürür. üreme sistemine ciddi zararlar vererek kalıcı dişlerin çıkmasını geciktirir. Sakinleştirici ilaçların %25'i sodyum florür içermektedir.

    Sodyum florürün zararları;

    • Sodyum florür vücutta birikme özelliğine sahiptir. Yetişkinlerde vücuda giren sodyum florürün %50'si  idarala atılmaktadır. Çocuklarda ise idrarla atılan oran %20 civarlarındadır. Geri kalan kısım kemik ve kaslarda birikmektedir. Tabi kullanım devam ettikçe biriken oranda fazla olmaktadır. 
    • Sodyum florür nörotoksik bir element olup, flor toksitesinde dişlerde florozis denilen siyah lekelenmeler ve dişlerde bozukluk meydana gelir.
    • Kanserojen özeliklere sahiptir, %60'dan fazla enzimi inaktive eder, bağışıklık sistemini çökereterek vücudu enfeksiyonlara açık hale getirir.
    • Yüksek dozdaki sodyum florür, erkek üreme organlarına zarar vererek kısırlığa neden olur.
    • Sodyum florür beyinde merkezi sinir sisteminde birikerek, davranış bozukluğu ve ilerleyen yaşlarda alzheimere yol açtığına dair bulgular vardır. Ayrıca insan da öğrenme kapasitesini olumsuz etkilemektedir.
    • Yüksek derecede sodyum florür saptanan kız çocuklarında yaşıtlarıyla kıyaslama yapıldığında ortalama 6 ay gibi bir süre daha erken adet kanaması yaşadıkları tespit edilmiştir.   
    •  Yüksek florür tiroid bezlerini de olumsuz yönde etkilemektedir. Hormon sentezini azaltarak, hipotiroidiye yol açabilmektedir.
    • Yüksek miktardaki florür kemik kırıklarına yol açabilmektedir.
    • Kemiklerde birikme özelliğine sahip olan sodyum florür romatizma ile benzer özellikler gösteren skeletal florozis hastalığına neden olabilmektedir. 
    ]]>
    Sodyum Tuzu https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-tuzu.html Fri, 09 Nov 2018 14:02:52 +0000 Sodyum Tuzu; Basit bir kimyasal bileşiğe sahip olan sodyum klorür diğer ismiyle sodyum tuzu yüzyıllardan beri insanoğlu için büyük bir önem taşıyan  gıda maddesidir. Sodyum tuzunun önemli olmasını kılan tarih öncesi zamanl Sodyum Tuzu; Basit bir kimyasal bileşiğe sahip olan sodyum klorür diğer ismiyle sodyum tuzu yüzyıllardan beri insanoğlu için büyük bir önem taşıyan  gıda maddesidir. Sodyum tuzunun önemli olmasını kılan tarih öncesi zamanlarda besin maddelerini uzun bir zaman saklmak için sodyum tuzunu koruyucu bir materyel olarak kullanılmalarından meydana gelmektedir. Eski çağlarda et, balık gibi yiyecekler sodyum tuzu içerisinde kurutulup saklanarak bu yiyeceklerin bozulmaya uğraması engellenmiştir. Sodyum tuzu insan da olmak üzere tüm canlıların bir besin kaynağıdır ve ticari açıdan da çok önemli bir materyaldir. Dünya'nın her kesiminde karşımıza çıkan sodyum tuzu tarihler süresince ihtiyaç duyulan malzeme ve ticaret maddesi halini almıştır. Besin gıdası olması hariç sofra tuzu; dericilikte, hayvan besiciliğinde, su yumuşatma sistemleri içinde ve kimya sanayisi içinde çok fazla kullanılmaktadır. 

    Sodyum Tuzunun Faydaları Nelerdir; 

    Aşağıda sodyum tuzunun faydalarından bahsedilmektedir.
    • Yemeklere lezzet kazandırmaya yardımcı olur.
    • Bedenin asit-baz dengesini ayarlar.
    • Bedenin elektrolit dengesini ayarlamaya yardım eder.
    • Çok sıcakta duran bireylerde, kas krampları olur. Bu kramplarda sodyum tuzlu su eririyikleri verilerek hasta olan kişi tedavi olabilir.
    • Tansiyonu düşük olan hasta kişilere sodyum tuzlu su yiyecek ve içecek verilerek tansiyon yükseltilebilir.
    • Sodyum tuzu idrar oluşmasına yardımcı olur. İdrar meydana gelmeden metabolizmanın son ürünleri kesinlikle dışarı atılamaz.
    • Sodyum tuzu aynı taktirde antiseptik, yani mikrop öldürücüdür. Besinlerin saklı kalmasında, salamura ve tuzlama olaylarında sodyum tuzundan faydalanılır.
    Sodyum Tuzunun Zararları Nelerdir; Aşağıda sodyum tuzunun zararlarından bahsedilmektedir.
    • Sodyum tuzu az oranda tüketildiği zaman sodyum tuzu eksiliğinden dolayı baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü olsa da çoğunlukla fazla tükeminde problemler olur. 
    • Böbrek mekanizmlarını bozar.
    • Fazla sodyum tuzu inmeye ve felce sebep olur.
    • Yüksek tansiyon ve tansiyona neden olarak kalp ve damar hastalıklarına sebep olur. 
    • Sodyum tuzunda olan sodyum suyu çektiğinden dolayı aşırı sodyum tuzu tüketimi bedendeki suların hapis edilmesine neden olur.
    • Şişmanlığa ve omurilikte meydana gelen kireçlenmelere sebep olmaktadır.
    • Sodyum tuzu kalbin de büyük duşmanı olup kalp krizine neden olur.
    • Aynı zamanda sodyum tuzunun iştah açıcı özelliğinden dolayı kilo vermeye çabalayan kişiler fazla tüketmemelidir.
    • Sodyum tuzunun fazla derecede tüketilmesi idrarla kalsiyum atılımından ötürü kemik erimesine sebep olur.
    • Böbrek taşı meydana gelmesine sebep olur ve aynı zamanda böbrek fonksiyonlarının iyi çalışamamasına sebep olur.
    • Damarlarda tahribata sebep olan hipertansiyonun en çok etken olan şeydir.
    • Hamile olan kişilerde farklı problemlere neden olabilir.
    • Sodyum tuzu bağırsaklarda olan çalışmayı aza indirdiğinden ötürü vitamin yetersizliği ve bağırsak hastalıklarına neden olabilir.
    ]]>
    Sodyum Siyanür https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-siyanur.html Fri, 09 Nov 2018 17:53:54 +0000 Sodyum Siyanür; Siyanür, hidrosiyanik asit ve bu asitten türeyebilmekte olan metal tuzlarına verilen genel addır. Pek çok insan için, sinyanür sözcüğü, negative reaksiyonı ortaya çıkarmaktadır. Sodyum siyanür kuru, katı ve u Sodyum Siyanür; Siyanür, hidrosiyanik asit ve bu asitten türeyebilmekte olan metal tuzlarına verilen genel addır. Pek çok insan için, sinyanür sözcüğü, negative reaksiyonı ortaya çıkarmaktadır. Sodyum siyanür kuru, katı ve uçucu olmayan bir maddedir. Toksik olmasına rağmen düşük derecede tehlike oluşturabilen bir kimyasaldır. Kolay bir biçimde taşınılabilen sodyum siyanür uygun olan tedbirler alındığı takdirde katı ya da sıvı şeklide kullanılır. Sodyum siyanür sanayide de, ramdimanla ve zararsız olarak kullanılabilecek olan bir reaktif çeşitidir. Siyanür ve bileşikleri kimyasal yöntemlerle üretilebildiği gibi, bazı bitkiler ve hayvanlar tarafın da, üretilmektedir. Siyanürü doğal olarak üreten pek çok bitki, bakteri ve böcek bulunmaktadır.  Badem, kiraz, kayısı, şeftali, fasulye, erik, turp, patates, lahana, brokoli, şalgam ve mısır siyanürlü bileşikleri doğal bir şekilde üretmektedir.

    Sodyum Siyanür pek çok çeşitte, değişik sanayi kollarında tüketilmektedir. Üretilmekte olan CN nin büyük bir bölümü, kimyasal madde üretimi için, kalan kısmı ise NaCN üretimi için kullanılmaktadır. NaCN de madencilik sektöründe kullanılan siyanürdür. Esasen tüketim alanı madencilik olan NaCN, kimya sanayinde, optik endüstrisi içinde de kullanılmaktadır. HCN ise siyanür tuzları, hayvansal yem, haşere ilaçlarının üretimi için kullanılmaktadır.
    ]]>
    Sodyum Klorür Formülü https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-klorur-formulu.html Sat, 10 Nov 2018 00:34:37 +0000 Sodyum klorür formülü, basit bir kimyasal bileşen olan sodyum klorür (NaCı) diğer adıyla yemek tuzu yüzyıllardan beri insanlar için büyük bir önemi olan bir gıda maddesidir. Tuzun önemini artıran en büyük özelliği olan tar Sodyum klorür formülü, basit bir kimyasal bileşen olan sodyum klorür (NaCı) diğer adıyla yemek tuzu yüzyıllardan beri insanlar için büyük bir önemi olan bir gıda maddesidir. Tuzun önemini artıran en büyük özelliği olan tarih öncesi zamanlarda besin maddelerini uzun süre saklamak için tuzu koruyucu madde olarak kullanmalarından gelmektedir. Eski zamanlarda et ve balık gibi besinler tuzun içinde kurutulup saklanarak bunların bozulması engellenmiştir.Tuz insan dahil tüm canlıların besin kaynağıdır. Aynı zamanda ticari bakımdan da önemli bir maddedir. Besin maddesi olması dışında tuz; dericilikte, hayvan besiciliğinde, su yumuşatma sistemlerin de ve kimya sanayisinde yaygın olarak kullanılır. Günümüzde kullanılan solvey usulünde, derişik sodyum klorür çözeltisi amonyum hidrojen karbonatla (veya bileşenleri olan karbondioksit veya amonyakla) birleşerek erimiş amonyum klorür ve çözünürlüğü az olan sodyum bikarbonat verir; dibe çökelen sodyum bikarbonat kavrularak nötr karbonat haline dönüşür. Bu tepkimeler formülle şöyle gösterilebilir; NaCI+CO2+H2O+ NH3-NaHCO3+NH4CI2NAHCO3- NA2CO3+H20+CO2

    Sodyum klorür formülü sayesinde elde edilen tuzlar
    • Deniz
    • Kaya
    • Himalaya
    Sodyum klorür formülü ve tuz elde etme yöntemleri
    • Tava yöntemi ile
    • Vakum yöntemi ile
    Türkiye'deki tuz kaynakları

    Türkiye'deki tuz elde edilen yerler; deniz, göl veya kaya tuzlarından yapılmaktadır. Başta Çankırı, Hacıbektaş, Tepsi delik, Sarıkaya, Oltu, Kağızman, Kulp ve Sekili önemli tuz kaynaklarımızdır. Buralar da elde edilen tuzlar çeşitli saflıklar içermektedir.Örneğin; Hacıbektaş'ta elde edilen tuzun analizinde %0,53 suda çözünmeyen maddeler, 1,65 sodyum sülfat, %95,63 sodyum klorür bulunmuştur. Tuz Gölü ve Palas Gölleri önemli göllerimizdendir. Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesinde bulunan tuz gölünde bulunan Kayacık ve Kaldırım tuzlarından yılda  ortalama 3.000.000 ton (2016 yılı itibari ile), İzmir Çam altı tuzlasından yılda 150.000 ton tuz elde edilmektedir.
    ]]>
    Sodyum Fosfat Formülü https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-fosfat-formulu.html Sat, 10 Nov 2018 10:12:36 +0000 Sodyum fosfat formülü, Sodyumun sembolü Na' dır. Tri sodyum fosfat, di sodyum fosfat, mono fosfat olmak üzere üç çeşiti bulunmaktadır. Bu element eczacılıkta ve hekimlikte kullanılan fosforik asidin sodyumlu tuzudur. Vüc Sodyum fosfat formülü, Sodyumun sembolü Na' dır. Tri sodyum fosfat, di sodyum fosfat, mono fosfat olmak üzere üç çeşiti bulunmaktadır. Bu element eczacılıkta ve hekimlikte kullanılan fosforik asidin sodyumlu tuzudur. Vücudun asit baz dengesinin korunmasını sağlar. Sodyum vücudun su tutmasını sağlar. Sodyum fosfat kas hücrelerinin kasılmasını da sağlar ve hücre dışında ki katyonlar içinde en çok bulunan madendir. Vücuttan terleme ile ve idrar yolu ile atılır. 

    Tri sodyum fosfat: Kimyasal formülü Na3PO4' tür. Beyaz granül veya kristal yapıda olan ve toz şeklinde olur. Kireç önleme, deterjan karışımlarında kullanma, suyu yumuşatma, şeker ağartma, cila olarak kullanma, gıda mayası olarak ve büyük küçük baş hayvanlarda mineraller bakımından zengin bir yem yapımında kullanılan sodyum fosfat çeşitidir. Evsel klor ağartıcı ile aynı çözelti içinde bulunabilir. Tri sodyum fosfat gıda alanında E 339 kodu altında asitlik düzenleyici olarak, kalınlaştırıcı ajan ve ayırma ajanı (metal kompleksleştirici) olarakta kullanılır.

    Di sodyum fosfat: Kimyasal fomülü Na2HPO4' tür. Şeffaf ve kristal yapıda olup, suda çözünme özelliği vardır.işleme tekstil ve diğer sektörlerde aralığı 4-9 ph kontrolü içinkullanılan bir işleme peynir katkı maddesidir. PH kontolünü yapmada ve peynir katkı maddesi olarak kullanılır. Kolonoskopi öncesi bağırsakların temizlenmesi ve kabızlık halinde müshil olarak kullanılır. Sanayide inceltici ve tütün işleme de nem tutucu özelliği de vardır. 

    Mono sodyum fosfat: Kimyasal formülü NaH2PO4' tür. Kuru ve serin ortamlarda saklanmalıdır. Uyumsuz maddelerden uzak tutulmalı.
    Sodyum fosfatların içinde insan vücuduna en zararlı olan çeşitidir. Ve cilt ile uzun süreli temasından kaçınmak gerekir. Tahriş edici özelliği vardır. Solunması ve yutulması halinde vücuda çok zararı olur. Beyaz renkli ve kokusuz granül yapısı bulunmakta olan bu kimyasal deterjanlarda, tekstil ve yağlarda kullanılmaktadır. PH değerini düzenler.
    ]]>
    Sodyum Klorat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-klorat.html Sun, 11 Nov 2018 09:43:33 +0000 Sodyum Klorat, bilinen en kuvvetli oksitleyicidir moleküler NaCI03 formülü ile bilene bir elementtir. 106,441g / mol ile gösterilmektedir. Sodyum klorat elementinin görünüşü beyaz katı ya da renksiz olmaktadır. Kokusuna bakılı Sodyum Klorat, bilinen en kuvvetli oksitleyicidir moleküler NaCI03 formülü ile bilene bir elementtir. 106,441g / mol ile gösterilmektedir. Sodyum klorat elementinin görünüşü beyaz katı ya da renksiz olmaktadır. Kokusuna bakılır ise sodyum klorat kokusuz bir kimyasal bileşen olduğu bilinir. Ayrıca kimyasal bileşeninin patlama noktası bulunmamaktadır. Sodyum tuzu olarak bilinen ve çok kuvvetli oksitleyici özelliği bulunan kimyasal birleşiktir. Sodyum klorat suda çok kolay çözünen bir kimyasal bileşendir. normal bir ortamda beyaz kristal şeklinde gözükmektedir. Çok önemli bir nem toplayıcıdır. Ayrıca kimyasal bileşeni 2009 yılında bütün AB ülkelerinde yasaklanan bir kimyasaldır.

    Sodyum Klorat Reaksiyonları Ve Üretimi

    Sodyum klorat reaksiyonu baryum peroksit ayrışmasında klor emilimi gerçekleştirmektedir. Ayrıca atrazin ile karıştırılarak kullanılmasında ise birden çok etkinin kalıcı olmasını artırdığı bilinmektedir. Sodyum klorat çok yüksek sıcaklıklarda ayrışma gösterme özelliği ile oksijen elde edilme özelliğine sahip bir kimyasal bileşendir. Ve uygun şartlar oluşturulduğu sırada klordioksit elde edebildiği bilinmektedir. Son olarak üretimi ise perklorat elektrolizinde klorat çözeltisinin oksidasyonu ile birlikte sanayi alanında endüstriyel olarak üretimi yapılmaktadır.  

    Sodyum Klorat Kullanım Alanları

    • Kağıt yapımında
    • Tarım alanında
    • Patlayıcı yapımında
    • Roket yapımında
    • Kimya alanında

    Sodyum klorat kağıt yapımı; Kağıt yapımında kullanılan kağıt mamur proseslerin çok yaygın olarak kullanılmaktadır.

    Sodyum klorat tarım alanında; Tarım alanında tarlada ve bahçelerde yetişen yabani otların öldürülmesi ve kurutulmasında çok yaygın bitki öldürücü olarak kullanılmaktadır.

    Sodyum klorat patlayıcı yapımı; Özellikle patlayıcıların yapılmasında ihtiyaç duyulan potasyum klorat elde edilmesi için kullanılan ve daha da önemlisi uranyumu öğütmede yüksek oksitleyici özelliği sayesinde oksitleyici olarak kullanılmaktadır.

    Sodyum klorat roket yapımı; Genellikle roketlerin tahriki için çok fazla ihtiyaç olan amonyum perklorat üretiminde fazlaca kullanılmaktadır.

    Sodyum klorat kimya alanı; Kimya alanında kullanılan özellikle uçaklarda yaşanan acil durumlar da kişilere verilen oksijen maskelerinde bulunan oksijenin yapımında çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Yani kısaca oksijenin kaynağı olarak kullanılmaktadır.

    ]]>
    Sodyum Elektron Dizilimi https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-elektron-dizilimi.html Mon, 12 Nov 2018 08:29:30 +0000 Sodyum Elektron Dizilimi, Periyodik cetvelde sodyumun simgesi Na'dır. Atom numarası 11'dir. Molar kütlesi 27,9898'dir. Nötr olan sodyumun elektron dizilimi şu şekildedir; Na11:1s2 2s2 2p6 3s1 (1 s üssü 2,2s üssü 2,2p Sodyum Elektron Dizilimi, Periyodik cetvelde sodyumun simgesi Na'dır. Atom numarası 11'dir. Molar kütlesi 27,9898'dir. Nötr olan sodyumun elektron dizilimi şu şekildedir;

    Na11:1s2 2s2 2p6 3s1 (1 s üssü 2,2s üssü 2,2p üssü 6,3s üssü 1 şeklinde okunur.) 2+2+6+1=11 eder. 

    Her bir orbitale ait elektron sayısını ifade etmektedir. Elektron alan veya veren atoma iyon denir. Nötr iken eksi yüklenen atoma anyon, nötr iken artı yüklenen atoma katyon denir. Anyonların elektron diziliminde nötr haldeki elektron sayısına elektron eklenerek yapılır. Sodyumun elektron diziliminin Flor elementiyle benzer şekildedir denilebilir. -Flor  elektron sayısı 9 'dur. Elektron dizilimi;

    -Flor: 1s22s22p5 yani 2+2+5=9  olur.

    Katyonlarda, elementtten gelen elektron sayısı nötr elektron  sayısından çıkarılarak bulunur. Katyon halde olan Na+ dizilimi:

    1s2 2s2 2p6 şeklinde olur.

    3s'deki elektron 3p'ye gönderilerek bu dizilim elde edilir. Elektron veren atomun hacmi azalır. Elektron dizilimi; atom yada molekülün elektronlarının belli bir sisteme göre  sıralanmasıdır. Dizilme orbitallerde olur. Atomun alt parçacıkları olan elektronlar bağımsız olarak hareket eder. Belli şartlarda elektronlar konum değiştirebilirler. Hareket için enerjinin soğurma veya ışıma yapması gerekir. Orbitallerin yazma sırası sabit değildir, değişkendir. Tek elektronlu orbitallerde üste 1'in yazılma mecburiyeti yoktur. Çekirdek elektronlar da uyarılabilir. Fakat bunun için yüksek enerji gerekmektedir.

    ]]>
    H2o2 https://www.sodyum.gen.tr/h2o2.html Mon, 12 Nov 2018 15:42:54 +0000 H2o2, Hidrojen Peroksit diğer adıdır. H2o2 soluk mavi bir renkte olan sulandırıldığı zaman ise renksiz bir hale gelecek olan bir bileşiktir. H2o2 ilk defa 1818 yılında Fransız bir kimyacı olan Louis Jacgues Thenerol tarafı H2o2, Hidrojen Peroksit diğer adıdır. H2o2 soluk mavi bir renkte olan sulandırıldığı zaman ise renksiz bir hale gelecek olan bir bileşiktir. H2o2 ilk defa 1818 yılında Fransız bir kimyacı olan Louis Jacgues Thenerol tarafından baryum peroksit in nitrik asit ile bileşiğe sokulması ile elde edilmiştir. Üretildikten sonra uzun süre boyunca bileşiğin kararsız olduğu yönünde bir inanç vardı. 19. yüzyıl sonlarına doğru bileşiğin formülünün H-O-O-H olduğu söylenmiştir. H2o2 nin akmazlık değeri sudan daha fazla olduğu bilinmektedir. Bu bileşik çok güçsüz bir asittir. Özellikle kağıt sanayisinde kağıtlarda beyaz bir renk elde edebilmek amacı ile kullanılmaktadır. İnsan vücudunda H2o2 yi parçalamak için karaciğerde bir enzim bulunmaktadır. Bu enzimin adı Katoloz dur. Halk arasında bu bileşene Oksijenli Su denilmektedir. 

    H2o2 üretimi nasıl yapılır

    Baryum oksit, baryum peroksit, sülfirik asit bileşimi için 500 santigrat derecedeki havada ısı ile elde edilir. Derişik sülfirik asit peroksidisülfat asit elektoliz oluştuğunda elde edilen asit su ile reaksiyonu sonucunda hidrojen peroksit oluşur. 

    H2o2 kullanım alanları nerelerdir

    Hidrojen Peroksit- H2o2 her evde yerini almış ama hakkında pek fazla bir şey bilinmeyen şeylerden birisidir. Kullanım alanı ecza dışında oldukça geniştir.
    • Madencilik sektörü
    • Kozmetik sanayi
    • İlaç sanayi
    • Metalurji endüstrisi
    • Gıda ambalaj sanayi
    • Tekstil
    • Atık su arıtma
    • Kağıt imalat sanayisinde kullanılır. 
    Evde kullanımı için birkaç fikir önerisi verilebilir:
    • Yarısı H2o2 olan bir su ile çatal kaşıklarınızı temizleyebilirsiniz. Bu yöntem bakterilerden kurtulmanıza yardımcı olacaktır.
    • Döşek, koltuk ve minderlerde oluşan lekeleri gidermek için yarısı H2o2 olan suyu sprey şeklinde üzerilerine sıkabilirsiniz
    • Aynalarınızı yarısı H2o2 olan su ile temizleyebilirsiniz
    • Küf ve sabun lekelerinden hidrojen peroksit ile kurtulabilirsiniz
    • H2o2 ile tül ve perdelerdeki sarkmalardan kurtulabilirsiniz.
    • Çaydanlık ve tencerelerinizi hidrojen peroksit ve yemek sodasını karıştırarak kullanabilirsiniz.
    • Tırnaklarınızda yarısı H2o2 olan suyu 10 dk bekleterek tırnak mantarından kurtulabilirsiniz
    • H2o2 sivilcelerden kurtulmak için de etkili bir bileşendir.
    • Yaraları temizlemek H2o2 nin en çok kullanıldığı bilinen alandır.
    • Sebzeleri %3 ü H2o2 olan su ile yıkamak bakterilerden kurtulmanızı sağlar. 
    • Kırmız şarap lekelerinden kurtulmak için kullanılabilir. 
    • Giysilerdeki koltuk altı lekelerinden kurtulmak için çamaşır suyu ile karıştırılarak kullanılabilir. 
    • Tezgah ve duvarların beyaz olması için tercih edilebilir. 
    • Baş nezlesi ve kulak tıkanmasından kurtulmak için H2o2'den birkaç damla kulağa dökülebilir.
    • Bir miktar su ile bir miktar H2o2 karıştırılarak ağız bakım suyu olarak ağız çalkalanabilir. 
    • Tuvalet temizliğinde 30-40 dakika bekletilerek kullanılabilir. 
    • Detokslu banyo yapmak için H2o2 oldukça başarılı bir bileşendir. 
    • Beyaz elbiselerdeki lekelerden ağartıcı etkisi olduğu için rahatlıkla kurtulabilirsiniz. 
    • Sürekli tekrarlayan mantar enfeksiyonu için antiseptik görevi görmektedir. Mantarlı bölgelerde rahatlıkla kullanılabilir. 
    • Burun spreyi şeklinde kullanılarak sinüs enfeksiyonlarına karşı bir etki göstermektedir. 
    • Bulaşık makinesine her yıkamada 2 ons %3'lük bir H2o2 kullanılarak bulaşıklar sterilize edilebilir.
    ]]>
    Berilyum https://www.sodyum.gen.tr/berilyum.html Tue, 13 Nov 2018 00:52:59 +0000 Berilyum, 1957’ye kadar glusinyum olarak bilinen, periyodik tablonun II A grubunda yer alan toprak alkali metaller grubundan "Be" simgeli kimyasal bir elementtir. Sertleştirici olarak metalürjide, nükleer teknolojide ve uzay teknol Berilyum, 1957’ye kadar glusinyum olarak bilinen, periyodik tablonun II A grubunda yer alan toprak alkali metaller grubundan "Be" simgeli kimyasal bir elementtir. Sertleştirici olarak metalürjide, nükleer teknolojide ve uzay teknolojisinde kullanılmaktadır. 1798’de Louis-Nicolas Vauquelin tarafından, beril ve zümrüt kristalleri arasında oksit şeklinde bulundu. Bir birinde habersiz olarak çalışan Friedrich Wöhler ve A. Bussy de 1828’de baryum klorürü potasyumla indirgeyerek berilyumu metal halinde elde etmişlerdir.

    Berilyum: Çelik griliğinde bir metal olan berilyum, oda sıcaklığında oldukça gevrektir. Doğada serbest durumda bulunmaz. Yeryüzündeki korkayaçların yaklaşık % O,OOO6’sının berilyumdan oluştuğu sanılmaktadır. Doğada bol miktarda bulunan beril ve bertrandit mineralleri, berilyum hidroksitin sanayi çapında üretilmesini imkan sağlar. Metal haldeki berilyum ise, sanayide, berilyum flüorürün magnezyumla indirgenmesi ve berilyum klorürün elektrolizi vasıtasıyla üretilir.

    Fiziksel özellikleri: Çelik grisi renginde parlak bir metaldir. Metaller içinde en hafiflerden olup ısıyı iyi iletir. Magnetik niteliği yoktur. Kırılgan ve hafif metaller içinde en sertlerinden biridir. Atom numarasının küçük olması sebebiyle X ışınlarına karşı yüksek geçirgenlik gösterir. Bu sebeple rönten tüplerinin pencerelerinin yapımında kullanılmaktadır.

    Kimyasal özellikleri: Kimyasal bakımından alüminyumun özelliklerine benzer. Periyodik çizelgenin II A grubunda birinci elementidir. Metallere has özelliklerin tümünü gösterir. Adi sıcaklıkta havanın etkisine fazlaca dayanıklıdır ve yüzeyi parlatılmış metal parlaklığını  uzun süre korur. Yüksek sıcaklıklarda havada oksitlenmesi hızlanır, çok ince toz şeklindeki metal havadaki parlak bir alevle yanar. Yüzeyinde ince bir oksit tabakasının oluşumu sebebiyle asitlere karşı dayanıklıdır. Berilyum tuzları sulu çözeltide hidrolizlenirler ve bu sebeple çözeltileri asit özelliği gösterir. Berilyum tuzlarının tatlı olması sebebiyle eskiden berilyuma glusinyum adı da verilmiştir. Düşük konsantrasyonlarda bile ölüme neden olacak kadar berilyum ve tuzları zehirlidir. Kronik zehirlenmelerde etkisi 3 ay-15 yıl arası değişen bir zamanda ortaya çıkar.

    Doğada bulunuşu: Berilyum doğada yalnız bileşikleri şeklinde bulunur. Yerkabuğunda bulunma oranının % 0.001 olduğu tahmin edilmektedir. Berilyum içeren 30 dolayında mineral saptanmış olmakla beraber, bunların en önemlileri aruaında beril krizoberi ve fenasit yer alır. Beril türlü metal oksitlerle renklenerek akuamarin, zümrüt gibi değerli taşları oluşturur. Berilyum ekonomik olarak elde edilmesinde tek mineral berildir.

    Kullanım alanları: Kullanımı jiroskop yapımı ve bilgisayar parçaları, uzay teknolojisi gibi birkaç özel alanla sınırlıdır. Ana madde olarak seramik eşya, floresan tüplerinde, özel tip camların yapımında ve nükleer reaktörlerde kullanılır.

    Berilyumun elde edilmesi: Normal şartlarda laboratuvarda elde edilmez, doğada bulunur. Saf berilyum içeren erimiş BeCl2 ve NaCl elektroliziyle elde edilebilir. Başka bir metotta, berilyum florürün 1300 derecedeki magnezyumla indirgenmesidir.

    Alaşımları: Berilyum birçok alaşımın bileşimine girer ve sertlik verir. Berilyumun bakır alaşımları yumuşak ve esnektirler ve 300°C’de ısıtıldıklarında yeniden sertleşir. Dayanıklılık ve esneklik gerektiren makine parçalarının yapımında kullanılır.

    Berilyum-nikel alaşımları, ısıtmayla büyük oranda esneklik ve sertlik kazandıklarından yüksek sıcaklıkta çalışacak makine parçalarının yapımında kullanılırlar. Berilyum-demir alaşımları nikelli alaşımlara benzer nitelikler gösterirler. Berilyum-alüminyum alaşımlarının yüksek dayanıklılıkları sebebiyle özellikle uçak, füze ve uzay araçlarının yapımında kullanılırlar.

    ]]>
    Sodyum Bikarbonat Endikasyonları https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-bikarbonat-endikasyonlari.html Tue, 13 Nov 2018 07:58:54 +0000 Sodyum Bikarbonat Endikasyonları; Ağır böbrek hastalıkları (örneğin: renal tübüler asidoz), Metabolik asidozun tedavisinde, kontrolsüz diyabet (ketoasidoz), kanın ekstrakorporeal dolaşımı,kardiyak arrest, şok ya da ağır Sodyum Bikarbonat Endikasyonları; Ağır böbrek hastalıkları (örneğin: renal tübüler asidoz), Metabolik asidozun tedavisinde, kontrolsüz diyabet (ketoasidoz), kanın ekstrakorporeal dolaşımı,kardiyak arrest, şok ya da ağır dehidrasyonun sebep olduğu dolaşım yetmezliği, üreterosigmoidostomi, alkolik ketoasidoz, laktik asidoz, karbonik anhidraz inhibitörlerinin kullanımı ve amonyum klorür uygulamaları gibi durumlarda kullanılmalıdır.

    Kardiyopulmoner resusitasyon esnasında ileri seviye kardiyak yaşam desteği vermek.

    Bazı entoksikasyonlarda (örneğin metil alkol, salisilatlar, fenobarbital ): İlacın böbrekte reabsorbsiyonunu düşürmek ya da asidozu düzeltmek amacı ile alkalizan madde olarak.

    Önemli oranda gastrointestinal bikarbonat kayıplarının eşlik ettiği ağır diyare tedavisinde.

    Hiperkalemi tedavisinde ise: Potasyumun hücrelerce alınmasını teşvik etmek ve de ekstrasellüler potasyum ile intrasellüler potasyum konsantrasyonu arasındaki miktarı normale çevirmek amacı ile.

    Kontrendikasyonları

    Sodyum bikarbonat metabolik ya da respiratuar alkalozu olan, hipokalsemi izlenen,
    alkalozun tetaniyi de uyarabileceği hasta kişilerde, kusma ya da devamlı gastrointestinal emiş sebebi ile aşırı klorür kaybı yaşayan hastalarda ve diüretik sebepli hipokloremik alkaloz ilerleme riski bulunan kişilerde kontrendikedir.

    Önlemler/ Uyarılar ve Hamilelikte Kullanımı

    Asit ve baz dengesizliğini düzenler iken doz aşımı ve bunun sonucunda oluşacak metabolik alkaloz ihtimalini minimuma düşürmek için sodyum bikarbonat tekrar eden, bölünmüş dozlar halinde uygulanmalı ve hasta kişinin asit- baz dengesi periyodik laboratuar tayinleriyle kontrol edilmelidir.

    Sodyum bikarbonatın i.v. yoluyla yüksek dozda uygulanması hipokalemi ve serumdaki iyonize edilmiş kalsiyum konsantrasyonunun azalmasıyla sonuçlanabilir. Potasyumun tükenmiş olması metabolik alkaloza olanak hazırlayabilir ve aynı zamanda hissedilen hipokalsemi, pH yükseldikçe tetaniye ve korpopedalspazma sebep olabilir. Önceden mevcut hipokalemi ve/ veya hipokalsemi riskini en aza indirmek için tedaviye başlamadan evvel ya da tedavi ile aynı anda, elektrolit dengesizlikleri düzeltilmelidir.

    Yeni doğan bebeklerde ve 2 yaş altındaki çocuklarda hipertonik sodyum bikarbonat solüsyonlarının süratli (10 ml/dak) injeksiyonu serebrospinal, hipernatremiye sıvı basıncının azalmasına ve muhtemel intrakraniyal hemorajiye sebep olabilir.

    Kardiyopulmoner resusitasyon sırasında çocuklarda sodyum bikarbonat uygulaması respiratuar asidozu kötü hale getirebilir.

    Resusitasyon  esnasıda sodyum bikarbonat uygulanmasının akabinde karbondioksitin açığa çıkacağı ve bu halde, bu potansiyel asit kaynağının kesinti olmadan itrahını sağlamak amacı ile yeterli bir alveol ventilasyonu lüzum ettireceği.

    İlacın hipertonik solüsyonlarının aşırı hızlı infüzyonu lokal ağrı ve venöz irritasyona neden olabilir. Uygulama sürati hasta kişinin toleransına bağlı olarak ayarlanmalı ve uygulama için çok geniş periferal ven kullanılmalıdır.

    Hamilelik sırasında yalnızca kesinlikle gerekli olduğu hallerde kullanılmalıdır.

    Advers /Yan Etkiler; Sodyum bikarbonatın en ciddi yan etkisi metabolik alkalozdur.

    ]]>
    Vücutta Sodyum Eksikliği https://www.sodyum.gen.tr/vucutta-sodyum-eksikligi.html Tue, 13 Nov 2018 09:04:38 +0000 Vücutta sodyum eksikliği, sodyum, vücuttaki kan basıncını düzenleyen, kas ve sinir hücrelerinin düzgün çalışmasına yardımcı olan bir mineraldir. Kandaki  sodyum miktarı 135-145 mEq/L olarak kabul edilmektedir. Vüc Vücutta sodyum eksikliği, sodyum, vücuttaki kan basıncını düzenleyen, kas ve sinir hücrelerinin düzgün çalışmasına yardımcı olan bir mineraldir. Kandaki  sodyum miktarı 135-145 mEq/L olarak kabul edilmektedir. Vücutta sodyum eksikliğinden kaynaklı olarak görülen hastalıklar veya belirtiler arasında en çok; iştah kaybı, bulantı, kusma, zihin karışıklığı, beyin fonksiyonlarında azalma ve kas krampları gibi durumlar yer almaktadır. Bu belirtiler sodyumun  hangi değer aralığında olduğunu ve sodyum eksikliğinin ne kadar süredir devam ettiğine bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

    Sodyum vücudumuzda en fazla bulunan minerallerden biridir. Sodyumu vücudumuza genellikle sofra tuzundan ve tuzlu gıdalardan alırız. Kanımızdaki sodyumun normal bir düzeyde olması bazı hormonların kontrolünden kaynaklanmaktadır. Bu hormonlardan biri, böbreküstü bezinin salgılamış olduğu aldosteron ve bir diğeri ise kortizol hormonudur. Eğer kanımızdaki sodyum seviyesi 135 mEq/L’den az ise, bu durumda vücutta sodyum eksikliği yaşanıyor demektir.

    Vücutta sodyum eksikliği olmasının en önemli sebebi az tuz tüketilmesinden kaynaklanmasıdır. Vücuttaki sodyum eksikliği, vücutta biriken aşırı sudan veya aşırı sodyum kaybından da  oluşabilir. Kortizol hormonunun veya tiroit hormonunun az olması da vücutta sodyum eksikliğine sebep olmaktadır. Antidiüretik (ADH) hormonunun aşırı salgılanması da vücuttaki su miktarını arttırdığı için vücuttaki sodyum miktarını düşürebilir. Kandaki sodyum düşmesi, baş ağrısı, bulantı, kusma, kramp, yorgunluk ve baygınlık gibi durumlara sebep olabilir. Çok fazla egzersiz yapanlarda da sodyum eksikliği görülmektedir. Bunun sebebi, vücutta sıvı birikmesi ve sıvı atımının az olmasıdır. Bazı ilaçların kullanımı da sodyum eksikliğine yol açabilir. Morfin, bazı idrar söktürücü ilaçlar, bazı romatizma ilaçları gibi ilaçlar bu ilaçlara örnek olarak verilebilir. Erişkin bir insanın günlük sodyum ihtiyacı ortalama 1,5 gramdır. Bu oran, tuz olarak günde en fazla 5.8 grama tekabül etmektedir. Bir besindeki sodyum miktarını  2,5 ile çarparsak, tuz miktarı elde etmiş oluruz. Örneğin bir besinde 1 gram sodyum varsa, yemek 2,5 gram tuz barındırıyor anlamına gelmektedir. 

    Vücutta sodyum eksikliği bazı hastalıkların oluşmasına sebep olabilir. Tuz kullanımını azaltırsak eğer, aşağıdaki hastalıkların görülme riski azaltabiliriz:

    •  Mide kanseri
    • Böbrek taşı
    • Tansiyon
    • Kemik erimesi

    Vücutta sodyum eksikliğinin tedavisi;

    Tahlil sonucunda  çıkan sodyum eksikliğinin, öncelikle bir laboratuar hatası olup olmadığı araştırılmalıdır. Bunun için de sodyum ölçümü tekrarlanmalı veya başka bir laboratuarda testin yeniden tekrarlanması önerilir. Sodyum eksikliği testiyle  birlikte, üre, idrar dansitesi, böbrek testi, kanda şeker, kanda trigliserid gibi ölçümlerin de yapılması gerekir. Bunlara ek olarak, mutlaka tiroid hormonunun da ölçülmesi gerekir. Eğer kandaki sodyum seviyesi 125 mEq/L’nin altındaysa bu vücutta sodyum eksikliği olduğunu gösterir. Bu sebeple hızlıca bir hastanenin acil servisine başvurmalısınız.

    ]]>
    Fenobarbital https://www.sodyum.gen.tr/fenobarbital.html Tue, 13 Nov 2018 15:54:17 +0000 Fenobarbital; Ticari ismi luminal olarak bilinen bir barbitürattır. Barbitürik asitin bir türevi ve hipotonik ilaç ana bileşenidir. Tadı acıdır. Alımından sonra vücuttan atılmasının zorluğundan dolayı böbreklerde birikmesi g Fenobarbital; Ticari ismi luminal olarak bilinen bir barbitürattır. Barbitürik asitin bir türevi ve hipotonik ilaç ana bileşenidir. Tadı acıdır. Alımından sonra vücuttan atılmasının zorluğundan dolayı böbreklerde birikmesi gibi bir sakınca yaratır.  

    Fenorbarbitalin Endikasyonları; Fenobarbital beyin ve sinir sisteminin çalışmasını satabilize edip etkisini gösteren bir ilaçtır. Grand mal epilepsi ve diğer epilepsi çeşitlerinde görülen kontrol dışım kasılmalar, gebeliğin 20. haftasından doğum zamanına ve ve doğumdan sonraki ilk haftaya kadar olan süreçte görülen istem dışı olarak gerçekleşen kontrol dışı kasılmalar, ellerde ve ayaklarda veya yüz bölgesindeki kaslarda ortaya çıkan kasılmalarla netleşen sinirsel belirti durumlarında görülen gerilim şekli, boğmaca, inatçı uykusuzluk durumu, iç sıkıntılar, endişe ve korkunun oluşturduğu ruhsal gerilim hali, tiroid hastalığı sonucu oluşan gerilim hali, menopoz döneminde ortaya çıkan gerilim hali durumlarını tedavi etmek amacı ile kullanılmaktadır. 

    Fenorbarbital testi; Bu test ilacın etken maddesinin kan dolaşım sisteminde istenen oranda olup olmadığını belirlemek amacı ile uygulanır. Hastalığın tedavisinde uygulanan fenorbarbital oranının belirlenmesi ve tedavi eden dozlarda olup olmadığını ölçmek için uygulanır. Ayrıca ilaç kullanım periyodu boyunca oluşan yan etkilerin ilaçla bağlantısının araştırılıp önlem alınabilmesi için yapılır. 

    Fenorbarbitalin Yan Etkileri; Mental konfüzyon (intolerans), mental depresyon, nefes almada güçlük (respiratuvar depresyon), hipersensitivite reaksiyonları (ciltte döküntü), boğazda nedeni bilinmeyen ağrı ve ateş (agranülositoz), olağan dışı kanama ve çürükler (trombositopeni), eksitasyon (paradoksal reaksiyon), yorgunluk ve halsizlik hissi (hipotansiyon, megaloblastik anemi), kalp ritim sayısında düşüş (SSS depresyonu), deri ve gözlerde sarılık (hepatik disfonksiyon) bu bulgular nadiren görünür fakat bu tür durumlarda karşılaşıldığında tıbbi gözlem gerektirir. Çok nadir olmakla beraber diyare, baş ağrısı, eklem ve kaslarda ağrı, bulantı ve kusma da görülmektedir. İlaç alımı durdurulduktan sonra oluşabilecek konvülsiyonlar ise; baygınlık hissi, halüsinasyonlar, titreme, uyuma güçlüğü ve yorgunluk gibi belirtiler muhtemel abstinans sendromlarıdır ve acil tıbbı müşahade gerektirir. 
    ]]>
    Sodyum Sembolü https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-sembolu.html Wed, 14 Nov 2018 11:04:41 +0000 Sodyum sembolü, periyodik cetvelde NA simgesi ile gösterilmektedir. Atom numarası 11 olan sodyum sembolü yumuşak kaygan bir metal olarak alkali metaller grubu içerisinde yer alan bir elementtir. Doğal olan bileşiklerin içerisinde bol Sodyum sembolü, periyodik cetvelde NA simgesi ile gösterilmektedir. Atom numarası 11 olan sodyum sembolü yumuşak kaygan bir metal olarak alkali metaller grubu içerisinde yer alan bir elementtir. Doğal olan bileşiklerin içerisinde bol miktarda sodyum bulunmaktadır. Sodyumun erime noktası 97,5 santigrat derece olarak bilinmektedir. Sodyum sembolü insan vücudu için oldukça önemli olan ve vücut için gereksinimi bulunan bir madde olmak ile beraber sodyum aynı zamanda kaya ve deniz tuzunda da bol miktarda bulunmaktadır. 

    Sodyum sembolü yapısı olarak beyaz renkli parlak bir görünüşe sahip olan ve bir hayli yumuşak bir elementtir. Bu madde havada çok yüksek hız ile oksitlendiği için bunu engellemek adına bu madde inert bir ortamda kapalı olarak bulundurulmalıdır.Vücut için gereklidir. Fakat gerektiğinden fazla alındığı zaman ortaya istenmeyen kötü sonuçlar çıkarabilir. Sodyum sembolü vücutta su dengesini korumak ve besinlerin hücre dışında bulunan hücre duvarı yolunda geçişi sırasında görevlidir. Aynı zamanda sodyum sembolü vücudun kas ve de sinir fonksiyonlarının sağlıklı bir biçimde çalışması için ortam hazırlamaktadır.

    Sodyum Sembolü Nerelerde Ve Nasıl Kullanılmıştır

    Sodyum bileşiklerinin yüzyıllardır insanlar tarafından kullanılmış maddelerin en eskisi olduğu bilinmektedir. Sodyum karbonat 2000 yıl önce o zamanın kimyacıları tarafından incelenmiştir. Sodyum çok sayıda bileşik üretmesine rağmen güçlü bir tepki verici olmasından dolayı hiç bir şekilde doğada serbest bir halde bulunamaz. En önemli olan bileşeni sodyum klorürdür.  Denizlerde ve denizden uzak olan göllerde büyük ölçülerde bulunmaktadır. Denizdeki tuzların yaklaşık olarak yüzde otuzu sodyum tuzlarıdır. Şili'de, Asya ve Afrika önemli bileşenlerinin bulunmuş olduğu kaynaklardır. Yer kabuğunun yaklaşık olarak ağırlıkça yüzde 2.6 sını sodyum sembolü oluşturmaktadır. Bu oran ile en çok bulunabilen dördüncü elementtir. Sodyum metali en çok bulunan birinci alkali metaldir. 19. Yüzyıl sonu gibi sodyum karbonat ile birlikte karbon kullanılarak 1100 derecelik ısıdaki yasal olarak sodyum elde edilmiştir. Sodyum sembolü eczacılık, tarım ve fotoğrafçılık alanlarında kullanılan bir elementtir.Bu element aynı zamanda sokak aydınlatmalarında cam yapımında ve sofra tuzu yapımında da kullanılmıştır. Sıvı olarak bulunan sodyum ise nükleer santraller de soğutucu görevi üstelendiği bilinmektedir. Sodyum oksijenli asit ve alkollerin tepkimesi ile oluşan madde ve çeşitli organik bileşenler için çok önemlidir. Sodyum sembolünün diğer bileşenleri kabartma tozu, soda külü ve sodyum nitrattır. Tarım alanında da gübre olarak kullanılabilir. Doğada hiç bir zaman saf bir element olarak bulunmaz.
    ]]>
    Sodyum Oksit https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-oksit.html Wed, 14 Nov 2018 13:33:02 +0000 Sodyum Oksit, Sodyum latincede natrium adıyla, periyodik cetvelde Na simgesi ile gösterilen ve atom numarası 11 olan elementin adıdır. Sodyum yumuşak ve kaygan bir elementtir. Alkali elementler içinde yer almaktadır. Doğal Sodyum Oksit, Sodyum latincede natrium adıyla, periyodik cetvelde Na simgesi ile gösterilen ve atom numarası 11 olan elementin adıdır. Sodyum yumuşak ve kaygan bir elementtir. Alkali elementler içinde yer almaktadır. Doğal bileşiklerin içinde sıkça karşılaşmak mümkündür. Yüksek oranda reaktifliğe sahiptir. Alevi sarı renktedir. Su ile fazla bir reaksiyon gösteren ve havada hızlı bir şekilde oksitlenen bir elementtir. Yani vazelin ve gaz yağı türü gibi hava ve su temasını kesecek ortamlarda bulunmalıdır.

    Öteki alkali metallerde olduğu gibi, sodyum da yumuşak, hafif yapılı, gümüşe çalan beyaz renkli ve reaktif olan bir metaldir. Yüksek reaktif barındırdığından dolayı, doğada hiçbir zaman saf halde bulmak mümkün değildir. Sodyum metali suda yüzebilir; ani ve şiddetli bir şekilde reaksiyona girerek ısı çözeltisinin yükselişiyle, yanıcı hidrojen gazını çıkarır. (NaOH) çözeltisinin oluşmasına yardımcı olur. Sodyum, oksijenle birleşmesi sonucu Na2O oksitini ve Na2O2 peroksitini çıkarır. Sodyum oksit suyla tepkimeye girdiği zaman NaOH (kostik soda veya sud kostik) bazik şeklinde bir oksittir.Sodyum Oksit Sodyum oksijen vererek su etkisi ile ayrışmış olur. Asitlerle beraber de hidrojen peroksit vermiş olur. Sodyum hidroksit veya diğer adıyla kostik soda eriyebilen beyaz bir katı şeklindedir. Nemde bozulur, uçucudur. Potasyum hidroksitle aynı özellikleri gösterir. Yalnız ondan daha az yakıcı, aynı zamanda daha güçlü bir bazdır. Sodyum klorür çözeltisi ile elde edilen maddelerin,  birbirine etki etmesinden kaçınarak klor ile beraber hazırlanmaktadır. Kirecin sodyum karbonatla etkileşmesi ile de elde edilir. Sodyum oksit seramiklerde ağ kırıcı olarak kullanılır. Cam teknolojisinde de sıklıkla kullanılmaktadır.
    ]]>
    Sodyum Peroksit https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-peroksit.html Wed, 14 Nov 2018 15:57:06 +0000 Sodyum peroksit, alkali metaller denilen, lityum, sodyum, potasyum, rubidyum, sezyumdan olan metal topluluğunun en mühim üyelerinden sodyumun bir bileşimidir. Mısırlılar zamanından beri bilinmektedir. Mısırlıların neter dediğ Sodyum peroksit, alkali metaller denilen, lityum, sodyum, potasyum, rubidyum, sezyumdan olan metal topluluğunun en mühim üyelerinden sodyumun bir bileşimidir. Mısırlılar zamanından beri bilinmektedir. Mısırlıların neter dediği bu metale Latinler natrium demişler, sembolü bundan ötürü Na olarak da onay edilmiştir. Teknikte sert peroksit bileşikleri olarak da malum ürünler hidrojen peroksitten üretilen kimyasallar olarak da karşımıza çıkar. basit depolanma ve proseslerde kullanımda kolaylık sağlamaları  bu  çeşit  kimyasalların  seçim  edilme  nedenidir.
     
    Genelde  üretildikleri  hidrojen peroksit  benzeri  oksidasyon ajanı olarak da  kullanılırlar. En yaygın kullanıldıkları sahalardan, deterjanlarda ve  tekstil endüstrinde  beyazlatıcı olarak, sıhhat  ürünlerinde  dezenfektan, çevresel uygulamalarda koku ve nitelik giderici, kimyevi proseslerde oksitleyici kimyevi olarak da sıralanabilir. Sodyum, oksijenle birleşerek Na2O oksitini ve Na2O2 peroksitini verir. Sodyum oksit suyla tepkime verdiğinde NaOH (kostik soda ya da suda kostik) verici bazik bir oksittir. Sodyum peroksit oksijen vererek su tesiri ile ayrışır. Asitlerle oksijenli su (Hidrojen peroksit) verir. Sodyum hidroksit ya da kostik soda (sud kostik) NaOH 320 C'te a eriyen beyaz bir katıdır, akkor derecede uçucudur, suda ısı vererek çözünür ve nemlenerek bozunur. Potasyum hidroksitle benzer nitelikleri gösteren ama ondan az yakıcı olan kuvvetli bir bazdır. Sodyum klorür çözeltisinin elektrolizi ile ele geçirilen, maddelerin birbirlerini etkilemesinden sakınarak, klor ile beraber hazırlanır. Kirecin sodyum karbonata etkilemesiyle de elde edilebilir.
    En pahalı olmayan oksidasyon ajanları olarak da, klor gazı ve nitrik asidi sayabiliriz. Bunların çok mühim kullanımları vardır. Bununla beraber kullanımlarında  birtakım  zorlukların  ve dezavantajların meydana geldiği de vurgulanmalıdır. 

    Sodyum Peroksit
    Havanın kullanıldığı vaziyetler için, çoğunlukla heterojen katalizöre ya da biyokatalize gereksinim duyulur. Çoğunlukla prosesler az seçicilikle ilerler ve yüksek mevduat fiyatları gerektiren sistemlere gereksinim duyulur. Klor gazının kullanımında, onay görmeyen klorlanmış yan ürünler meydana gelir. Atıkları riskli çevresel problemlere neden olur. Nitrik asit kullanımında ise, seçiciliğe sahip, riskli azot oksit gazlarının oksidasyon esnasında oluşumu ve yüksek korozif tesiri onay görmeyen özellikler olarak da öne çıkmaktadır. Dördüncü en pahalı olmayan oksidant tüketimi diğerlerine oranla kolay olan hidrojen peroksittir. Bununla beraber ek olarak fit  bir oksidasyon  ajanı  olup  çoğunlukla  fonksiyonel grupları üzerinden oksidasyon yapıcı ara ürünlerin taşıma edildiği aktivatörlere ve katalizörlere gereksinim duyar. 

    Bu bölümde bahsedilen pertuzlar, bu aktivitelere  sahip granül yapılıları ile  kararlılıkları artırılmış, laboratuvar çalışmalarında ve orta ölçekli ya da kimya proseslerinde kullanım kolaylığına sahip ürünler olarak karşımıza çıkarlar. Sodyum tabiatta tek olarak bulunmaz. Bileşikleri çoktur, yeryüzü kabuğunun %2,6' sini bu bileşikler oluşturur. En çok bulunan bileşiği sodyum klorür (yemek tuzu) dur. Bu bileşik deniz sularında %2,7, tuzlarda %26 oranında yer alır. Denizlerdeki sodyum tuzlarını bir araya getirmek olası olsaydı oluşan kütle yeryüzünü dağlarıyla beraber kaplayabilirdi. Soda denilen, karbonik asitli su çoğu içkileri hafifletmek amaçlı, içkiye katılarak kullanılır. Peroksijen beyazlatıcıları genel olarak da hidrojen peroksitten üretilirler. Hidrojen peroksitin bizzat yayvan oranda beyazlatıcı formülasyonlarında kullanılmasına nazaran sert formülasyonlar takdirinde söz konusu ürünler seçim edilmektedir. Bunlardan en yayvan kullanım alanına sahip olan bilinirliği ek olarak eskilere dayanan sodyum  perborat tetra hidrat (SPB-TH) (NaBO3.4H2O) ve sodyum perborat mono hidrattır(SPB-MH) (NaBO3.H2O).  Bu bileşiklerin isimlendirilmelerinde birtakım hatalar s]]> Sodyum Potasyum Pompası https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-potasyum-pompasi.html Thu, 15 Nov 2018 05:45:22 +0000 Sodyum potasyum pompasıHücrelerin zarında bulunan sodyum potasyum pompası, hücrelerin yaşaması için hayati önem taşımaktadır. Pompa denmesindeki amaç, enerji harcayarak, sodyum ve potasyum iyonları
    Sodyum potasyum pompası
    Hücrelerin zarında bulunan sodyum potasyum pompası, hücrelerin yaşaması için hayati önem taşımaktadır. Pompa denmesindeki amaç, enerji harcayarak, sodyum ve potasyum iyonlarını seçici davranarak, hücre zarında bir taftan diğer tarafa taşıma görevi görmektedir. Bu pompa görevi ile hücrelerin ve bütün organizmanın yaşaması için önemi büyüktür.

    Normalde hücre zarının dışında sodyum, iç kısmında ise potasyum miktarı daha fazladır. İşte bu pompa sayesinde, sodyumu hücre içinden, hücrenin dış kısmına, potasyumu ise, hücrenin dış kısmından, içine doğru nakil görevi görmektedir. Diğer taraftan bakıldığında ise bu pompa, hücre dışıyla içi arasında potasyum ve sodyum iyonları açısından yoğunluk farkı oluşturmak için görevlidir ve bu durum, hücrenin yaşamasının devamı açısından önemlidir. Bu görevini yapıp, yoğunluk farkı süreklilik kazandığı sürece hücre canlı kalır. Aslında sodyum potasyum pompasını tarif etmek için, büyük otellerin ve alışveriş merkezlerinin girişlerinde olan dönerli kapılara benzer. Yoğunluğu ayarlamak için, kapı dönerken dış tarafından iki potasyum atomu içeri girerken, iç taraftan ise, üç sodyum atomu dışarıya çıkar. Kapı bir kere dönmesi ile üç sodyum dış tarafa, iki potasyum içeriye girmiş olur. Bu pompanın çalışması için ise, ATP (Adenozin Tri Fosfat) gereklidir. ATP de, araçlardaki aküye benzetirsek hücrenin enerji deposudur. Yediğimiz besinler oksijen ile yakılır ve enerji  elde edilir. Bu enerji de ATP üzerine geçirilir. Besin ve oksijen maddesi olmazsa ATP de olmaz ve sonuçta pompa çalışmaz hale gelir ve hücre ölür.
    Sodyum Potasyum Pompası
    Sodyum-potasyum pompasının önemli görevleri ise;
    • Pompa, sodyum ve potasyum iyonları için hücre zarının iki tarafı arasında yoğunluk farkı oluşturmak için görevini gerçekleştirir. Bu, hücre zarının iki taraf arasında bu iki madde için eşit halde bulunmayan yoğunluk oluşturmak anlamına gelmektedir. Özellikle potasyumun dışarıya çıkması sonucunda, membran potansiyeli de ortaya çıkarılmaktadır. Bu açıdan bakıldığı zaman, hücre zarını bir pile benzetebiliriz. Pilin bir tarafı pozitif, diğer kısmı negatif kutuplara sahiptir. İşte bunun gibi, hücre zarının da dışı pozitif, içi negatif kutup gibi düşünürsek, membran potansiyeli, kas ve sinir gibi uyarılan hücrelere iletilebilen elektrik oluşturması ile görevlidir. Bu elektrik ise, kaslarımızın kasılması için çok önemlidir. Örneğin; kalp kasında kasılma yaşanmadığı zaman, bilineceği üzere ölüm gerçekleşir.
    • Pompa, membranın dış kısmının pozitif, iç kısmının negatif elektrikle yüklenmesi görevini görür ve ve her görevinde de dış kısma fazladan bir pozitif yük çıkarır ve böylece dışarının daha pozitif olmasına neden olur. Hücre zarının içinde negatif yüklü büyük moleküller bulunur. Bunlar protein ve fosfor olup iç kısımdan dışarıya çıkamadıkları için, hücre içinin negatif kalmasında görevlidir. 
    • Hücrenin içine giren her katı parçacıkla birlikte içine su da almaktadır. İşte pompa, hücrenin su ile şişerek patlamasını engelleme görevi görür. Katı parçacıkların beraberlerinde su da taşımaları olayına osmoz adı verilir. Dolayısıyla hücrenin yaşaması için, suyun sürekli olarak dışarı tahliye edilmesi gerekmektedir. İşte bu görevi de sodyum potasyum pompası görmektedir. Pompanın her devrinde bir katı parçacıkla birlikte yani, üç sodyum dışarı, iki potasyum içeri ile birlikte, suyu da dışarı atmaktadır. ATP eksikliğinde ise pompa çalışamaz, hücreler su ile şişip, daha sonra ölür. Hücrede aşırı su biriktiği zaman pompa hemen görevine başlar ve su miktarını normale getirir. Su birikimi çoğaldığında pompayı harekete geçiren etkenin ne olduğu ise, yapılan araştırmalarda hala bulunamamıştır.
    ]]>
    Metamizol Sodyum https://www.sodyum.gen.tr/metamizol-sodyum.html Thu, 15 Nov 2018 06:07:59 +0000 Metamizol sodyum, piyasa ismi novalgin olarak bilinen, antipiretik, analjezik, antiinflamatuar bir steroid olmamış antiinflamatur ilaçtır. düz adale relaksasyonu sağlaması öbür ağrı kesicilere üstünlüğüdür. Tüm türlerde ada Metamizol sodyum, piyasa ismi novalgin olarak bilinen, antipiretik, analjezik, antiinflamatuar bir steroid olmamış antiinflamatur ilaçtır. düz adale relaksasyonu sağlaması öbür ağrı kesicilere üstünlüğüdür. Tüm türlerde adale ve eklem romatizmaları,akut ve müzmin artritisler, tendinidisler,nevralji, doğum sancıları benzeri vaziyetlerde endike eden ilaçların içerisinde yer alan madde. Metamizol (veya genel isimiyle Novalgin veya Novaljin (baytar preparatlarda sık sık Novamizol kullanılmaktadır), sık kullanılan ve reçetesiz satılmaktadır. Ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır.  
     
    Genellikle metamizol sodyum tuzu biçimde uygulanır. Metamizol analjezik ve antipiretik tesirlerinin yanında bir non-steroid antiinflamatuar'dır. metamizol sodyum, analjezik, antipiretik ve antiromatizmal tesirlere sahip bir maddedir. Mide bağırsak kanalından 4-metilaminoantipiltihap'e dönüşerek absorbe olabilir. Ağızdan alımından sonraki tahmini 60-90 dk içerisinde kanda maksimum konsantrasyona ulaşmaktadır.  Oral yolla alınmasından tahmini 30 dk sonra analjezik ve antipiretik etki ortaya gelir. metamizol sodyumun eliminasyon yarısı geçerliliği tahmini 7 saattir.  Ağız yoluyla edinilen maddelerin %71'i 24 saat içerisinde ve çoğunlukla 4-metilaminoantipirin ana metaboliti şeklinde idrarla atılır. İlacın faktörl maddesi metamizol sodyum'dur. Novalgin tablet, bedende inflamasyon ve ağrıya neden ortaya iştirak eden belli bilimsel etkenleri azaltan, ağrı kesici ve inflamasyon durumlarında gösterişli bir ilaçtır. Ur ağrıları, operasyon sonrası rastlanan ağrılar; kuvvetli böbrek ağrıları, alt idrar yolu ve safra yollarındaki  ağrılar, mide ve bağırsak kanallarındaki ağrılar ile alakalıdır. Bununla beraber sıcak olmayan nemli kompres ile veya diğer yollarla düşürülemeyen yüksek ateş  amaçlı kullanılan bir ilaçtır.  Bu ilaç hafif ağrıların rehabilitasyonunda kullanılmamalıdır.  Bu ilacın kullanımı esnasında nabızda yükseliş, kol ve bacaklarda soğukluk duygusu, sıcak olmayan ter, vertigo şikayeleri görüldüğünde acilen hekime bilgi verilmeli ve hasta doktor gelene denli baş alt pozisyonunda yatırılmalı ve solunum yolu açık tutulmalıdır.  
    Metamizol Sodyum
    • Bu ilacın kullanımı kalp krizi veya felç benzeri çoğu yaşamsal tehlike yaratabilecek  kalp veya dolaşım sıkıntıları ortaya geme  risk oranını arttırabilir. Bu risk ilacın kullanma müddeti uzadıkça hepten çoğalacaktır. Kalp bypass ameliyatından  anında öncesinde veya sonra bu ilacı doktorunuzu bilgilendirmeden kullanmayınız.  
    • Eğer geçmiş zamanda yaşanmış veya şu an var ortaya iştirak eden mide bağırsak ülseri, mide kanaması, süregelen sindirim sıkıntıları, önemli kalp yetmezliği, kalp sağlık sorunu, dolaşım bozukluğu, az kan basıncı, önemli karaciğer sağlık sorunu, kuvvetli böbrek sağlık sorunu, kalp krizi, felç (inme), kan yapımında sorun veya kan pıhtılaşması öyküsü, astım, saman nezlesi ile beraber rastlanan müzmin solunum yolu enfeksiyonu; besin maddelerine, kürklere, saç boyalarına veya koruma amaçlı maddelere alerji; az oranda alkol/içki alımı neticesi aksırma, gözlerde yaşarma, yüzde kuvvetli kızarma; müzmin kurdeşen; tekrarlayan konjonktivit, sigara içmek  durumlarından rastgele birine sahipseniz bu ilacı kullanmayınız.  
    • İlacın kullanımı esnasında idrar renginde kızarıklık, kırmızılık olabilir; bu durum zararsız olup ilacın metabolizmasına ilişkin bir ürününün vücuttan atılımından kaynaklanmaktadır.  
    • İlacın kullanımı esnasında göğüs ağrısı, halsizlik, soluk darlığı, konuşma bozukluğu, görme veya balans sorunları benzeri kalp veya dolaşım sorunu semptomları ortaya iştirak eden durumlardan rastgele birisiyle karşılaşırsanız vakit kaybetmeden ivedi servise başvurunuz.  
    • Bu ilacın kullanımı ihtiyar yetişkinlerde mide ve bağırsaklarla ilgili önemli yan tesirlere maruz kalma ihtimali çok yüksektir.  
    • Tıbbi bir gereklilik olmadıkça 15 yaşın altındaki çocuklarda kullanmayınız.  
    • İlacı alırken  alkol/içki kullanm]]> Sodyum İyodür https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-iyodur.html Thu, 15 Nov 2018 22:21:41 +0000 Sodyum iyodürBazı hastalıkların teşhis ve tedavisi için kullanılan Sodyum iyodür, insan vücudunda troid aracılığıyla tutulmaktadır. Bu bileşen gama ve beta ışınları yaydığı için, özellikle nükleer t Sodyum iyodür

      Bazı hastalıkların teşhis ve tedavisi için kullanılan Sodyum iyodür, insan vücudunda troid aracılığıyla tutulmaktadır. Bu bileşen gama ve beta ışınları yaydığı için, özellikle nükleer tıp biliminde de tercih edilmektedir.  Troid bezinin sebep olduğu bazı hastalıkların tanı ve teşhisinde de kullanılan bileşenin, kullanıldığı hastalıklara örnek vermek gerekirse, Toksik nodüler guatr, Troid kanseri, Hiper troidi ve Toksik diffuls guatr hastalıkları sayılabilir. Sodyum iyodür aynı zamanda tedavi amacıyla da kullanılabilmektedir.

      Sodyum İyodürün Tanı İçin Kullanımı

      Bu bileşik, az miktarlarda olmak kaydı ile radyo iyot kinetiğini aktive etmek için kullanılabilmektedir. Bu sayede troid Uptake ölçümü yapılabilir ve efektif ömür tespit edilebilir. Bu tetkiklerle birlikte ve sonrasında  ise iyot ile yapılacak olan tedavide kullanılacak olan, gerekli aktivite miktarı bulunabilir. Özellikle troid kanseri bulunan durumlarda, Rezidutroid dokusunu gösterebilir ve bu yolla metastaz olup olmadığı anlaşılabilir. Aynı zamanda sodyum iyodür ile L-123 veya Tc99m nin olmaması durumunda, Bening hastalıkları için troid sintigrafisi yapılabilir.

      Sodyum İyodür

      Soyum İodürün Tedavi Amaçlı Kullanımı

      Metastatik hastalıklar da olmak üzere, Foliküler ve Papiller tiroid kanserlerinin tedavisinde, Graves hastalığında, Otonom troid nodüllerinin tedavisinde ve Toksik multi nodüler guatr tedavisinde kullanılmaktadır. Radyo farmasotik olan sodyum iyodür, karbonat- tiyosulfat çözeltisi içinde on veya daha düşük pH değerleri arasında görülebilmektedir. Spesifik aktivitesi 185 GBa- mg la aynı derecede ya da biraz daha çok kalibrasyon değerinde olabilir. Bu bileşiğin radyoaktif konsantrasyonu ise 1110 MBq- ml dir. Aynı zamanda Sodyum iyodür ün yapısında Na+1 ve l-1 iyonik bağı bulunur. Eğer hastalıkların tedavisi için kullanılacaksa, çok etkili olan bu bileşen, ancak az miktarlarda kullanılabilir ve doz aşımı olursa istenmeyen komplikasyonlar oluşabilmektedir. Daha çok standart tıp sektöründe kullanılsa da, hayvan yemlerinde ve tedavilerinde de kullanılmaktadır.

       


      ]]>
      Sodyum Asetat Formülü https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-asetat-formulu.html Fri, 16 Nov 2018 22:20:50 +0000 Sodyum Asetat Formülü: Formülü C2H3NaO2 olan anhidrit yapıdaki sodyum asetat kısaltılmış olan formülasyonu NaOAc şeklinde olup sodyum ethonat adıyla da bilinen suda çözünüm meydana getiren,asetik asitin sodyum tu Sodyum Asetat Formülü: Formülü C2H3NaO2 olan anhidrit yapıdaki sodyum asetat kısaltılmış olan formülasyonu NaOAc şeklinde olup sodyum ethonat adıyla da bilinen suda çözünüm meydana getiren,asetik asitin sodyum tuzu olmaktadır. Bu renksiz tuz, elde ediliş kolaylığı,kendine özgü özelliklerinden dolayı geniş bir kullanım yelpazesine sahiptir. Endüstriyel olarak bu madde, buzlu asetik asit ile sodyum hidroksitle hazırlanır. CH3COOH + NaOH → CH3COONa + H2O. Asetik asitin sodyum, karbonat etkileşimiyle ekzotermik olarak elde edilebilmektedir.

      Kullanım yerleri ve maksadı: Kimya sanayiinde, şayet ilave edildiği zaman çözeltiyi sabit bir pH seviyesinde tutarak bir tampon hareket edebilmektedir. Deri sanayinde, tabaklama maksadı ile kullanılmaktadır. Tekstil sanayiinde, kullanılan anilin boyalarda bir foto direnç vazifesi göstererek nötralizasyonu sağlamaktadır. Kauçuk imalinde, klorofinden vulkanizayonunu engellemek maksadıyla yardımcı madde olarak kullanılmaktadır. Gıda sektöründe, E 262 numaralı kodla ilave madde olarak kullanılır. Ayrıca pigmentler, ilaçlar ve sinamik asit gibi organik bileşiklerin imalinde bir tür ara madde olarak kullanılmaktadır.

      Sodyum Asetat Formülü

      Yapısı: Kristal yapı
      Moleküler formül: C2H3NaO2
      Molar kütle: 82.03 g mol-1
      Görünüş: Beyaz ısınarak sıvılaşan toz
      Koku: Sirke
      Yoğunluk: 1.528 g/cm3 1.45 g/cm3 (trihidrat)
      Erime noktası: 324 ° C (susuz) 58 ° C (trihidrat)
      Kaynama noktası: 881,4 ° C (susuz) 122 ° C (trihidrat) (ayrışır)
      Suda çözünürlük: 36.2 g/100 ml (0 ° C) 46.4 g/100 ml (20 ° C) 139 g/100 ml (60 ° C)

      ]]>
      Sodyum Bisülfit https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-bisulfit.html Sat, 17 Nov 2018 00:54:01 +0000 Sodyum Bisülfit, Diğer adı sodyum asit sülfat veya sodyum hidrojen sülfit olan bu kimyasal maddenin element tablosundaki adı NaHSO4' tür. Beyaz renkli ve kokusuz olan bu kimyasal asit tuz karakterlidir. Kuru halde nakliyesi mü Sodyum Bisülfit, Diğer adı sodyum asit sülfat veya sodyum hidrojen sülfit olan bu kimyasal maddenin element tablosundaki adı NaHSO4' tür. Beyaz renkli ve kokusuz olan bu kimyasal asit tuz karakterlidir. Kuru halde nakliyesi mümkün olan bu bileşik su da çözünür ve ısındığı zaman içinde bulanan suyu kaybederek sodyum pirosülfata dönüşür. Eğer ateş ile temas eder ise kükürt tiroksit meydana gelir. Sodyum bisülfit yanıcı değildir ve alkolde çözünmez. Alkol de ise bozulur ve özelliğini kaybeder. Sodyum klorür yani tuz ile sülfirik asitin reaksiyona girmesi sonucu sodyum bisülfat elementi ortaya çıkar. 

      Sodyum Bisülfit
      Sodyum Bisülfit Kullanım Alanları
      • Tekstil sanayide elyafın ağartılmasında kullanılır.
      • Metal parlatmada kullanılır ve metaller üzerinde cila görevi görür.
      • Selüloz ester üretiminde antiseptik olarak kullanılır.
      • Yüzme havuzlarında klorlama ve pH değerlerinin düşürülmesi için kullanılır.
      • Fermantasyon işleminde antiseptik olarak kullanılır.
      • Kozmetikte ve konservede dezenfektan olarak kullanılır.
      • Deri sanayide kullanılır.
      • Kedilerin idrar yolu taşlarını azaltmak için kedi mamalarında kullanılır.
      • Kağıt ve tutkal gibi sanayilerde kullanılır.
      • PH değeri yüksek olan madde ve karışımlarda pH değerini düşürmek için kullanılır.
      • Meyve suları, sos ve birçok meşrubatta katkı maddesi olarak kullanılır.
      • Altında oksitlenen yüzeyi temizlemek ve parlaklık vermek için kullanılır.
      • Raf ömrü kısa olan tavuk eti ve çiftlik hayvanı etlerinin kararmasını engellemek için kullanılır.
      ]]>
      Sodyum Asetat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-asetat.html Sat, 17 Nov 2018 13:42:47 +0000 Sodyum Asetat; Görünümü beyaz toz şeklinde olan ve suyla tepkimeye girdiği anda sıvılaşan asetik asitin sodyum tuzudur. Sodyum Asetat'ın kimyasal adı '' Sodium Acetate '' olarak geçmektedir. Kimyasal formülü '' C2H3NAO2 '' olan a Sodyum Asetat; Görünümü beyaz toz şeklinde olan ve suyla tepkimeye girdiği anda sıvılaşan asetik asitin sodyum tuzudur. Sodyum Asetat'ın kimyasal adı '' Sodium Acetate '' olarak geçmektedir. Kimyasal formülü '' C2H3NAO2 '' olan anhidrit yapıdaki sodyum asetat suda çözünüm göstermektedir. Tehlikeli bir ürün değildir. 
      Sodyum asetatı ciltle ve gözle temas ettiği durumlarda bol suyla yıkanması yeterli olur. Yutulması durumunda ise hemen bol su içilmeli ve doktora gidilmesi gerekir. Yanıcıdır, yangın durumunda tehlikeli gazlar oluşumu ortaya çıkabilir. Söndürmek için su, karbondioksit, köpük ve toz kullanabilirsiniz. Depolama şekli ise özel bir alana ihtiyaç yoktur. Normal, serin, kuru, onaylı ambalajlarda ve depo koşullarında muhafaza edilir. Sakladığınız alanın +5 ile +30 derece arasında olması gerekir. Bu renksiz tuz elde edilişi kendine has özellikleri sayesinde geniş bir kullanım alanına sahiptir.

      Kullanım Alanları;
      • Petrol üretiminde
      • Delme çamurlarda 
      • Gıda bölümünde; E262 koduyla ilave madde olarak kullanılıyor
      • Kimya bölümde; Eklendiği çözeltiyi sabit bir ph düzeyinde tutarak elektrolizle kaplamada tamponlar olarak kullanılabilmektedir.
      • Deri sektöründe; Tabaklama amacıyla kullanılmaktadır.
      • Tekstil sektöründe; Anilin boyalarda bir foto direnç görevi görerek nötralizasyonu sağlamaktadır. 
      • Sentetik kauçuk üretiminde
      • Boyalar, pigmentler, ilaçlar ve sinamik asit gibi organik bileşiklerin ara maddesi olarak kullanılır.
      • Tıp alanında; Fizyoterapi, lohusa dönemi, pediatri, kemoterapi, sırt ağrıları ve spor yaralanmalarda kullanılır.  

      Sodyum Asetat
      Özellikle doğa sporlarıyla uğraşan dalgıçlar, arama kurtarma ekiplerinin ilk yardım çantalarında eksik etmediği ''Heat Pack'' adı verilen ani ısıtıcı torbaciklarinin içinde sodyum asetat maddesi bulunur. Çünkü sodyum asetat tepkimeye girerken etrafına ısı yaymaktadır. Bu özelliğinden faydalanılmıştır. Isıtıcı torbanın diğer kullanımlarda ise bize kolaylık sağlaması amacıyla; araba koltuklarını ısıtmada, donmuş boruları çözdürme de, bebek biberonlarını ısıtmada hatta ağrıyan bileklerimiz için yastık görevi bile görmektedir. 

      Sodyum asetat'ın temini; İnternet üzerinden küçük boyuttan büyük boyutuna kadar  temin etmek mümkündür. Yada kimyasal malzemeler satan yerlerden bulabilirsiniz.

      ]]>
      Sodyum Sülfat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-sulfat.html Sat, 17 Nov 2018 19:34:03 +0000 Sodyum sülfat, nötr olan bir tuzdur çoğunlukla acı ve tuzlu suyu olan göllerde katı şeklinde mevcut olan maden yataklarında  ve kimyasal yan ürün halinde elde edilebilmektedir.Doğal olan sodyum sülfat içeriğinde hiç bir çinko Sodyum sülfat, nötr olan bir tuzdur çoğunlukla acı ve tuzlu suyu olan göllerde katı şeklinde mevcut olan maden yataklarında  ve kimyasal yan ürün halinde elde edilebilmektedir.Doğal olan sodyum sülfat içeriğinde hiç bir çinko, arsenik, kurşun ve krom gibi diğer ağır metalleri ve toksik minerallerde mevcut olmamaktadır. Sodyum  sülfat pek çok sektörde uygun ürünlerin yapılmasında katkı maddesi olarak hem doğal hemde sentetik şeklinde tercih edilmektedir. Doğada mevcut olan sodyum sülfat (Na2S04) bileşiklerinde bulunmaktadır.

      Sodyum sülfat, bu şekilde katı olarak bulunan sodyum sülfat katı şeklindeki maden cevherlerinin çözünmüş olan sıvıların ve başka ham maddelerinde işlenmesi, değerlendirilmesi sonrasında kullanıma hazır olmaktadır. Özellikle sektörlerde ana madde olarak kullanılan sodyum sülfat nötr bir tuz olmasından dolayı tercih edilmektedir. Genel olarak sanayi dalında sodyum sülfatın kullanılabilir özelliğinin olmasının sebebi ise diğer suda eriyen maddelerle hiç benzememesinden dolayı kullanılmasıdır.

      Genellikle sodyum sülfat, tamamen doğal kaynaklardan temin edildiği gibi aynı zamanda materyallerinde edilmeleri sonucunda diğer bir yan ürün yani sentetik sodyum sülfat şeklinde de temin edilmektedir. Çoğunlukla sentetik olarak üretilen sodyum sülfatta kendi ana üretim kalıntıları çok az miktarda da olsa kalmaktadır. Bunun haricinde doğada bulunan sodyum sülfat pH değeri 7-8 olması hiç bir şekilde asit içermediğini de göstermektedir. Fakat sentetik olan sodyum sülfat ise pH 5-6 civarında olmaktadır. Ayrıca bu ürünün asit özelliğinin olması da büyük bir dezavantaj sağlamaktadır. Bu nedenle deterjan sanayisinde, cam sanayisinde, kağıt, tekstil boyama, ve çeşitli diğer kimyasal maddelerin üretimlerinde sodyum sülfat kullanılmaktadır.

      Sodyum Sülfat
      Sodyum sülfatın kullanıldığı sektörler,
      • Kağıt sektörü, özellikle kağıdın en önemli maddesi olan selüloz ve sodyum sülfatın imalatında elyaf pişirilerek kullanılan çok önemli bir kimyasal maddedir.
      • Deterjan sanayisi, sodyum sülfatın ilk olarak tercih edildiği kullanım alanı deterjan sanayisidir. Çünkü sodyum sülfat katı deterjanların ve toz granüllerin formülünde dolgu maddesi şeklinde mevcut olmaktadır. Genellikle deterjanlarda mevcut olan sodyum sülfat %16 civarında bulunmaktadır fakat bazı durumlarda bu oran yaklaşık olarak %40 civarında olabilmektedir. 
      • Cam sektörü, özellikle cam malzemesinin oluşturulmasında en büyük rol sodyum sülfata aittir. 
      • Tekstil boyama, çoğunlukla bu alanda sodyum sülfat boyanın kumaşa tamamen homojen olarak geçmesinde yardımcı olmaktadır.
      ]]>
      Sodyum Değerleri https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-degerleri.html Sun, 18 Nov 2018 19:05:15 +0000 Sodyum değerleri, sodyum vücutta hücre dışındaki sıvının oldukça önemli katyonudur. Çünkü sıvı dağılımı sırasında osmotik basıncın ayarlanmasını sağlar. Asit baz dengesinin, sıvı elektrolit dengesinin değerlendiri Sodyum değerleri, sodyum vücutta hücre dışındaki sıvının oldukça önemli katyonudur. Çünkü sıvı dağılımı sırasında osmotik basıncın ayarlanmasını sağlar. Asit baz dengesinin, sıvı elektrolit dengesinin değerlendirilmesinde çok önemlidir. Kan şekeri 100 mg / dl kadar yükseldiğinde, kandaki sodyum değeri 1,5-3,0 mmol / L kadar azalı. Cl- ile beraber su tutulmasında, K+ ile beraber sinir ve kas iletiminde oldukça önemli bir etkendir. Kandaki normal sodyum değeri 136-145 mEq / I arasındadır. Günlük sodyum ihtiyacı ise, 100-150 mEq kadardır. Vücuttan böbrekler, cilt ve sindirim kanalı aracılığıyla atılır.

      Sodyum referans değerleri
      • Prematüre 116-140 mEq /L
      • 0-7 gün 134-146 mEq /L
      • 7 gün 130-150 mEq /L arasındadır.
      Kanda bulunan elektrolitlerin en önemlisi olarak kabul edilen sodyum, hücre içi ve dışındaki klor gibi sıvıları dengede tutar. Vücutta en çok kanda ve lenf sıvısında olan sodyum değerleri çeşitli hormonlar yardımıyla ayarlanır. Vücuda alınması ise, çeşitli besinlerle, sofra tuzundaki sodyum klorür, kabartma tozundaki sodyum bikarbonat ile olur. Bunun gereli olanı vücutta kullanılır, kalanı böbreklerden süzülerek idrarla birlikte atılır. Peptitler ve bazı hormonlar sodyumun atılması ya da vücutta tutulmasını ayarlar ve sodyum dengesini kontrol altında tutar. Ayrıca bir kısım sodyum terle birlikte de vücut dışına atılır. Ancak bazen vücuttaki sodyum değerleri artabilir ya da eksilebilir.

      Sodyum Değerleri
      Kandaki sodyum değerlerinin artması (Hipernatremi): Bu durum çoğunlukla vücut suyunun artışıyla birlikte olur. Vücutta total sodyum miktarı artar. Kanda Na + seviyesi vücut sıvısının normal olmasına, artmasına ya da azalmasına göre farklılık gösterir. Böbrek bozukluğu, gastrointestinal sıvı kaybının yeterince tedavi edilmemesi, aldosteron fazlalığı, ateş, travmatik yüzeyden sodyumsuz sıvı kaybının olması, diabetes insipitus, hipertonik sıvıların verilmesiyle kanda Na + değeri 145 mEq /L üstüne çıkabilir. Bu durumda kişide ödem, baş ağrısı ve bulantı ile koma durumu gelişebilir.

      Kandaki sodyum değerlerinin azalması (Hiponatremi): Kanda sodyum değeri 120 mEq /L altına düşer. Hastadaki klinik tablo ile bunun tedavisi volüm durumuna göre farklılık gösterir. Sodyum değerlerindeki azalma pankreas ya da safra fistülü, kusma, aspirasyon, drenaj yüzünden gastrointestinal sistemden, aşırı terleme, yanık sonucunda ciltten, diüretiklerin verilmesiyle, adrenal yetmezlik sonucunda böbreklerden kayıpla birlikte oluşabilir. Buna eşlik eden su azalması olduğundan, kanda Na + derecesi önemsenecek kadar düşmeyebilir.

      24 saatlik idrarda sodyum değerlerindeki değişiklikler

      Bu vücuttaki elektrolit ile asit baz dengesinin ve su metabolizmasının değerlendirmesinde kullanılır. İdrardan atılan sodyum oranı diyet ile alınan sodyum ile orantılıdır. Bu atılan sodyum oranı gündüzleri daha fazla, geceleri ise en az düzeydedir.

      Referans değerleri ise;
      • 6-10 yaş erkeklerde 41-115 mEq /L, kadınlarda 20-69 mEq /L
      • 10-14 yaş erkeklerde 63-177 mEq /L, kadınlarda 48-168 mEq /L
      • Erişkinlerde erkeklerde 40-220 mEq /L, kadınlarda 27-287 mEq /L
      İdrar düzeyi adrenal yetmezlik, diüretik tedavisi gibi durumlarda artar, premenstürel dönem, diyare, aşırı terleme gibi durumlarda azalır.

      Beyin omurilik sıvısındaki sodyum değerlerinde değişimler

      Kanda serum düzeyini yükselten ve azaltan rahatsızlıklar, beyin omurilik düzeylerini de etkiler. Referans değerleri ise, 142-150 mEq /L kadardır.

      Terdeki sodyum değerleri değişimi

      Bu değer kistik fibrozis tanısı için kullanılır. Referans değerleri ise, 10-40 mEq /L kadardır. Addison hastalığı, kistik fibrozis, ekdode]]> Sodyum Selenit https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-selenit.html Mon, 19 Nov 2018 11:46:13 +0000 Sodyum selenit, suda çözünebilen, insan vücudu için de belirli oranda faydalı olan bir maddedir. Sodyum selenit deniz suyunda, deniz ürünlerinde, yumurtada, karaciğerin kimyasal yapısında bulunmaktadır. Kimya sektöründe ge Sodyum selenit, suda çözünebilen, insan vücudu için de belirli oranda faydalı olan bir maddedir. Sodyum selenit deniz suyunda, deniz ürünlerinde, yumurtada, karaciğerin kimyasal yapısında bulunmaktadır. Kimya sektöründe genellikle uçakların malzemeleri için ham madde, cam yapımı, plastik yapımı ve ilaç üretiminde kullanılmaktadır. Sodyum selenit önceleri zararlı bir madde olarak görülürken, 80'li yıllardan sonra faydası anlaşıldıktan sonra popüler olmuştur. Özellikle de kanser ve kalp hastalıklarının önlenmesi konusunda etkili olması bu maddeye olan ilgiyi daha da artırmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda toprakları sodyum selenit bakımından fakir olan topraklarda yaşayan insanların kanser hastalığına daha sık yakalandığı gözlemlenmiştir. 

      Sodyum Selenitin Özellikleri ve İnsan İçin Faydaları

      Sodyum selenit, insan vücudunda 1 miligramdan az bir miktarda bulunur. Bu miktarın da %60'lık kısmı vücut tarafından emilerek, erkeklerde testise, genel olarak da dalak, pankreas ve böbrekte bulunur. Sodyum selenit bu anlamda cinsel gücü artırıcı etkiye sahiptir. Ayrıca sodyum selenit, E vitaminini destekleyici özellikte bir maddedir. 

      Sodyum selenitin belli başlı etkileri ve faydaları şunlardır.
      • Sodyum selenitin günlük olarak en fazla 200 mikrogram oranında alınmalıdır. Erkeklerin vücut emilimi biraz daha fazla olduğundan erkeklerin ihtiyacı biraz daha fazla olabilir. E vitamini bulunduran besinlerle birlikte alındığında daha iyi etki göstermektedir. Ancak C vitamini bulunduran bir besinle kullanıldığında etkisini kaybetmektedir.
      • Sodyum selenit, hücreleri bir arada tutan sistemin güçlenmesine yardımcı olur.
      • Kan hücrelerindeki kromozomların hastalıklardan dolayı zarar görmesini engeller.
      • Hücrelerin canlı kalmasına yardımcı olduğu için, dokuların da yaşlanması geciktirmektedir.
      • Kalp krizi risklerini en alt seviyeye indirmektedir. 
      • Kanserin oluşmasına neden olan hücrelerin ortaya çıkmasını engellemektedir.
      • Çeşitli yollarla vücuda giren ağır metallerin vücuda vereceği zararlara engel olur.
      • Alkol, sigara,civa gibi maddelerin vücuda zarar vermesini engeller.
      • Erkeklerde sperm sayısının artmasına ve sürekli canlı kalmasını sağlar.
      • Protein sentezine yardımcı olduğu için büyümeye ve gelişime de büyük katkı sağlar.
      Sodyum Selenit
      Sodyum selenitin eksikliğinde ortaya çıkabilecek durumlar
      • Daha önce de belirttiğimiz gibi sodyum selenitin eksik olması durumunda kanser ve kalp damar hastalıklara yakalanma riskinin daha yüksek olduğu saptanmıştır.
      • Sodyum selenit hücreleri ve dokuları canlı tuttuğundan yaşlanmayı geciktirmektedir. Sodyum selenit eksikliği olan kişilerde erken yaşlanma, artan kırışıklık ve doku esnekliğinin kaybedilmesi gibi durumlar ortaya çıkmaktadır.
      • Gelişme dönemindeki çocukların yaşadığı topraklarda sodyum selenit miktarı az ise, bu oranın çok olduğu topraklardaki çocuklara göre bu çocuklar daha yavaş büyüme göstermektedir.
      Soyum selenitin fazla olmasıyla ortaya çıkabilecek durumlar;
      • Sodyum selenit vücutta fazla oranda bulunursa dişlerdeki flor ile etkileşerek dişlerin çürümesine neden olur.
      • Ağız kokusunun ortaya çıkmasına neden olur.
      • Deri ve saçta dökülmelere neden olur.
      • Görme sorunları ortaya çıkarır.
      • Kas problemlerine neden olur.
      • Kalp rahatsızlıklarına neden olur.
      • Sodyum selenitin alımının fazla olarak devam ettirilmesi durumunda kişilerde; yüksek ateş, sindirim sistemi sorunları, iştahsızlık, karaciğer ve dalakta hasar meydana gelebilir. Bunlarla birlikte ölümcül sorunlar da ortaya çıkabilir.
      ]]>
      Sodyum Metabisülfit https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-metabisulfit.html Mon, 19 Nov 2018 17:12:54 +0000 Sodyum metabisülfit, inorganik bir tuz maddesidir. Disodyum ya da sodyum pirosülfit olarak da bilinir. Normal koşullar altında katı halde bulunan sodyum metabisülfitin genel görünümü sarıya çalan pudra rengi ya da beyazdır. Sodyum metabisülfit, inorganik bir tuz maddesidir. Disodyum ya da sodyum pirosülfit olarak da bilinir. Normal koşullar altında katı halde bulunan sodyum metabisülfitin genel görünümü sarıya çalan pudra rengi ya da beyazdır. 150 santigrat derece sıcaklıkta eriyebilen sodyum metabisülfit, uzun yıllardır yiyeceklerin korunması için kullanılmıştır. Sodyum metabisülfit, yiyeceklerle tüketildiğinde insan vücuduna herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Bu nedenle de ABD başta olmak üzere birçok ülkede besinlerde katkı maddesi olarak kullanılması serbest bırakılmıştır.

      Sodyum Metabisülfitin Kullanımı ve Zararlar
      Sodyum metabisülfitin, gıdalarda sıkça kullanılan bir katkı maddesidir. E223 kodu ile ifade edilen bu madde, antioksidan ve koruyucu olarak kullanılır. Toz halindeki meyve özleri ve şekerlemelerde sıkça kullanılır. Ayrıca şarap üretiminde kullanılan campden tabletlerinin ana maddesi olarak da tercih edilir. Sodyum metabisülfitin günlük kullanımı kilogramda 0.7 miligram olarak belirlenmiştir. Fazla alınması durumunda ise karaciğerde depolanır ve burada sülfata oksitlenir ve vücuttan üre olarak atılır. Sodyum metabisülfit, şarap ve biraların sterilize edilmesinde, içme sularının tuzdan arındırılmasında, kurutulmuş meyve ve sebzelerin korunmasında; ayrıyeten de temizlik maddesi olarak da kullanılabilir.

      Sodyum Metabisülfit
      Sodyum metabisülfit, kuru ve serin yerlerde saklanmalıdır. Havayla teması önlenmelidir. Asit veya zehirli maddelerden de uzakta tutulmalıdır. Sodyum metabisülfit, suyla karıştırıldığında ağır bir koku ortaya çıkmaktadır. Bu koku solunum sorunu ya da astım rahatsızlığı olan kişilerin nefes almasını zorlaştırabilmektedir. Ayrıca alerjik rahatsızlığı olanlarda gastrik tahrişe neden olabilir. Sodyum metabisülfit sadece gıda sektöründe değil, yün ve jute gibi ürünlerinde temizlenip ağartılmasında da kullanıldığı için; bu maddeye alerjisi olanların bu tarz ürünleri kullanmadan önce kontrol etmelerinde fayda vardır. 

      Sodyum metabisülfit fotoğrafların film banyolarında ki suların asitlendirilmesi için, deniz ürünlerinde anti melonosis olarak da kullanılabilmektedir. Sodyum metabisülfit doğrudan göze temas ettiğinde ya da istenmeden yutulduğundan hayati sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Havayla temas ettiği koşulda kükürt dioksit ortaya çıkarmaktadır. Renk açıcı özelliği sayesinde şekerin rengini açmak için kullanılır. Bunun yanı sıra boya üretimi sektöründe de renk giderici madde olarak kullanılır. 
      ]]>
      Sodyum Bikarbonat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-bikarbonat.html Tue, 20 Nov 2018 15:04:42 +0000 Sodyum bikarbonat, halk arasında bilinen adıyla soda,  NaHCO3 formüllü bir bileşiktir. Kabartma tozu olarak da kullanılan sodyum bikarbonat, antiasit özelliğine sahip bir kimyasal maddedir. Beyaz renkli toz şeklindedir. Suda Sodyum bikarbonat, halk arasında bilinen adıyla soda,  NaHCO3 formüllü bir bileşiktir. Kabartma tozu olarak da kullanılan sodyum bikarbonat, antiasit özelliğine sahip bir kimyasal maddedir. Beyaz renkli toz şeklindedir. Suda çözünme özelliği vardır. Genel kullanım alanı, kimya, cam, döküm, sabun, deterjan, kağıt ve tekstil sanayisidir. 

      Sodyum Bikarbonatın Kullanımı
      Sodyum bikarbonat, halk arasında sıklıkla hamur kabartma tozu olarak bilindiği için, bu şekilde kullanımı yaygındır. Ancak bunun yanı sıra yanmış tepsilerin ve tencerelerin rahat bir şekilde temizlenebilmesi için iyi bir çözümdür. Ayrıca demliklerin içerisindeki kalıntıların, termoslardaki ve vazolardaki kalıntıların temizlenmesinde de kullanılır. Uygulanması da son derece basittir. Uygulanacak kaba sıcak su doldurulur ve içerisine sodyum bikarbonat dökülür. Bu karışımla lekeler kolaylıkla temizlenir. Sodyum bikarbonatın soda hali suyla tepkimeye girdiğinde bazik özellik kazanarak deterjan görevi görmektedir.

      Sodyum Bikarbonat
      Sodyum bikarbonat, kuru bakliyatların daha iyi haşlanması için de kullanılabilir. Haşlama suyuna bir miktar sodyum bikarbonat eklendiğinde bakliyatlar daha çabuk yumuşar. Ayrıca ağız kokusu olanların da derdine çare olabilmektedir. İstenmeyen kokuları önleyen bu madde, lavabo kokularının önlenmesi, ayakkabı kokularının giderilmesi, buzdolabı kokularının giderilmesi için de kullanılabilir. Sodyum bikarbonat; lahana ve karnabahar gibi sebzelerin haşlanması esnasında çıkan kokuların giderilmesi içinde haşlama suyuna katılarak kokular önlenebilir. 

      Böcek sokmaları sonrasında, böcek ısırığının olduğu yere sodyum bikarbonatlı su ile uygulama yapıldığında ısırılan bölgedeki kaşıntıyı engellemektedir. El ve ayak terlemesi sorunu olanların deodorant yerine sodyum bikarbonatlı su kullanılırsa bu bölgelerdeki terleme sorununda azalma olur ve kötü kokular da engellenir. Güneş yanıklarında sodyum bikarbonatlı su yanan bölgeye anında uygulanırsa, yanık bölgedeki ağrıyı hafifletmektedir. 

      Sodyum Bikarbonatın Zararları
      Sodyum bikarbonat, doğrudan maruz kalındığında insanlar için zararlı olabilecek bir maddedir. Bu zararlar şu şekilde sıralanabilir;

      Sodyum bikarbonat, göz veya cilde doğrudan temas ettiğinde tahriş edici etki oluşturmaktadır. 

      Sodyum bikarbonat solunum yoluyla doğrudan vücuda girmişse, temiz hava alınabilecek bir ortama geçilmelidir. Bu maddenin yoğun olduğu ortamlarda kişilerin sürekli olarak maske kullanması faydalı olur. Sürekli olarak maruz kalındığında ise dişlerde yıpranmaya ve ciltte kızarıklığa yol açar.

      Sodyum bikarbonat üretiminin yapıldığı ortamda çalışan kişilerin ciltlerini bu maddeye maruz bırakmamaları gerekir. Maruz kalındığında bol su ile yıkanması gerekir. Yıkanmadığı taktirde ciltte çatlama meydana gelebilir.Gözle temas halinde ise akan su altında bol su ile yıkanmalıdır.

      Sodyum bikarbonat doğrudan yutulduğu taktirde etkisini 4 gün içerisinde gösterebilir. Yutmaya maruz kalındığında hastalarda karın ağrısı, susuzluk, sindirim sisteminde iltihap gibi rahatsızlıklar görülür. Bu tür belirtiler görüldüğü taktirde derhal doktora başvurulmalıdır.
      ]]>
      Sodyum Silikat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-silikat.html Wed, 21 Nov 2018 14:44:40 +0000 Sodyum silikat, Na2(SiO2)nO formülüne sahip bir kimyasal bileşendir. Sodyum silikat su camı olarak bilinen maddedir. Genel biçimi renksiz haldedir. Ancak ticari olarak kullanılan türevlerinde yabancı maddelerle birlikte yeşil v Sodyum silikat, Na2(SiO2)nO formülüne sahip bir kimyasal bileşendir. Sodyum silikat su camı olarak bilinen maddedir. Genel biçimi renksiz haldedir. Ancak ticari olarak kullanılan türevlerinde yabancı maddelerle birlikte yeşil veya mavi renk alabilirler. Sodyum silikat, çimento sektöründe, tekstilde, kereste işleme sanayinde, otomobillerde ve refrakter özellikli malzemelerde sıklıkla kullanılır. Sodyum karbonat ve silikon dioksit maddelerinin tepkimesi sonucu ortaya çıkabilir. 

      Sodyum Silikatın Özellikleri ve Kullanım Yerleri
      Sodyum silikatı renksiz ve berrak yapılı bir bileşendir. Su camı ya da suda çözünen cam olarak da bilinen bu madde, kristal yapısına göre farklı sınıflandırmalara tabi tutulmaktadır. Sınıflandırma şekli X-ray kırınım metodudur. Suyla karıştırıldığında şuruba benzer bir yapı alır. Farklı gruplardaki bazı sodyum silikatlar suda kolay çözünmeye bilir. Bu maddeler için en iyi çözünme yolu basınç altında suyun ısıtılmasıdır. 

      Sodyum silikat, silika jellerin ham maddesidir. Bunun yanı sıra deterjan yapımında, cam için çimento yapısı oluşturmada, seramik ve çömlek yapımında, yanmaz kağıt yapımında, ahşap işleme sektöründe, çimento işleme sektöründe, giysilerin boyanması ve baskılanmasında sıklıkla kullanılır. Ayrıca mukavvanın yapıştırılması ve kumların kalıplaştırılması için de iyi bir bağlayıcı yapıştırıcıdır. Sodyum silikatın genel uygulamaları şu şekildedir;
      • Silika jel üretimi
      • Deterjanların yapılandırılması ve temizlik esnasında kirin tortulaşmasını önleyici olarak
      • Tekstil sektöründe ve kağıt üretiminde peroksit stabilizör olarak
      • Mürekkep çözücü olarak
      • Kaynak çubuğu bağlayıcı olarak
      • Seramik üretiminde kilin sıvılaştırılması ve pıhtılaşmasının bozmak için
      • Yanmaz kağıt katalizörü olarak
      • Betonların sertleştirilmesinde
      • Betonların asit geçirmez yapıya sahip olmasında
      • Petrol prose işleminde aşınmayı önlemede
      • Kerestelerin işlenmesinde
      • Suların arıtılmasında ve pıhtılaşmasının önlenmesinde
      • Tekstil sektöründe ph düzenleyici olarak
      • Madencilikte minerallerin paketlenmesinde sodyum silikat kullanılır.
      Sodyum Silikat
      Sodyum Silikatın Zararları

      Sodyum silikat doğrudan maruz kalındığında şu sorunlar ortaya çıkabilmektedir;
      • Ciltte tahriş
      • Gözde hasar ve görme bozukluğu
      • Solunması sonucu nefes alma sorunu
      • Yutulması sonucu sindirim sisteminde bozulmalar meydana gelebilir.
      Bu tür sorunlarla karşılaşıldığında öncelikli olarak yapılması gereken bir takım ilk yardım uygulamaları vardır. Gözle temas ettiğinde maruz kalan göz 15 dakika kadar akan su altında iyice yıkanmalıdır. Eğer sodyum silikat cilde temas ettiyse kişinin üzerinde bulunan tüm kıyafetler hemen çıkarılmalıdır. Temas eden cilt bölgesi bol su altında iyice yıkanmalıdır. Kıyafetler tekrar kullanmadan önce iyice yıkanmalıdır. Soluk yoluyla maruz kalınırsa kişi hemen açık havaya çıkarılmalı ve rahat nefes alınması sağlanmalıdır. Eğer aşırı solunum zorluğu varsa oksijen takviyesi yapılmalıdır. Solunumda kesilme meydana gelirse suni teneffüs uygulanmalıdır. Yutulması sonucunda ise sodyum silikatı çıkarmak için kişi kusturulmamalıdır. Maruz kalan kişi ağzını temiz suyla 15 dakika kadar iyice çalkalamalıdır. Maruz kalan kişiye asla su içirilmemeli ve yiyecek yedirilmemelidir. Tüm bu ilk yardım uygulamalarından sonra derhal uzman bir doktordan tıbbi destek alınmalıdır. Sodyum silikat özel ilaç tedavisi gerektirebilen sonuçlar ortaya çıkardığından ve ölümcül olabildiğinden bulunduğu ortamlarda dikkat etmek gerekir.
      ]]>
      Sodyum Tiyosülfat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-tiyosulfat.html Thu, 22 Nov 2018 04:53:04 +0000 Sodyum Tiyosülfat; En çok bilinen en fazla kulak aşinalığı yaşadığımız özelliğini hemen söyleyeyim. Siyanür zehirlenmeleri önleyen bir kimyasal üründür. Beyaz kristal şeklinde bir görünüme sahiptir. Suda çok çözülen Sodyum Tiyosülfat; En çok bilinen en fazla kulak aşinalığı yaşadığımız özelliğini hemen söyleyeyim. Siyanür zehirlenmeleri önleyen bir kimyasal üründür. Beyaz kristal şeklinde bir görünüme sahiptir. Suda çok çözülen beyaz kristallerdir. Kimyasal adı '' Sodyum Hiposülfit '' olarak geçmektedir. Kimyasal formülü ise '' Na2S2O3.5H2O '' olarak gösterilir.
      Kuru ve ılık ortamlarda özellikle sıcaklık 33 derece üstüne çıkmaya başladığında madde suyunu kaybetmeye başlar. Sıcaklık 48 dereceye ulaştığı zaman kendi suyunda erir ve daha fazla sıcaklıkta bozunma söz konusudur. Güçlü elektrolit özelliğe sahiptir. Oksitleyiciler le temas etmemesi lazımdır.

      Depolama şekli; 

      Serin, kuru ve iyi havalandırılan yerlerde muhafaza edilmelidir. Raf ömrü 2 yıldır. Süresi dolan ürünü kullanmamak gerekir. Artık aktivite kaybı başlamıştır.

      Sodyum Tiyosülfat
      Kullanım Alanları;
      • Fotoğrafçılıkta film banyolarında gümüş tuzlarını çözebildiğin den film banyolarında sabitleyici olarak kullanılır.
      • Deri sanayinde sepileme de, deri tabaklanmasını ve iyotu indirgeme özelliğinden dolayı titrasyonda kullanılır.
      • Tekstil ve kağıt sanayinde, malzeme üzerinde kalan atık hidrojen peroksit in uzaklaştırılmasında kullanılır.
      • Atıkların arıtılmasında klor giderici olarak kullanılır.
      • Elyaf boyamada mordan olarak kullanılır.
      • Altın ve gümüş kaplamaların banyolarında siyanür zehirlemesini önlemede ve ayrıca cevherden gümüş elde edilmesin de ekstraksiyonda kullanılır.
      • Fermantasyon işleminde kullanılır.
      • Yün ağartma işleminde kullanılır.
      • Kozmetik sanayinde kullanılmaktadır.
      Sağlık ve Güvenlik Açısından;

      Kimyasal ürün zararsızdır. Deri ile temas halinde tehlikeli olmamaktadır. Ama kullanım sırasında eldiven ve emniyet gözlüğü kullanılması gerekir. Sodyum tiyosülfatı temin etmek istenmesi halinde internet üzerinden yada kimyasal ürün satan yerlerde bulmak mümkündür.
      ]]>
      İzotonik Sodyum Klorür https://www.sodyum.gen.tr/izotonik-sodyum-klorur.html Fri, 23 Nov 2018 00:40:29 +0000 İzotonik sodyum klorür, içerisinde her 100 ml çözeltide 0.9 g sodyum klorür içermektedir. Vücudun temel yapı taşlarından olan sodyum ve klorür iyonlarından olan bir çözeltidir.İzotonik sodyum klorür şu durumlarda İzotonik sodyum klorür, içerisinde her 100 ml çözeltide 0.9 g sodyum klorür içermektedir. Vücudun temel yapı taşlarından olan sodyum ve klorür iyonlarından olan bir çözeltidir.
      İzotonik sodyum klorür şu durumlarda kullanılır;
      • Dehidratasyon durumunda yanı vücudun sıvı kaybedip susuz kaldığı durumlarında,
      • Damar yolundan verilecek olan başka bir ilacın veya solüsyonların verilmesine taşıyıcı görevi yapar.
      • Diyabet komasında,
      • Asit baz dengesinin bozulduğu durumlarda,
      • Bebeklerde burun tıkanıklığını açmak amacıyla burun damlası olarak,
      • Şok tehlikesini önlemek amacıyla hacim genişletici olarak kullanılır.
      İzotonik sodyum klorürün kullanılmaması gereken durumlar;
      • Böbrek yetmezliği olan hastalarda,
      • Kol ve bacaklarında ödem oluşmuş hastalarda,
      • İdrar yolunda tıkanıklık olan hastalarda,
      • Hipertansiyon hastalarında,
      • Su zehirlenmesinde,
      • Kalp yetmezliği olan hastalarda kullanılması tehlikelidir.
      İzotonik Sodyum Klorürİzotonik sodyum klorür,hastaya verilmek için hazırlanırken sterilliğe dikkat edilmelidir, aksi halde hastada enfeksiyon sonucu ateşlenme görülebilir. Alerjisi olan hastaların bu durumu doktora bildirmelidirler. Gebelik ve emzirme döneminde doktor gözetimi altında dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. İlacın kullanılması esnasında hastada beklenmeyen bir etki görüldüğü takdirde tedavi durdurulmalıdır.

       İzotonik sodyum klorür, kullanım şekli ve dozu;
      • Hastanın yaşı, kilosu, fiziksel durumu ve kullanma amacı göz önünde bulundurulur.
      • Damar yolundan uygulanır.
      ]]>
      Sodyum Simgesi https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-simgesi.html Fri, 23 Nov 2018 20:35:24 +0000 Sodyum simgesi NA olan yer kabuğunda, fazlalık bakımından altıncı sırada bulunmakta olan metalik bir elementtir. Sodyum, denizler de çözünmüş şekilde bulunan elementler dahilin de miktar olarak ikinci sırayı alı Sodyum simgesi NA olan yer kabuğunda, fazlalık bakımından altıncı sırada bulunmakta olan metalik bir elementtir. Sodyum, denizler de çözünmüş şekilde bulunan elementler dahilin de miktar olarak ikinci sırayı alır. Sembolü Latince "soda metali" kelimesinden alınmıştır. Sodyum ilk olarak, eritilmiş sodyum hidroksitten 1807 yılında elektroliz yoluyla saf olarak ortaya çıkarılmıştır. Aktif bir metal olması sebebiyle tabiatta serbest olarak bulunmaz. En fazla sodyum ve klorür karbonat bileşiği şeklinde bulunur.

      Özellikleri: Gümüş, sodyum renginde hafif bir metal olmaktadır. Bıçakla kesilebilecek gibi yumuşaktır. Çekilmesi ve işlenmesi kolaydır. 97,8 derece de erir. Sodyum periyodik tabloda potasyumla lityum arasında bir a grubunda bulunmaktadır. Sodyum, hava ile temas ettiği zaman üstü oksitlenerek beyaz bir tabaka ortaya çıkar. Su ile birden reaksiyona girerek sodyum hidroksit ve hidrojeni ortaya getirir. 

      Elde edilişi: Sodyum, en fazla eritilmiş sodyum klorürün elektrolizi ile elde edilir. Elektroliz olayı sonucunda, anot üstündeki fanusta klor gazı toplanırken, katod çevresinde de sodyum toplanır. Bu yolla ortaya çıkan sodyum % 99,8 saflıktadır. Daha ileri derecelerde saflaştırma özel bir madde filtrelerle elde edilir. Sodyumu elde etmede diğer farklı bir metot olarak da sodyum tuzlarını demir, karbon veya toprak alkali metali ile reaksiyona uğratmaktadır.

      Sodyum Simgesi
      Bileşikleri: Sodyumun pek çok önemli bileşiği olmaktadır. Masalarımızda olmazsa olmazımız tuz, sodyumun tabiatta serbest bir halde bulunan klorür tuzudur. Sodyum bikarbonatla sülfürik asit karışınca bol miktarda karbondioksit ortaya çıktığından yangın söndürücüler de kullanılır.

      Kullanışı: Elde edilen sodyum metalinin % 60 motorlarda vuruntuyu engelleyen kurşun üretimin de kullanılır. Sodyum ayrıca zirkonyum ve titan metali elde etmek için indirgeme yolu olarak da kullanılır.

      Sodyum Peroksit: Açık sarımsı bir toz halindedir. Suyla beraber oksijen çıkartır.

      Sodyum Hidroksit: Sabun ve dokuma endüstrisinde kullanılmaktadır.

      Sodyum Klorür: Sofra tuzu olmaktadır.tabiatta tuz deniz suyundan ya da kaya tuzlarından elde edilebilir.

      Sodyum Karbonat: Soda olarak da tanınmakta.

      Sodyum Bikarbonat: Mide hastalıklarında ilaç pastalarda ise kabartıcı olarak kullanılıyor.

      Sodyum Sülfat: Müshil olarak da kullanılan ingiliz tuzudur.
      ]]> Sodyum Glukonat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-glukonat.html Sat, 24 Nov 2018 03:17:39 +0000 Sodyum glukonat, glukozun fermantasyonu ile üretilen glukonik asidin sodyum tuzudur. Özellikleri;Suda çabuk çözünür.Toksik değildir.İnce granüllü, beyaz ve yanık kristal tozdur.Korozif değild Sodyum glukonat, glukozun fermantasyonu ile üretilen glukonik asidin sodyum tuzudur. Özellikleri;
      • Suda çabuk çözünür.
      • Toksik değildir.
      • İnce granüllü, beyaz ve yanık kristal tozdur.
      • Korozif değildir.
      • Konsantre alkali ve alkali çözeltilerde kompleks yapıcı özelliği vardır.
      • Ağır metallerde kompleks oluşturur.
      Sodyum glukonatın kullanım alanları ;
      • Zirai kimyasallara
      • Boyalar,
      • İnşaat kimyasalları
      • Metal bitirme
      • İlaçlar
      • Gıda malzemeleri, süt ve süt ürünleri,et ve et ürünleri, baharat harmanları
      • Cilt bakımı, dişsel bakım
      • Tuvalet malzemelerinde kullanılır. 
      Sodyum glukonatın tehlike ve zararları;
      • Güçlü oksidanlarla reaksiyona girer.
      • Yanma halinde karbonmonoksit oluşturur.
      Sodyum glukonat tek başına hoş bir tada sahip değildir. Doğru miktarda kullanıldığında yemeklerin genel tadını dengeleyerek birleştirme özelliği ile tat almamızı sağlar. Yemeklerde lezzet arttırıcı özelliği ile bazı hastalıklara da örneğin parkinson, alzheimer ,böbrek ve karaciğerde hasar, yağ birikimine bağlı olarak obezite, pankreasa verdiği zarardan dolayı diyabet hastalığı, çocuklarda büyüme hormonuna baskısı, gözde görme sorunları gibi bir çok hastalığa neden olur.
      Sodyum Glukonat
      Sodyum glukonatın oluşturduğu reaksiyonları;
      • Göğüs sıkışması
      • Terleme
      • Baş ağrısı
      • Bulantı
      • Boyun arkasında yanma
      • İshal
      • Kanserojen özelliği tespit edildiğinden dolayı ciddi zararlı bir maddedir.
      ]]>
      Sodyum Valproat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-valproat.html Sat, 24 Nov 2018 09:37:31 +0000 Sodyum Valproat, Bedenimizin su dengesinin korunmasında, besinlerin hücre duvarından içeri geçerek hücrelerin aktifleştirilmesinde, kas ve sinir dokusunun fonksiyonel bir etkinlikle çalışmasında sodyum gereklidir, eksikliğinde Sodyum Valproat, Bedenimizin su dengesinin korunmasında, besinlerin hücre duvarından içeri geçerek hücrelerin aktifleştirilmesinde, kas ve sinir dokusunun fonksiyonel bir etkinlikle çalışmasında sodyum gereklidir, eksikliğinde baş dönmesi, halsizlik, tansiyon düşüklüğü, hafıza bozukluğu, konsantrasyon zayıflığı, baş ağrısı, depresyon, mide bulantısı, mide spazmı, kas krapmları oluşur, yetersiz sodyum alımından sonra fazla su alımında da böbrek rahatsızlıkları, ishal, kusma ve aşırı terleme ortaya çıkar, fazlalığında ise potasyum kaybı, karında şişlik, yüksekliği olarak ortaya çıkar, en fazla sodyum tuz da bulunur, maden suları, başta hamsi olmak üzere balık, peynir, kırmızı yeşil biber, fındık, fıstık, ceviz ve havuçta da bir miktar sodyum bulunur, günlük sodyum ihtiyacı 2-3 gramdır, ishal, kusma ve aşırı terlemede miktar biraz artırılmalıdır, sodyumun genetik olarak eksikliği ise epilepsi, major depresif bozukluk, anksiyete rahatsızlığı, panik bozukluk, stres bozukluğu, alkol tedavisi ve diğer mental bozuklukların ortaya çıkmasına neden olmaktadır, şizofrenik durumda kullanmanın faydası olmadığını bildirilmiştir. Hastalığın seyrinin değiştirilmesi için bir grup Fransız bilim insanı 1963 yılında bu hastalıklarda kullanılan ilaçların etken maddesi olan sodyum volproat"ı buldu modern tıp tarafından halen kullanılmaktadır. Sodyum Valproat Antiepiliktir ilaçlardan bazılarının etken maddesidir.  Ancak Uzman hekim tarafından yapılan muayene ve testlerden sonra hekim kontrolünde kullanılabilir, Valproat oral yolla alındıktan sonra mide de süratle asite dönüşür, hekimler tarafından en bilinen yan etkileri, ishal, mide bulantısı ve devamında kusma olarak görülmüştür, uzun dönem alımlarda kilo alındığı görülmüştür, bu durumun düzeltilmesi için çeşitli diyet proğramları uygulanmalıdır, nadiren görülen kıl dökülmeleri diğer yan etkileridir, karaciğer ve pankreasta meydana gelen yan etkiler önemle takip edilmelidir. Hamileler kullanmamalı ve çocukların detaylı muayeneden sonra uzman hekim kontrolünde kullanmalıdır
      Sodyum Valproat
      Sodyum Valproat içeren ilaçlar
      • Convulex Pediatrik Şurup, epilepsi tedavisinde çocuklar için geliştirilen bu şuruplardır.
      • Depokin 4 Flakon , 4 ml"lik 4 enjeksiyonluk su şeklindedir 
      • Depakin (entarik Tablet), yan etkileri konusunda yukarıdaki uyarılar aynıdır, h
      • Depakin (Oral Soliüsyon), Jeneralize veya parsiyel epilepsinin tedavisinde epilepsi nöbetlerinde endikedir. 
      • Valposim (Enterik Tablet), 200 mg ve 500 mg halinde 40 adetlik tablet kutularında bulunur. 
      Yukarıda sayılan ilaçlar uzman hekim kontrolünde verilmelidir, hastanın kendisinin vereceği kararla kullanılamaz.
      ]]>
      Sodyum Kazeinat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-kazeinat.html Sun, 25 Nov 2018 01:10:23 +0000 Sodyum kazeinat, sütten elde edilen bir tür protein olarak bilinir. Halk arasında süt tozu olarak da sıkça kullanılan sodyum kazeinat, kalitesi son derece yüksek, bitkisel kaynaklara göre de daha etkili bir protein türüdür. Sodyum kazeinat, sütten elde edilen bir tür protein olarak bilinir. Halk arasında süt tozu olarak da sıkça kullanılan sodyum kazeinat, kalitesi son derece yüksek, bitkisel kaynaklara göre de daha etkili bir protein türüdür. Pastörize edilmiş sütten toz halinde elde edilen sodyum kazeinat, beyaz ile açık krem rengi arasında renklere sahiptir. Normal raf ömrü kuru ve serin ortamlarda bir yıl kadardır. Ancak uygun olmayan koşullarda bu süre azalabilir. 

      Sodyum Kazeinatın Üretimi ve Kullanım Alanları
      Sodyum kazeinat, Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, kullanımına sınırsız olarak izin verilen ürünler arasında yer alır. Sahip olduğu besin değerleri ve yüksek protein oranı ile gıda sektöründe yoğun olarak tercih edilir. Sodyum kazeinat bir süt ürünü olmanın yanı sıra aynı zamanda bir peynir altı ürünü olarak da ifade edilmektedir. Çünkü eritme peynirin üretimi esnasında kalsiyum kazeinatın bir kısmı sodyum kazeinata dönüşür ve bu ürün buradan elde edilir. Elde edilen bu yeni ürün de yoğurt yapımı başta olmak üzere birçok gıdanın protein değerini artırmak için kullanılır. Diyet ürünlerinin hazırlanmasında, ekmeklerin protein ve lisin açısından zenginleştirilmesinde, sosis ve benzeri et ürünlerinin bir arada tutulmasını sağlamak amacıyla sodyum kazeinat sıklıkla kullanılır. 

      Sodyum Kazeinat
      Sodyum kazeinatın genel kullanım alanları da şu şekilde sıralanabilir;Unla üretimi yapılan ekmek, kek, çörek, waffle, muffin, börek, kraker, pizza, bisküvi gibi ürünlerin lisin değerlerini artırmak için kullanılır. Ayrıca yağda kızartılacak olan hamurların fazla yağ emmesini önlemek için de katkı maddesi olarak kullanılır.Dondurma üretiminin ana maddeleri arasında yer alır. Ayrıca soğuk içecekler olan  milkshake gibi sütlü yoğun kıvamlı içeceklerin daha rahat homojenleşmesini sağlamak için de kullanılır. 

      Sodyum kazeinat dondurmaların raf ömürlerini uzatmada önemli bir paya sahiptir.

      Sodyum kazeinat et ürünlerinin işlenmesi sırasında da sıkça tercih edilir. Özellikle sosis gibi tutma özelliği yüksek olması gereken ürünlerde bu özelliği artırıcı bir görevi vardır. Bunun yanı sıra etteki yağın parçalanmasına da yardımcı olur.

      Sodyum kazeinat, şarap üretiminde de önemli bir paya sahiptir. Pıhtılaştırıcı madde olarak görev yapan sodyum kazeinat, şarabın daha kolay oluşmasını sağlar.

      Sodyum kazeinat, bahsettiğimiz gibi aynı zamanda bir peynir altı ürünü olduğu için, farklı peynirlerin üretiminde de sıkça faydalanılan bir protein olmuştur. Özellikle kaşar peynirin daha verimli ve değerlerinin yüksek olması bu madde ile sağlanmaktadır.

      Sodyum kazeinat, bu alanların dışında toz olarak kahvelerin tadının yumuşatılması için süt tozu şeklinde ya da kahve kreması şeklinde, çikolata ve pudinglerin yapımında, margarin yapımında, krema yapımında ve hayvan mamalarının besin değerinin artırılmasında kullanılmaktadır.

      Sodyum Kazeinatın Zararları
      Bilindiği üzere gıda takviyesi olan birçok ürün, kimyasal bir takım tepkimeler sonucu ortaya çıkmış yararlı ürünler olarak bilinir. Ancak bu yararlı ürünlerin de çok sık tüketilmesi halinde vücutta olumsuz etkileri meydana gelmektedir. Bu anlamda sodyum kazeinatın bulunduğu ürünlerin ya da kendisinin doğrudan yoğun olarak tüketilmesi insanlarda bazı hastalıkların tetikleyicisi olarak görülebilmektedir. Bu olumsuzluklar şu şekilde sıralanabilir;Günümüzde artık kahve yoğun iş hayatı içinde bulunanlar için vazgeçilmez bir enerji maddesi olarak görülmektedir. Doğal olarak da kahvenin yanında yumuşatıcı olarak süt tozu ya da kahve kreması da aynı ölçüde yoğun olarak tüketilmektedir. Ancak aslında bu esnada yoğun olarak tüketilen s]]> Sodyum Alüminat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-aluminat.html Sun, 25 Nov 2018 16:07:04 +0000 Sodyum alüminat, sanayi sektöründe yoğun olarak kullanılan, inorganik kimyasal bir maddedir. Kimyasal bileşenin formülü NaAIO2'dir. Genel görünümü toz halde beyaz renktedir. Kokusuz bir yapısı olan sodyum alüminat, alümi Sodyum alüminat, sanayi sektöründe yoğun olarak kullanılan, inorganik kimyasal bir maddedir. Kimyasal bileşenin formülü NaAIO2'dir. Genel görünümü toz halde beyaz renktedir. Kokusuz bir yapısı olan sodyum alüminat, alüminyum oksit olarak da bilinmektedir. Sodyum alüminat, alüminyum hidroksit ile kostik sodanın çözelti oluşturulması ve bu çözeltinin kaynama noktasına kadar ısıtılarak konsantre edilmesiyle elde edilir. 

      Sodyum Alüminatın Kullanım Alanları

      Sodyum alüminat, yapı teknolojisi içerisinde sıklıkla kullanılan bir maddedir. Dökülen betonun daha hızlı donmasını sağlamak için harç karışımına sodyum alüminat ilave edilir. Ayrıca kağıt üretiminde ve yangına dayanıklı tuğla üretiminde de sıklıkla tercih edilmektedir. Sodyum alüminatın diğer kullanım alanları ve kullanım şekilleri şöyledir;
    • Sodyum alüminat, uzun süreli kullanılabilen maddelerdir. Bunun yanı sıra dayanıklı olmaları nedeniyle de kumlama işleminin yapıldığı tüm sanayi kollarında sıklıkla tercih edilir. Otomotiv sektörünün önemli bir temizleme maddesidir. Üretilen piston, silindir kapağı, valf ve türbin kanatları gibi parçaların temizlenmesinde kullanılır. Metal işlerinde, kaplama ya da kaynak yapılacak alanın temizlenmesinde ve işleme hazır hale getirilmesinde kullanılır. Eski boyaların veya pasların temizlenmesinde kullanılır. Metallerin matlaşmış kısımlarının temizlenmesinde ve parlak hale getirilmesinde kullanılır.
  • Boru hatlarında montaj için pürüzlendirme amacıyla, cam dekorasyon işlerinde, metal yüzeylerin kazınmasında, metal kalıplarının temizlenmesinde, mermer ve granit gibi maddeleri kesen araçların temizlenmesinde, seramik sanayinde sıklıkla kullanılır. 

  • Sodyum Alüminat
    Sodyum Alüminatın Zararları

    Sodyum alüminat, insan sağlığına herhangi bir etkisi, zararı olmayan maddeler arasında yer alır. Kullanıldığı alanlar itibariyle güven veren bu madde, her ne kadar içinde bulunduğu diğer maddelerle birlikte zarar teşkil etmese de, doğrudan maruz kalındığında, alüminyum maddesinin ortaya çıkardığı sorunların benzerleri az da olsa görünebilmektedir. Bunlar; 
    • Başka maddelerle etkileşime girdiğinde ortaya çıkabilecek gaz solunduğunda baş dönmesine neden olabilir.
    • Eğer göz ile temas ederse gözde tahrişe neden olabilir. Bu tarz bir durumda göz sürekli akan bir suyun altında iyice yıkanmalıdır.
    • Cilde doğrudan temas ettiğinde, hassas kısımlarda tahrişe ve hafif yanmaya neden olur.
    • Yutulması ya da ağızla temas etmesi halinde mide ağrısına neden olabilir. Bu şekilde benzer durumlara maruz kalındığında bir doktora başvurmak gerekir. Sodyum alüminatın bulunduğu ortamlarda da dikkatli hareket etmek gerekmektedir.
    ]]>
    Sodyum Asit Pirofosfat https://www.sodyum.gen.tr/sodyum-asit-pirofosfat.html Sun, 25 Nov 2018 23:16:25 +0000 Sodyum asit pirofosfat, tüm canlılarda hayatı açısından mühim bir element olan fosforun bir kimyasal türevidir. Tabiatta bulunan en yaygın elementlerden bir tanesi olup, gıdalarda, suda, vücudumuzda natürel olarak da oluşmaktadı Sodyum asit pirofosfat, tüm canlılarda hayatı açısından mühim bir element olan fosforun bir kimyasal türevidir. Tabiatta bulunan en yaygın elementlerden bir tanesi olup, gıdalarda, suda, vücudumuzda natürel olarak da oluşmaktadır. Vücudumuzda fosfor; genler, dişler, kemikler üstelik adalelerin yapısına katılmaktadır. Gündelik yaşantımızda hepimizin kullandığı öbür mühim bir fosfor türevi de fosforik asittir. Tribazik bir asit olan fosforik asitten, hidrojen iyonlarının bir tanesi, ikisi veya bütün üçünün öbür olumlu iyonlarla pozisyon değiştirmesiyle ortofosfat tuzları oluşmaktadır. 
       
    Fosforik asit, kalsiyum, potasyum ve sodyum benzeri öbür elementlerle birleştirilmekte, ısı sayesinde fosfatlara dönüşmektedir. Fosfatların sahip oldukları mühim nitelikleri tespit eden başlıca karakteristikleri; zincir uzunluğu ve pH'tır. Şunlar, fosfatların kullanışlılığını etkilemekte, tamponlama kuvveti, şelatlama gücü, dispersiyon ve absortif yeterlilikleri ile çözünürlüğü teşvik etmektedir. Fosfatlar çoğunlukla sodyum, kalsiyum, potasyum ve alüminyum benzeri birtakım yaygın elementlerin fosfat iyonlarıyla bileşik oluşturmasıyla kullanılmaktadır. Sahip oldukları fosfor atomu sayısına göre gruplara ayrılan fosfatlar; şu genel adlandırmalara sahip olmaktadır.  
      
    Fosfor atomu sayısı    İyon                Genel adı 
    1                                 PO4-3             Ortofosfatlar 
    2                                 P2O7-4           Pirofosfatlar 
    3                                  P3O10-5         Tripolifosfatlar                           
    > 3                            (PO3) (n+2) -(n+4)  Polifosfatlar 
     
    • Ortofosfatlar; Deterjanlarda ve fırıncılık ürünlerinde tamponlama misyonu görmektedir. 
    • Pirofosfatlar; Su arıtmada ve metallerin temizlenmesinde şelatlayıcı ajan olarak da kullanılmaktadır. 
    • Tripolifosfatlar; Et işleme ve bulaşık deterjanlarında dispersant olarak da kullanılmaktadır. 
    • Polifosfatlar; Kaolin imalatı ve proses peynirinde dispersant misyonu görür. 
    Sodyum Asit Pirofosfat
    Tetrasodyum pirofosfat veya tetrasodyum fosfat olarak ta isimlendirilen sodyum pirofosfat; renksiz, transparant kristalimsi yapıda bir kimyevi bileşendir. Kabartma ajanı, tamponlama ajanı, emülgatör, kıvam artırıcı ve sekuesterant benzeri farklı işlevlere sahiptir. Genellikle fırıncılık ürünlerinde, deniz ürünlerinin konservelenmesi ve patateslerin kararmasının önlemesi vazifelerini görmektedir. Et ürünlerine benzer soy temelli ürünlerde de kullanım sahası bulan sodyum pirofosfat, diş macununda tartar muayene ajanı misyonu görmekte, ağız salgısında magnezyum ve kalsiyum benzeri elementlerin uzaklaştırılmasına hizmet ediyor, bu elementlerin dişlerde birikmesini önlemektedir. Aynı amaçlarla ev tipi deterjanlarda da birtakım zamanlar kullanılan sodyum pirofosfat; elbiseler üstünde benzer türdeki elementlerin birikmesini önlemekte, ama içerdiği dik fosfat muhtevası sebebinden sularda kirliliğe yöntem açmakta ve kontamine sularda alglerin gelişmesine kapı aralamaktadır. Dünya nüfusunun çabuk artması, kişilerin hayat standartlarını yükseltme eğilimleri ve çabuk sanayileşme, hazırlıklı gıda maddelerine olan isteği araştırmış ve bunun sonucu olarak gıda maddelerinin imalatı bir endüstri kolu haline gelmiştir. Böylelikle, işlenmiş gıda maddeleri nihai derece çeşitlenmiş ve üretim aşamasında kullanılan gıda katkı ürünlerinin sayıları  da kocaman bir suratle artmıştır. Bu artışta, üretim tekniklerinin gelişmesi, tüketici beğenisini farklılık kazanması, kayıpların azaltılması, dağıtma kolaylığı ve farklı yöntemli yepyeni gıdaların imalatı benzeri çok fazla etken gösterişli olmuştur. Bir çok fazla gıdada ürününü meydana getiren bileşenler ile havanın oksijeni içinde kendi­liğinden meydana çıkan ve "otoksidasyon" denen tepkimeler meydana gelir. Her vakit, az veya çok fazla hissetmek mümkündür kalite dü]]>